Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Algo muy importante, por supuesto, es que todos saben que los felinos detestan el agua.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.DJ: Teraz jedna z veľkých vecí. Všetci vedia, že mačky neznášajú vodu.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Eén van de bekende dingen, natuurlijk, iedereen weet dat katten water haten.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.És most egyike a nagy dolgoknak, persze, mindenki tudja, hogy a macskák gyűlölik a vizet.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Jedną z ważnych rzeczy jest to, że - jak wszyscy wiedzą - koty nie znoszą wody.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.데렉 : 큰 동물들도 마찬가지고 모두들 고양이과 동물들이 물을 싫어한다고 알고 있습니다.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Nun mal zu einem der großen Themen, natürlich weiß jeder, dass Katzen Wasser hassen.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Ora, uno dei primi aspetti, si sa, è che i felini odiano l'acqua.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Por isso, isto foi uma verdadeira revelação para nós.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Une autre chose importante, naturellement, tout le monde sait que les félins détestent l'eau.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Ένα από τα σημαντικότερα πράγματα, βέβαια, όλοι γνωρίζουν είναι ότι οι γάτες μισούν το νερό.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.ДЖ:
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.ДЖ: Теперь один важный момент: все знают, что кошки терпеть не могут воду.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.Сега едно от големите неща, разбира се, всички знаят, че котките мразят водата.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.דרק: אחד הדברים שכולם יודעים עליו, כמובן, הוא שחתולים שונאים מים.
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.ديريك : واحد من الاشياء الذي يعرفها الكثير هي ان القطط الكبيرة تكره المياه
Elbette ki herkesin çok iyi bildiği... şeylerden biri de kedilerin sudan nefret ettiğidir.水嫌いであることは 誰でも知っていますが 意外な事実を発見しました
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Dar, e ca o pisică.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Das ist eine Drehung bei einem Anfangsdrehimpuls von null. Aber das ist wie bei Katzen.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Jak kot, który podczas upadku przekręca tułów.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.고양이처럼요.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Mais comme un chat.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Men det er som en kat.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Nhưng nó như con mèo vậy.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Però è come un gatto.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Pero es como un gato.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Zoals bij een kat.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Точно като котка.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.Это как у кота.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.תיקון תנע-זוויתי-אפס. אבל היא כמו חתול.
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.ردة فعل للتصحيح. لكنها مثل الهرة
Fakat, kedilerin yaptığına benziyor.猫と同じです 猫も落ちるとき身体をひねります
-[Falsetto sesle] Tamam. Bizim oraya gidip, insanların yavru kedilerini bulmalarına yardım etmemiz lazım.Die Welt braucht unsere Hilfe!
Gazab-ı Küre Boyutsal Kapı'dan geçtikte sonra, dünya hiçbir zaman pek kıymetli yavru kedilerini göremeyecek!그리고 이 탱크가 차원의 문을 통과하면 이 세상 사람들은 더 이상 사랑하는 작은 고양이들을 보지 못하게 되지!
Gazab-ı Küre Boyutsal Kapı'dan geçtikte sonra, dünya hiçbir zaman pek kıymetli yavru kedilerini göremeyecek!Nun, es klingt als ob wir uns gegenseitig helfen könnten.
Gazab-ı Küre Boyutsal Kapı'dan geçtikte sonra, dünya hiçbir zaman pek kıymetli yavru kedilerini göremeyecek!Og når Wrath-o-Sphere passerer gennem Dimensional Gate, vil jorden aldrig se sin dyrebare katte igen!
Gazab-ı Küre Boyutsal Kapı'dan geçtikte sonra, dünya hiçbir zaman pek kıymetli yavru kedilerini göremeyecek!و عندما تمر السفينة الفضائية من بوابة الابعاد , الارض لن ترى قططها الغالية مرة اخرى !
Gazab-ı Küre Boyutsal Kapı'dan geçtikte sonra, dünya hiçbir zaman pek kıymetli yavru kedilerini göremeyecek!大事な猫たちに2度と会えなくなる (ガラスが割れる音)そうはさせるか!
Hayır, artık değil. Ben yavru kedileri kendi başıma kurtarabilirim.Ikke længere, jeg kan redde kattene selv.
Hayır, artık değil. Ben yavru kedileri kendi başıma kurtarabilirim.이젠 아니야, 나혼자 고양이들을 구할 수 있어
Hayır, artık değil. Ben yavru kedileri kendi başıma kurtarabilirim.Non più, io stesso posso salvare i gattini.
Hayır, artık değil. Ben yavru kedileri kendi başıma kurtarabilirim.ليس بعد الان , استطيع ان انقذ القطط وحدى .
Hayır, artık değil. Ben yavru kedileri kendi başıma kurtarabilirim.老騎士の助けは要らないし、お前もいらない
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.Allo zoo abbiamo questi gattoni della giungla.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.Au zoo nous avons de gros chats qui viennent de la jungle.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.Di kebun binatang ada kucing besar dari hutan.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var. E: Hrrrrrrrrr.Στον ζωολογικό κήπο έχουμε μεγάλες γάτες από τη ζούγκλα.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.Im Zoo haben wir großen Katzen aus dem Dschungel.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.In de zoo hebben we grote katten uit de jungle.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.La zoo avem pisici mari din jungla.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.Ở sở thú chúng ta có lũ mèo to lớn từ rừng xanh.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.På vårt zoo har vi stora katter från djungeln.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.V zoologickej záhrade máme veľké mačky z džungle.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.W zoo mamy również duże koty z dżungli.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.В зоологическата градина имаме големи котки от джунглата.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.В зоопарку в нас є великі кішки, з джунглів.
Hayvanat bahçesinde ormandan gelen büyük kedilerimiz var.У нас в зоопарке есть большие кошки из джунглей.
Huh! Sanki benim, Gazab-ı Küre'den yavru kedileri kurtarmak için yardıma ihtiyacım var.Come se avessi bisogno di aiuto per portare fuori i gattini dalla "Wrath-o-Sphere".
Huh! Sanki benim, Gazab-ı Küre'den yavru kedileri kurtarmak için yardıma ihtiyacım var.흥! 그 탱크에서 고양이들을 탈출시키려면 꼭 도움이 필요한것 같이 말해
Huh! Sanki benim, Gazab-ı Küre'den yavru kedileri kurtarmak için yardıma ihtiyacım var.و كأننى احتاج مساعدة لاخراج القطط من السفينة الفضائية !