O gri kedicik, lütfen mırıldama. Büyükbabam seni duyabilir.O grey pussycat, please don't purr. Grandpa might hear you.
Cookie, Tom kendisine "kedicik" diye hitap edince yüzünü tırmaladı.Cookie scratched Tom in the face when he called him "kitty".
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.The flowers are small catkins which appear shortly after the leaves in spring.
Geri döndüm, kedicik!I'm back, kitty!
Buradayım... ...kedicik.Here,... ... kitty.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş.So kitty cat, meow, happy happy happy, human beings, screwed.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.But I was still, you know -- this is a kitty cloud.
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.Les fleurs sont de petits chatons qui apparaissent peu de temps après la feuille, au printemps.
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.I fiori sono piccoli armenti che appaiono poco dopo la nascita delle foglie a primavera.
Kedicik, bazı bitki türlerinde görülen çiçek kurulu tipi.الوردة، جزء ينمو في بعض أنواع النباتات.
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.De bloemen zijn kleine katjes, die vroeg in het voorjaar verschijnen.
Dişi kedicikler dik durur.Pojedyncze warugi milczą.
Erkek ve dişi kedicikler sapsızdır.Miehet ja kissat ovat mitättömiä olentoja.
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.Στα περισσότερα είδη τα μικρά άνθη εμφανίζονται πριν από την έκπτυξη των φύλλων, νωρίς την άνοιξη.
Çıplak saplı gösterişli büyük kedicikleri ile dikkat çeker.Flekkdelfinene utmerker seg med sine storflekkede tegninger.
Ben'i kedicik gibi gösteren bir karakterin varlığından memnun olmam gerekir.Bastet digambarkan sebagai seorang perempuan dengan kepala kucing yang jinak.
1949'dan 1952'ye kadar Le Soir (aksam) gazetesi Poussy (kedicik) adlı bant karikatürü çizdi.1949年から1952年にかけては、ル・ソワール紙に猫を主人公とした漫画Poussyを連載した。
Dişi kedicikler dik durur.雌小穂は立つ。
Çiçekler, baharda yapraklardan kısa bir süre sonra görünen küçük kedicikler şeklindedir.其花为小型的柔荑花,在春天叶子发芽后不久出现。
Dişi kedicikler sarkıktır.奇對貓有些過敏。
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Aber wissen Sie, ich war... Das ist eine Kätzchenwolke.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Dar eram tot... acesta este un nor pisicuţă.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Đây là đám mây mèo con.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.De még mindig, tudják -- ez egy cica felhő.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.그래도 전 -- 이것은 야옹이 구름입니다.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Maar ik was nog steeds... dit is een poezenwolk.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Mais j'étais encore, vous savez - c'est un nuage chaton.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Mas eu continuava... — isto é uma nuvem gatinha.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Pero aún estaba, saben, esta es una nube minina.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Questa é una nuvola a forma di gattino.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.To jest chmura-kotek.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Но все пак бях, разбирате ли... това е облак-котенце.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Но я все же...а это облако в виде котенка.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.Це хмаринка-кошеня.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.אבל עדיין, אתם יודעים -- הנה ענן בצורת חתלתול.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.ولكن كنت لا أزال ، كما تعلمون -- وهذا هي سحابة كيتي.
Ama bence -- bu bir kedicik bulut.アルフレッド・スティーグリッツの作品を真似て これらは「等価」と呼ばれるようになりました
Cheeto, güzel kedicik...Cheeto... bom gatinho...
Cheeto, güzel kedicik...Cheeto... brave kat...
Cheeto, güzel kedicik...Cheeto... buen gatito...
Cheeto, güzel kedicik...Cheeto... gentil chat...
Cheeto, güzel kedicik...Cheeto... god misser...
Cheeto, güzel kedicik...Cheeto... kucing baik...
Cheeto, güzel kedicik...Cheeto... Καλή γατούλα....
Cheeto, güzel kedicik...Cheeto... かわいいネコちゃん... Cheeto... わ! いて!!!
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş.Deci, pisicuța, miau, miau, fericită, fericită; oamenii sunt duși.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş. (Kahkahalar)Also Mietzekatze, miau, glücklich-glücklich-glücklich; Menschen, angeschissen.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş. (Kahkahalar)Así que un gatito, maúlla, está feliz feliz feliz, los seres humanos, jodidos.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş. (Kahkahalar)Lihat kucing, meong, dia senang, manusia, kacau (Tawa)
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş. (Kahkahalar)Mèo kitty, meow, vui vui vui, con người, đuối (Tiếng cười)
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş. (Kahkahalar)Tako da, mucka, mijav, srečna, srečna -- človeška bitja, zavožena.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş. (Kahkahalar)完全に 完璧に おしまいですよ
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş.Kiciuś miauczy, szczęśliwy, a człowiek ma przechlapane.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş.아기 고양이는 '야옹'하고 울죠. 아주 행복해요. 그런데 인간은, '망했다!!'하죠.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş.Minou, miaou, les heureux êtres humains, sont foutus.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş.Poesje mauw, lekker gelukkig, mensen zijn de klos.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş.Quindi micio, miao, felice felice felice, gli esseri umani, fottuti.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş.(Risos) (Aplausos) Um gatinho miau está feliz, feliz da vida, enquanto os seres humanos estão tramados.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş.Så kissekatten, mjau, glad glad glad. Människor - det är kört.
Yani kedicik miyav, mutlu mutlu mutlu, insanoğlu ayvayı yemiş.Tak mačička, miau, šťastná šťastná šťastná, a ľudské bytosti, v keli.