Bilimdeki büyük keşiflerden biriydi.It was one of the great discoveries in science.
Bu keşif tamamen rastlantıydı.That discovery was quite accidental.
Bu şaşırtıcı bir keşif.This is a surprising discovery.
Bu keşif tarihe geçecek.This discovery will be recorded in history.
O eski kitap gerçek bir keşiftir.That old book is a real find.
O bilgin büyük bir bilimsel keşif yaptı.That scholar made a great scientific discovery.
Yola çıkarken keşif seferini izledim.I watched the expedition as it set off.
Yeni keşif bilime faydalı olduğunu kanıtladı.The new discovery proved useful to science.
Çok değerli bir keşif yaptı.He made a very valuable discovery.
O önemli bir keşif yaptı.He made an important discovery.
Önemli bir bilimsel keşif yaptı.He made an important scientific discovery.
O bir dizi tıbbi keşifler yaptıShe made a series of medical discoveries.
O deney büyük bir keşife neden oldu.That experiment led to a great discovery.
Onların keşif gezisinde bazı sorunlar bekleniyor.Some problems are expected on their expedition.
Keşif, 1896 yılında sıcak bir Ağustos gününde gerçekleşti.The discovery took place on a warm August day in 1896.
Garip bir keşif yaptılar.They made a strange discovery.
Onlar tuhaf bir keşif yaptı.They made a strange discovery.
Bir keşif yaptım.I've made a discovery.
Bir İngiliz keşif heyeti 1953'te Everest'i fethetti.A British expedition conquered Everest in 1953.
O bilim adamı birçok keşiften sorumludur.That scientist is responsible for many discoveries.
Birlikte biraz keşif yapalım.Let's do some exploring together.
O, keşif gezisine katıldı.He took part in the expedition.
Keşif beni şaşırttı.The discovery surprised me.
Bu keşif tesadüfen yapıldı.This discovery was made accidentally.
Tom önemli bir keşif yaptı.Tom made an important discovery.
Bilim adamları keşiflerini bütün ayrıntılarıyla dünyaya bildirmek istediler.The scientists wanted to make their discoveries known to the world at large.
Kaptan bir keşif gemisi göndermeye karar verdi.The captain decided to send out a scout.
Tom çok değerli bir keşif yaptı.Tom has made a very valuable discovery.
Bu keşif, fakir çiftçilerin aleyhine oldu.This discovery has been exploited to the detriment of the poor peasants.
Dünyanın en büyük keşiflerinin çoğu, tesadüfen oldu.Many of the world's greatest discoveries happened by pure chance.
Araştırmacılar şaşırtıcı bir keşif yaptı.The researchers made a surprising discovery.
Bilimciler şaşırtıcı bir keşif yaptılar.The scientists made a surprising discovery.
Uçak havadan keşif yapıyor.The aircraft was conducting aerial reconnaissance.
Galileo'nun keşifleri astronominin yüzünü sonsuza kadar değiştirdi.Galileo's discoveries forever changed the face of astronomy.
Bu keşif soruşturmanın bütün tonunu değiştirdi.That discovery changed the whole tone of the investigation.
Çok ilginç bir keşif yaptık.We've made a very interesting discovery.
Ben ilginç bir keşif yaptım.I've made an interesting discovery.
Ne büyük bir keşif!What a great discovery!
Bu çok heyecan verici bir keşif.This is a very exciting discovery.
Bu çok önemli bir keşif.This a very significant discovery.
Şiir, bir keşif, bir vahiy ve diyalog için bir davettir.Poetry is an exploration, a revelation, and an invitation for dialogue.
Bu görüş, son bilimsel keşifler tarafından destekleniyor.This view is supported by recent scientific discoveries.
Bu keşif alanı kökünden değiştirmek için potansiyele sahiptir.This discovery has the potential to radically change the field.
Bu keşif alanı dönüştürmek için potansiyele sahiptir.This discovery has the potential to transform the field.
Biz bir keşif görevi için buradaydık.We were here on a reconnaissance mission.
Tom müthiş bir keşif yaptı.Tom made a terrible discovery.
Tom korkunç bir keşif yaptı.Tom made a horrible discovery.
Biz şok edici bir keşif yaptık.We've made a shocking discovery.
Leyla şok edici bir keşif yaptı.Layla made a shocking discovery.
Sami korkutucu bir keşif yaptı.Sami made a frightening discovery.
Sami başka bir rahatsız edici keşif yaptı.Sami made another disturbing discovery.
Sami o keşiften şaşkındı.Sami was stunned by that discovery.
Sami endişe verici bir keşif yaptı.Sami made an alarming discovery.
Sami ürkütücü bir keşif yaptı.Sami made an alarming discovery.
Sami garip bir keşif yaptı.Sami made a strange discovery.
3,000'den fazla üretilmiş olup çoğunlukla keşif aracı veya hafif bir tank olarak kullanılmıştır.More than 3,000 were produced and used as a reconnaissance vehicle or a light tank.
Keşif: Devriye hareketi daha yakından idare edilebilir.Reconnaissance: Patrol movement can be managed more closely.
Daha önceki keşiflerin kontaminasyon sonucu olduğunu sonucuna vardı.He concludes earlier discoveries were a result of contamination.
Bu keşifler, Avrupa ülkelerinin ekonomisini ve gücünü güçlendirdi.Their discoveries strengthened the economy and power of European nations.
Her yeni frekans bandı Evren’e yeni bir bakış açısı verdi ve yeni keşifler müjdelendi.Each new frequency band gave a new perspective on the Universe and heralded new discoveries.