Özel bir keşif gezisindeydik.特別なトロール網を用いて
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.Abbiamo fatto molte scoperte, abbiamo dimostrato che la matrice extracellulare parla alla cromatina.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.Am făcut multe descoperiri. Am demonstrat că matricea celulară comunică cu cromatina.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.Chúng tôi đã có rất nhiều khám phá, chúng tôi đã chỉ ra rằng ma trận ngoại bào "nói" với nhiễm sắc.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.ECMがクロマチンと作用する事を証明し 乳腺の ある特定の遺伝子上のDNA配列が
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.Hemos hecho muchos descubrimientos, hemos demostrado que la matriz extracelular le habla a la cromatina.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.우리는 많은 발견을 이룩해 왔어요. 우리는 세포외 기질이 염색체에 신호를 보낸다는 것을 밝혀냈어요.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.Poczyniliśmy wiele odkryć, udowodniliśmy, że macierz pozakomórkowa komunikuje się z chromatyną.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.Temos feito muitas descobertas, mostrámos que a matriz extracelular fala com a cromatina.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.We hebben veel ontdekt, we hebben getoond dat ECM met chromatine praat.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.Wir haben viele Entdeckungen gemacht, wir haben gezeigt, dass die extrazelluläre Matrix zum Chromatin redet.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.Κάναμε πολλές ανακαλύψεις, δείξαμε πως η εξωκυττάρια θεμέλια ουσία, μιλά με την χρωματίνη.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.Мы уже сделали много открытий: мы увидели, что внеклеточный матрикс взаимодействует с хроматином.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.Ние сме направили много открития, показали сме, че извънклетъчният матрикс общува с хроматина.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.יש לנו המון תגליות, הוכחנו שהמטריצה החוץ-תאית מדברת עם הכרומטין.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.قمنا بالعديد من الاكتشافات، قمنا بعرض حوار المصفوفات إلى الكروماتين
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.A descoberta da penicilina, por exemplo, foi um dos acidentes mais felizes de todos os tempos.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.De exemplu, descoperirea penicilinei, este unul dintre cele mai norocoase accidente din istorie.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Die Entdeckung, die zu Penicillin geführt hat, ist zum Beispiel einer der glücklichsten Unfälle aller Zeiten.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Hãy lấy việc phát minh ra penicillin làm ví dụ, đó là một trong những sự cố đáng mừng nhất trong lịch sử.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Itt van például a penicillin felfedezése, ami egyike minden idők legszerencsésebb véletleneinek.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.예를 들어, 페니실린의 발견은 역사상 가장 운이 좋은 사고였습니다.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.La scoperta della penicillina, per esempio, è uno degli incidenti più fortunati di tutti i tempi.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Například objev, který vedl k penicilinu, je jedna z nejšťastnějších nehod všech dob.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Na przykład odkrycie penicyliny jest jednym ze szczęśliwszych.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Objav, ktorý viedol k penicilínu, napríklad, je jednou z najšťastnejších nehôd všetkých čias.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.Odkritje penicilina, na primer, je ena najbolj srečnih nezgod vseh časov.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.התגלית שהובילה לפניצילין, למשל, היא אחת התאונות המשמחות בכל הזמנים.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.الإكتشاف الذي قاد إلى البنسلين مثلا هو واحد من أكثر الحوادث السعيدة على مر الأوقات.
Penisilinin bulunmasına yol açan keşif, örneğin, tüm zamanların en talihli kazalarından biridir.今までで最高のアクシデントによるものです 生物学者 アレクサンダー・フレミングが ずさんな実験をして
Provost ve ben enteresan keşifler yaptık bu akşam.Dìkan a já jsme nalezli nìco zajímavého dnes veøer.
Provost ve ben enteresan keşifler yaptık bu akşam.Esta noche el Director y yo descubrimos cosas interesantes.
Provost ve ben enteresan keşifler yaptık bu akşam.Provost en ik maakten sommige interessante ontdekkingen vanavond.
Provost ve ben enteresan keşifler yaptık bu akşam.Provost và tôi thực hiện một số những khám phá thú vị tối nay.
Provost ve ben enteresan keşifler yaptık bu akşam.Rectorul şi cu mine am făcut nişte descoperiri interesante în seara asta.
Provost ve ben enteresan keşifler yaptık bu akşam.Skupaj z rektorjem sva odkrila nekaj zanimivega.
Provost ve ben enteresan keşifler yaptık bu akşam.Ο Πρύτανης κι εγώ κάναμε μερικές ενδιαφέρουσες ανακαλύψεις σήμερα.
QlikView iş keşifinizi kolaylaştırır.A QlikView egyszerűvé teszi a üzlet felfedezésének lehetőségét.
QlikView iş keşifinizi kolaylaştırır.QlikView simplifie la Business Discovery.
QlikView iş keşifinizi kolaylaştırır.QlikView прави бизнес анализите лесни за изпълнение.
"Sadece zayıf sırların korunması gerekir. Büyük keşifler halkın kuşkuculuğuyla korunur.""Только мелкие секреты нужно прятать, великие открытия хранит в тайне неверие толпы".
Sanatla ilgili diğer bir şey ise, sanatın bir keşif olduğu, ve insanın sanatı aracılığıyla kendini keşfetmesi.A propósito de arte, a arte é a descoberta, a arte é descobrirmo-nos através da arte.
Sanatla ilgili diğer bir şey ise, sanatın bir keşif olduğu, ve insanın sanatı aracılığıyla kendini keşfetmesi.Eine Sache zum Thema Kunst: Kunst ist Entdeckung und Kunst ist es, sich selbst durch seine Kunst zu entdecken.
Sanatla ilgili diğer bir şey ise, sanatın bir keşif olduğu, ve insanın sanatı aracılığıyla kendini keşfetmesi.Ora una cosa riguardo l'arte è, l'arte è scoperta, e l'arte è scoprire se stessi attraverso la propria arte.
Sanatla ilgili diğer bir şey ise, sanatın bir keşif olduğu, ve insanın sanatı aracılığıyla kendini keşfetmesi.А ето нещо за изкуството - изкуството е откритие, изкуството е да откриваш себе си чрез изкуството.
Sanatla ilgili diğer bir şey ise, sanatın bir keşif olduğu, ve insanın sanatı aracılığıyla kendini keşfetmesi.Ещё кое-что относительно искусства: искусство — это открытие, и это открытие себя через своё искусство.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Asta mă duce la o clasificare simplă a modului în care se fac descoperirile ştiinţifice.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Bây giờ điều này mang cho tôi đến một phân loại cơ bản trong cách phát minh khoa học được thực hiện.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Cela m'amène à un classement de base des manières dont on fait des découvertes scientifiques.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Das bringt mich zu einer wesentlichen Einteilung von Verfahren für wissenschaftliche Entdeckungen.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.És ezzel elérkeztünk egy alapvető felosztáshoz a tudományos felfedezésekhez vezető úton.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Esto me lleva a una clasificación básica del modo en que se hacen descubrimientos científicos.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Hal ini membawa saya pada pengelompokan dasar dari cara membuat penemuan ilmiah.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Isto leva-me a uma caracterização básica sobre a forma como as descobertas científicas são feitas.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.자, 이런 연유로 해서, 저는 과학적인 발견이 이루어진 방법에 대한 기본적인 분류를 할 수 있습니다.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Ora ciò mi porta a una categorizzazione di base del modo in cui vengono condotte le scoperte scientifiche.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Sprowadza me to do podstawowej kategoryzacji sposobów dokonywania odkryć naukowych.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Αυτό μου φέρνει στο νου μια βασική κατηγοριοποίηση για τον τρόπο που γίνονται οι επιστημονικές ανακαλύψεις.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Това ме отвежда до основна категоризация на начина, по който се правят научни открития.
Şimdi bunu, bilimsel keşiflerin yapılışıyla ilgili basit sınıflandırmayla açıklayabiliriz.Это наводит меня на мысль о категоризации, лежащей в основе того, как происходят научные открытия.