1578 yılında I. Elizabeth, Humphrey Gilbert'e denizaşırı keşif için izin verdi.فمنحت إليزابيث الأولى سنة 1578 امتياز الإستكشاف عبر البحار لهمفري جيلبرت.
Keşif gezisi aslında az da olsa kâr getirmişti, ancak denizciler tam ücretlerini alamadılar.خرجت البعثة بربح اقتصادي بسيط، ولكن طاقم الرحلة لم يستلموا أجرهم بالكامل.
Okyanusya'da yaptığı keşifler esnasında kaybolmuştur.ضاع وهو في رحلة استكشافية في أوقيانوسيا.
Bu keşifle birlikte periyodik tabloda bir gaz sınıfının tamamen eksik olduğunu fark ettiler.أدرك العلماء بهذا الاكتشاف فئة كاملة من الغازات المفقودة من الجدول الدوري.
DNA dizilemesi biyolojik araştırma ve keşifleri çok hızlandırmıştır.ظهور تسلسل الحمض النووي بشكل كبير أدى إلى تسارع البحوث البيولوجية والاكتشافات.
Yargı altında Belirsizlik: Keşif ve Önyargıları.تحت حكم اليقين : الاستدلال والتحيز.
Onların ay sondası, SELENE, Apollo sonrası dönemin en gelişmiş ay keşif misyonu olarak lanse edilir.تًعد مهمة المسبار القمري سيلين المهمة الأكثر تطوراً لاستكشاف القمر في مرحلة ما بعد أبولو.
Bu ittifakı izleyen yıllarda Portekiz Dünya’nın keşfi için öncülük yapmış ve Keşif Çağı‘nı başlatmıştır.وفي العقود التالية، قادت البرتغال استكشاف العالم وبدأ عصر الاستكشاف.
Kurulduğundan bu yana National Geographic Cemiyeti birçok araştırma ve keşif projesine destek vermiştir.واصل عمله في National Geographic مع العديد من قصص الرحلات الاستكشافية.
Coğrafi Keşifler'in öncüsü İspanyollar ve Portekizliler olmuştur.احتلت المنطقة قديماً من قبل المستكشفين الإسبان والبرتغاليين.
Bu ittifakı izleyen yıllarda Portekiz Dünya’nın keşfi için öncülük yapmış ve Keşif Çağı ‘nı başlatmıştır.في العقود التالية، قادت البرتغال استكشاف العالم وبدأ عصر الاستكشاف.
Afrika içlerinin Avrupalılarca keşif süreci 18. yüzyılın sonlarında esas olarak başlamıştır.وبدأت العمليات الاستكشاف الأوروبية الداخلية للقارة الأفريقية في منتصف القرن 19.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Descobertas similares de discos de detritos foram feitas em torno das estrelas Fomalhaut e Beta Pictoris.
Daha sonra bu keşifden bağımsız olarak Albert George Wilson tarafından 1955 yılında tekrar keşfedilmiştir.Ele foi independentemente descoberto novamente por Albert George Wilson em 1955.
Strateji video oyunları, stratejik, taktiksel ve bazen lojistik zorlukları ve keşifleri vurgular.Os jogos enfatizam a estratégia, tática e algumas vezes desafios lógísticos.
Bu yolculuk James Cook'un keşif amaçlı çıktığı ilk sefer olmuştur.A situação permaneceu assim até a expedição de James Cook.
Bilimsel keşif, deneyim, yorum ve analizin birçoğu bu düzeyde yapılır.Grande parte da exploração científica, experiência científica, interpretação e análise é feita a este nível.
Gece Nöbeti'nden bir keşif grubu Duvar'ın kuzeyine doğru yola çıkar.Um grupo de reconhecimento da Patrulha da Noite avança para o norte da Muralha.
Bu keşif Gay-Lussac isimli bilim adamına ideal gaz kanununu elde etme fırsatını verecekti.Esta ferramenta deu a Gay-Lussac a lei do gás ideal.
1785'te Victor Race’ı Paris’e götürüp Mesmer’in önünde, keşiflerine ilişkin bir gösteri yaptı.Em 1785, ele traz Victor Corrida em Paris para demonstrar suas descobertas antes de Mesmer.
1869'da Dmitri Mendeleev, Dalton'un keşiflerine dayanan periyodik tablo düzenini oluşturdu.Em 1869, Dmitri Mendeleev compôs a tabela periódica dos elementos tomando como base as descobertas de Dalton.
Keşif, teşhis ve ilerlemiş antiviral tedavi konusunda önemli ilerlemelere yol açtı.A descoberta veio permitir melhorias substanciais no diagnóstico e no tratamento antiviral.
1986 Britanya keşif ekibine ait bir kitaptır.Livro da expedição de 1986.
Makalenin sonunda, Planck bunun bir keşif olduğunu açığa çıkardı.No final do livro, Merrick revela seu grande esquema.
1980'lerin en önemli arkeolojik keşiflerinden birisi diye tanımlanan buluş bir sansasyona neden oldu.Foi apontado como um dos melhores achados arqueológicos da década de 1980.
Antikorların yapısıyla ilgili keşifleri Nobel Ödülü'nü kendisine kazandırmıştır.Esta foi a descoberta que garantiu-lhe o prêmio Nobel.
Keşif için kimlerin kredi alması gerektiği hakkında tartışma devam etmektedir.Houve diferenças de opinião sobre quem deveria receber o crédito por projetar a Rocket.
Ancak üst üste gelen iki keşif durumu değiştirdi.Duas substituições que mudaram o panorama da partida.
M20 öncelikle komuta ve keşif aracı olarak kullanıldı.O M20 foi uma variante produzida como blindado de escolta, comando e reconhecimento.
Keşif: Devriye hareketi daha yakından idare edilebilir.Lema: Nós fazemos a Esquadra ir mais longe!
Ancak bu keşiften merkezi yönetimin haberi olduğuna dair bir bilgi yoktur.Não havia pressa em informar às autoridades sobre a descoberta de minas.
Keşif Müzesi'nde sergilenen Apollo 17'nin getirdiği ay taşı.Possui uma pedra da lua trazida pela missão Apollo 17.
Sense-Sphere Dünya'yı keşif görevi ve yörüngeye sokmak için iki yolcu söyler.Estes dois dizem aos viajantes que estão em uma missão de exploração da Terra e orbitam Sense-Sphere.
Alman keşif kuvvetleri iyice zayıflatılmıştı.A emboscada alemã foi muito mal planejada.
Onların ay sondası, SELENE, Apollo sonrası dönemin en gelişmiş ay keşif misyonu olarak lanse edilir.Kaguya é a maior missão de sonda lunar desde o programa Apollo.
T-27 görevde kaldıkları sürece keşif aracı olarak kullanıldı.A utilização principal do T-27, durante seu tempo de serviço foi como um veículo de reconhecimento.
Tasarımı iptal edilen TakımYıldız Programından Orion Ekip Keşif Aracına dayanmaktadır.A espaçonave é baseada no antigo Orion Crew Exploration Vehicle, do cancelado Programa Constellation.
İkinci keşif grubunun akıbeti de ilkinden farklı olmadı.E para o início na primeira divisão, não foi diferente.
Bu keşif onu şeytani bir dünyaya çeker.Suas investigações os levarão a uma horrível descoberta.
Bu kuram, tarımın ortaya çıkışını bir buluş, ya da keşif olarak kabul etmektedir.Registra o impacto da nova terra sobre o europeu descobridor ou observador.
Bu keşif ISM çalışmalarını başlatmıştır.Modelos EX Explorer (Destroyer) iniciaram.
Keşif, ticaret, araştırma özellikleri yenilenmiştir.As características de negociação, pesquisa, renovação e exploração também foram revisadas.
Amatör Astronomlar cüce novalar’ın araştırmalarında ve keşiflerinde çok fazla katkıda bulunmuşlardır.Os astrônomos amadores têm contribuído para muitas e importantes descobertas astronômicas.
Çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.Voor kinderen zijn speurtochten beschikbaar.
2014 - Rosetta uzay aracından ayrılan Philae keşif aracı, 67P adlı kuyruklu yıldıza indi.2014 - De ruimtesonde Philae, gelanceerd uit Rosetta landt op de komeet 67P.
Frederick Lugard, 1896'da göle bir İngiliz keşif gezisi düzenler.Frederick Lugard leidde een Britse expeditie naar het meer in 1896.
Keşif (Once Upon a Time...Tot op een zekere dag.
Enkaz disklerinin benzer keşifleri Fomalhaut ve Beta Pictoris yıldızlarının etrafında yapılmıştır.Soortgelijke puinschijven zijn ontdekt rond de sterren Fomalhaut and Beta Pictoris.
Dassault Mirage IV, Fransız süpersonik jet motorlu stratejik bombardıman ve keşif uçağı.De Dassault Mirage IV was een Franse supersonische strategische bommenwerper en verkenningsvliegtuig.
1941 den sonra bu araçlar keşif ve partizanlara karşı kullanıldı.Na 1942 werd het type nog gebruikt als verkenningsvoertuig en bij de bestrijding van partizanen.
Oyunda keşif yaptıkça keşif puanları kazanılır.Voor elke ontdekking die de speler verricht worden ontdekkingspunten ontvangen.
1820 yılından 1825'e kadar arkadaşı Wilhelm Hemprich ile beraber bilimsel keşif için Orta Doğu'ya gittiler.Van 1820-1825 ondernam hij samen met Friedrich Wilhelm Hemprich een expeditie naar het Midden-Oosten.
Savaşın ilerleyen dönemlerinde ağır keşif aracı görevlerini hafif sınıf T-60 ve T-70 tankları aldı.De rol van verkenningsvoertuig werd overgenomen door lichte tanks als de T-60 en T-70.
Challenger seferi, 1872 yılından 1876 yılına dek süren oşinografik keşif seferi.De Challenger-expeditie was een wetenschappelijke expeditie, die van 1872 tot 1876 werd uitgevoerd.
Mars Bilim Laboratuvarı adlı keşif sondası (curiosity) "merak" Kasım 2011'de fırlatıldı.Op 6 augustus 2012 landde het Mars Science Laboratory (meestal 'Curiosity' genoemd) op Mars.
Bunları hız alanında yaptığı önemli keşifler izledi.Met dat observatorium deed hij belangwekkende ontdekkingen over de lichtsnelheid.
BA-20 ler zırhlı keşif arabası amacıyla üretildiler.De BA-20-pantserwagen werd ontwikkeld voor verkennings- en communicatiedoeleinden voor het Rode Leger.
Ayrıca birçok keşif uçuşları ve yer hedeflerine saldırılar düzenledi.Niettemin bereikten er toch heel wat spionageberichten en wapentransporten hun bestemming.
Bir gezegenler arası keşif grubu Dünya'dan uzaktaki garip bir gezegeni incelemeye gider.Een groep vluchtelingen week uit naar een afgelegen planeet.
15 Ekim 2004’te Fransa’da bir Mirage 2000 keşif uçağı meçhul bir hava taşıtı tarafından takip edildi.In 1995 werd een Franse Mirage 2000 daar neergehaald door een luchtdoelraket.