Yüreğimde büyük bir keder, dinmeyen bir acı var.我 是 大有憂愁 、 心裡時 常 傷痛
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.아들의 얼굴은 슬픔과 혼란으로 산산조각 나있었습니다
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.lacerato da un misto di mestizia e confusione.
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Tinha a cara cheia de dor e confusão.
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Zijn gelaat was vertrokken van verdriet en verwarring.
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.ופניו היו קרועות בצער ובלבול.
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.والذي كان - وجهه - مليئاً بالحزن والحيرة
Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.いっぱいでした。 そして私は、古代インドの大叙事詩である