Bu uzun karavan yolculuğunu yapmaya karar verdim. Kedimi ve köpeğimi aldım,En ik besloot dat een jaar in mijn busje kamperen om dit te doen als een lange kampeertrip zou zijn.
En azından bir kedim olsa iyi olurdu.Ar fi frumos daca as avea macar o pisica.
En azından bir kedim olsa iyi olurdu.Byłoby miło mieć chociaż kota.
En azından bir kedim olsa iyi olurdu.Ça serait bien si au moins j'avais un chat.
En azından bir kedim olsa iyi olurdu.Pasti lebih ok kalau aku setidak-tidakny ada kucing.
En azından bir kedim olsa iyi olurdu.Θα ήταν ωραία αν, τουλάχιστον, είχα μια γάτα.
En azından bir kedim olsa iyi olurdu.Было бы приятнее, если бы у меня хотя бы была кошка
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Arriviamo a casa e vede il gatto.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.A tak sme sa vrátili domov a vidíme mačku.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Después llegamos a casa y vemos al gato.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Dotarłyśmy do domu. Zobaczyła kota.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.E depois chegámos a casa e vimos o gato.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Iar apoi am ajuns acasă şi vedem pisica.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Lalu kami pulang dan kami melihat seekor kucing.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.On arrive ensuite à la maison et on voit le chat.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Pak jsme přijeli domů a viděli jsme kočku.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük. Sordu,Als wir nach Hause kamen, sah sie unsere Katze, und fragte:
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük. Sordu,Amikor hazaértünk, meglátta a macskákat.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük. Sordu,집에 도착한 뒤, 고양이를 보더니 뮬란이 또 시작했습니다.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük. Sordu,ואז הגענו הביתה, וראינו את החתול. והיא שואלת,
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük. Sordu,وبعدها وصلنا إلى المنزل و رأينا القطة. فقالت لي إبنتي،
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük. Sordu,「ママ 猫はどうするの?」
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Thuis ziet ze de poes. Ze vraagt:
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Về đến nhà, khi thấy con mèo.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Ώσπου φτάσαμε σπίτι και είδαμε τη γάτα.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Мы приехали домой и увидели кошку.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.След това се прибрахме вкъщи и видяхме котката.
Eve vardık, kapıda kedimizi gördük.Тоді ми приїхали додому і побачили кота.
Kedimi ve köpeğimi aldım,그래서 저는 저의 고양이와 로트와일러(개)와
Kedimi ve köpeğimi aldım,אז ארזתי את החתול שלי, הרוטוויילר שלי,
Kedimi ve köpeğimi aldım,لذا أخذت قطتي، وكلبي (فصيلة روت وايلر)،
Kedimi ve köpeğimi aldım,キャンプ道具を1975年型のシボレーのバンに荷造りし
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.De kat kwam en ging door een open raam in de bus. De hond ging naar een dagverblijf voor honden.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.Katten kom og gik gennem et åbent vindue i varevognen. Hunden kom i dagpleje. Og jeg svedte.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.Kissa kulki sisään ja ulos auton avoimesta ikkunasta. Koira meni koirien päivähoitoon. Minä hikoilin.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.고양이는 열려진 벤의 창문을 타고 왔다 갔다 하였고 저의 강아지는 탁견소로 떠났습니다. 저는 땀에 젖었죠.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.Kočka přicházela a odcházela otevřeným oknem dodávky. Pes chodil do psího denního centra. A já jsem se potila.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.Kot wchodził i wychodził przez okienko. Psa musiałam oddać do dziennej opieki. No i ten pot.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.Maček je odhajal in se vračal skozi okno kombija. Pes je šel v dnevno oskrbo za pse. Jaz pa sem sem potila.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.Кіт заходив і виходив через відчинене вікно машини. собачка пішла до центру по догляду за собаками І я потіла.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.Кот уходил и приходил через открытое окно фургона. Песик был отправлен в дневной интернат. А я потела.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.החתול נכנס ויצא דרך חלון פתוח בוואן. הכלב נכנס למעון יום לכלבים. ואני הזעתי.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.القطة جاءت ودخلت عبر نافذة مفتوحة الى داخل الفان. الكلب ذهب في يوم العناية بالكلاب. وتصببت عرقاً.
Kedim karavanın açık pencesinden kaçtı köpeğim ise köpek bakım merkezine... ve ben terliyordum.犬は犬用デイケアへ行き 私は汗だく 可能なときはいつも
Sonra dönüp sordu: "Bu bizim kedimiz mi?"Hozzám fordult, és azt kérdezte: ,,Ez a mi macskánk?"
Sonra dönüp sordu: "Bu bizim kedimiz mi?" (Kahkahalar)Elle s'est tournée vers lui et lui a dit: " Ce ne serait pas notre chat ? " (Rires)
Teşekkürler ama Faptaguise benim yavru kedimi de çaldı! Artık bu şahsi bir mesele haline geldi.Und wir alle wissen,wie sehr Herr Faptaguise Kätzchen hasst.
Teşekkürler ama Faptaguise benim yavru kedimi de çaldı!Grazie, ma Faptaguise, ha preso il mio gattino!
Teşekkürler ama Faptaguise benim yavru kedimi de çaldı!Když pomineme Zaynův nový účes?
Teşekkürler ama Faptaguise benim yavru kedimi de çaldı!고마워, 근데 페터가이즈가 내 고양이를 훔쳐갔어!
Teşekkürler ama Faptaguise benim yavru kedimi de çaldı!Makasih, tapi Faptaguise, dia menculik kucingku!
Teşekkürler ama Faptaguise benim yavru kedimi de çaldı!Tak, men Faptaguise stjal min lille kat.
Teşekkürler ama Faptaguise benim yavru kedimi de çaldı!شكرا لك , لكن "فابتيجوس " , لقد سرق قطى !
Teşekkürler ama Faptaguise benim yavru kedimi de çaldı!まあ、それは個人的(personal)な問題だな