Old Deuteronomy seyirciye kapanış konuşmasını yapar (The Adressing of Cats- Kedilerin Hitabı) Oyun biter.סבא דברימימוס נותן את נאום הסיכום שלו לקהל האנושי (The Ad-Dressing of Cats) והתוכנית מגיעה לסיומה.
Kedilerin ayak yapıları hep ileriye gitmek için evrilmiştir.ציורי המדרכה חשופים להולכי רגל המזדמנים למקום.
Afrika palmiye misk kedilerinin sayıları çok fazla olduğu tahmin edilir.Окраската на африканските дървесни усойници е много разнообразна.
Küçük kedilerin en önemli ortak özelliklerinden birisi, büyük kedilerden farklı olarak kükreyememeleridir.Građom tijela psi se na prvi pogled ne razlikuju bitno od mačaka.
Mısırlılar kedilerinin ölümleri üzerine derin bir yasa girdiler.Egidija podnijeli su mučeničku smrt.
Mısırlılar kedilerinin ölümleri üzerine derin bir yasa girdiler.Platil prísny zákaz vyvážať mačky z Egypta.
İstatistiklere göre bu şekilde sahiplenilen kedilerin %98'i en fazla iki yıl içinde ölmektedirler.Statistika kaže, da kar 98 odstotkov velikih mačk umre že v prvih dveh letih ujetništva.
Bu ilk evcil kedilerin Afrika yaban kedisinin soyundan geldiği sanılmaktadır.Afriške divje mačke je težko razlikovati od domačih mačk.
Çünkü kedilerin gözleri çok daha keskindir.Vid je za mačke zelo pomemben.
Sonuç olarak kükreme yeteneği bazen büyük kedilerin ayırt edici bir özelliği olarak sayılmaktadır.Posledično je ta zmožnost rjovenja značilnost velikih mačk, nekaj kar jih ločuje od ostalih mačk.
Yavru kedilerin annelerinin dikkatini çekmek için kullandıkları sestir.Katės patraukė kačių mylėtojų dėmesį.
FIP, kedilerin bağışıklık sistemine etki eden bir hastalıktır.FIV võib kahjustada kasside immuunsüsteemi.
(Örneğin "Neden kedilerin yeşil kanatları vardır?")."Miks on linnud värvilised?".
Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!A család mindig utálta macskák: csúnya, alacsony, vulgáris dolgok!
Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Naša družina vedno sovražil mačke: grdo, nizka, vulgarne stvari!
Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Nasty, nízká, vulgární věci!
Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Nasty, nízka, vulgární veci!
Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Nasza rodzina zawsze nienawidził kotów: nasty, niski, wulgarnych rzeczy!
Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Onze familie altijd gehaat katten: smerige, lage, vulgaire dingen!
Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Perheemme aina vihannut kissoja: ilkeä, alhainen, vulgaari asioita!
Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Η οικογένειά μας πάντα μισούσε τις γάτες: άσχημη, χαμηλή, χυδαίο τα πράγματα!
Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?뭔가 말씀하고 계신건가요? 아니면,
Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?"Ты вот про эту штуку, где коты поют?
Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?עם חתולים ששרים? כאילו, האם זה הדבר
Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?الذي مع القطط المغنيه؟ مثل، هل هذا هو الشيء
Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?あれが社会のために いいって言うの?」
Bizim oraya gidip, insanların yavru kedilerini bulmalarına yardım etmemiz lazım.Dobbiamo solo uscire e aiutare le persone a trovare i loro gattini.
Bizim oraya gidip, insanların yavru kedilerini bulmalarına yardım etmemiz lazım.Kita cuma harus keluar dan bantu mereka menemukan kucing nya.
Bizim oraya gidip, insanların yavru kedilerini bulmalarına yardım etmemiz lazım.우린 나가서 사람들이 고양이들을 찾을 수 있도록 도와줘야해
Bizim oraya gidip, insanların yavru kedilerini bulmalarına yardım etmemiz lazım.Vi skal bare hjælpe folk med at finde deres katte.
Bizim oraya gidip, insanların yavru kedilerini bulmalarına yardım etmemiz lazım.يجب علينا ان نخرج الى هناك و نساعد الناس ليجدوا قططهم .
Bizim oraya gidip, insanların yavru kedilerini bulmalarına yardım etmemiz lazım.そんなに単純に事が運ばないようだ
Bu fil büyük kedilerin sahip olduğu... ...koruma gücüne sahip.이 코끼리가 가진 의지, 종의 보존에 대한 맹수들이 가진 의지 말이죠.
Bu fil büyük kedilerin sahip olduğu... ...koruma gücüne sahip.là ý chí thép mà tất cả chúng ta, mà chú voi này, mà quy luật sinh tồn, mà những con sư tử này sở hữu.
Bu fil büyük kedilerin sahip olduğu... ...koruma gücüne sahip.שלפיל הזה יש, הצורך בשימור עצמי, שקיים גם אצל החתולים הגדולים.
Bu fil büyük kedilerin sahip olduğu... ...koruma gücüne sahip.شيء كان يملكه هذا الفيل شيء يملكه الجميع .. حتى تلك الاسود ..
Bu fil büyük kedilerin sahip olduğu... ...koruma gücüne sahip.この自然保護区も ネコ科動物も 誰もが持っている意思なのです
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Adică: te referi la clipul cu pisicile cântărețe?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Azaz, most arról az izéről beszélsz az éneklő macskákkal?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?¿Estás hablando del video de los gatos que cantan?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Heb je het over dat ding met die zingende katten?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Něco jako "jako že ta věc, co jsou na ní ty zpívající kočky?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Ossia, stai parlando di quella cosa con i gatti che cantano?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Qui est, tu parles du truc avec les chats qui chantent ?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?"Redest du von der Sache mit den singenden Katzen?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Twierdzisz, że chodzi o śpiewające koty?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Việc mà, bạn có nói về điều đó với con mèo đang hát?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Δηλαδή, μιλάτε για το πράγμα με τις γάτες που τραγουδούν;
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Acum, unul din marile lucruri, desigur, toată lumea ştie că pisicile urăsc apa.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Algo muy importante, por supuesto, es que todos saben que los felinos detestan el agua.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.DJ: Teraz jedna z veľkých vecí. Všetci vedia, že mačky neznášajú vodu.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Eén van de bekende dingen, natuurlijk, iedereen weet dat katten water haten.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.És most egyike a nagy dolgoknak, persze, mindenki tudja, hogy a macskák gyűlölik a vizet.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Jedną z ważnych rzeczy jest to, że - jak wszyscy wiedzą - koty nie znoszą wody.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.데렉 : 큰 동물들도 마찬가지고 모두들 고양이과 동물들이 물을 싫어한다고 알고 있습니다.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Nun mal zu einem der großen Themen, natürlich weiß jeder, dass Katzen Wasser hassen.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Ora, uno dei primi aspetti, si sa, è che i felini odiano l'acqua.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Por isso, isto foi uma verdadeira revelação para nós.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Une autre chose importante, naturellement, tout le monde sait que les félins détestent l'eau.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Ένα από τα σημαντικότερα πράγματα, βέβαια, όλοι γνωρίζουν είναι ότι οι γάτες μισούν το νερό.