Ana içeriğe geç
Sözlük

kedim ile cümle

kedim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İki kedim var.Tenho dois gatos.
Siyah bir kedim var.Eu tenho um gato preto.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var.Ik heb een kat en een hond.
O benim kedim.Dat is mijn kat.
On üç kedim var.Ik heb dertien katten.
Bu fareyi benim kedim öldürdü.Mijn kat heeft die muis gedood.
Bir kedim ve bir papağanım var.Ik heb een kat en een papegaai.
Pet: Kedim ve Ben.Min vän räven och jag.
Kedimi özledim.Jag saknar min katt.
Pet: Kedim ve Ben.Корюківка — моя і наша.
Benim bir kedim yok.Я не маю кота.
13 kedim var.Я маю тринадцять котів.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var.Я маю кота й собаку.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var.У мене є кіт і собака.
Bir köpeğim ve bir kedim var.У мене є собака та кіт.
Bir köpeğim ve bir kedim var.Я маю собаку та кота.
On üç kedim var.Я маю тринадцять котів.
Kedim var.У мене є кіт.
Kedimi yiyen Tom hakkındaki hikaye doğru değil.Історія про те, як Том з'їв мога кота, — неправда.
Bir kedim var.У мене один кіт.
Kedimiz kayıp.Наш кіт загубився.
Kedim klavyemden hoşlanır.Моєму коту подобається моя клавіатура.
Kedim her zaman miyavlar.Мій кіт увесь час нявкає.
Kedim her zaman miyavlar.Моя кішка весь час нявкає.
Pet: Kedim ve Ben.Expert și Ed.
Pet: Kedim ve Ben.Én és a kutyám, ford.
Bir köpeğim ve iki kedim var.Egy kutyám és két macskám van.
Bir kedim ve bir papağanım var.Van egy macskám meg egy papagájom.
Pet: Kedim ve Ben.Henry ja minä.
İki kedim de telef oldu.Κι οι δύο γάτες μου ψόφησαν.
Pet: Kedim ve Ben.僕と猫。
Pet: Kedim ve Ben.(日文) 君と僕。
Pet: Kedim ve Ben.Petro I tėvas.
Pet: Kedim ve Ben.Kaanel: Sina ja Mina.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var. Kedi siyah ve köpek beyazdır.Mul on kass ja koer. Kass on must ja koer on valge.
Ben kedim Tuni ile iletişime geçiyorum.Ja rozmawiam z moim kotem Tuni.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.Ich konnte mir keine Wohnung leisten, jedenfalls keine, in der der Rottweiler und die Katze erlaubt waren.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.저는 아파트를 빌릴 능력이 없었고 제가 빌릴만한 아파트는 로트와일러와 고양이를 허락해주지 않았습니다.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.Nemohla jsem si dovolit byt, nebo byt, kde bych si mohla nechat rotvajlera a kočku.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.No podía encontrar un apartamento o pagar uno que me permitiera tener a un rottweiler y a un gato.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.לא יכלתי לאפשר לעצמי למצוא דירה, או שלא יכלתי להרשות לעצמי דירה שתאפשר לי להחזיק את הרוטוויילר ואת החתול.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.لم أستطيع توفير ثمن الشقة، أو لم أستطيع الحصول على شقة ستتيح لي الإحتفاظ بالكلب والقطة.
Bir daire tutacak gücüm yoktu, kedimle ve köpeğimle kalabileceğim bir daire hiç tutamazdım.つまり犬猫付きで借りられる アパートを借りる余裕がなく でも彼らを手放す事はできない
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Chúng ta theo sau, không phải cho ông ấy, mà cho chính chúng ta
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Kita mengikuti, bukan untuknya, tapi untuk diri kita sendiri.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.우리는 그를 위해 따른 것이 아니라, 스스로를 위해 따른 것이였죠.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.L'abbiamo seguito, non per lui, ma per noi stessi.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.L-am urmat nu pentru el, ci pentru noi înșine.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Lo seguimos, no por él, sino por nosotros.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Magunk miatt követtük, nem miatta.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Následovali jsme kvůli nám, ne kvůli němu.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Nenasledovali sme ho kvôli nemu, ale kvôli sebe.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Nós demos seguimento, não por ele, mas por nós próprios.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Nous avons suivi, pas pour lui, mais pour nous-mêmes.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Podążyliśmy za nim nie dla niego, lecz dla nas samych.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Sledili smo mu. Ne zavoljo njega, temveč zavoljo sebe.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Vi följde han, inte för hans skull, men för vår skull.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Vi fulgte efter, ikke på grund af ham, men på grund af os selv.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.We volgden, niet voor hem, maar voor onszelf.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kedimiz için.Wir folgten, nicht seinetwegen, sondern unseretwegen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod