keşfettiler ile cümle

keşfettiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
2004 'te Biham ve Chen SHA-0 için çakışmaya yakın saldırılar keşfettiler.2004年、Eli BihamとChenはほぼ同じSHA-0ハッシュを持つ2つのメッセージを発見した。
1980'lerde Harold E. Varmus ile yaptığı çalışmalarla bulunan ilk insan onkogeni olan c-Src'yi keşfettiler.1980年代、ハロルド・ヴァーマスとともに最初に人間の癌遺伝子である、v-Srcを発見した。
O yıl Bednorz ve Müller lantan bazlı bir cuprate perovskite maddede süperiletkenliği keşfettiler.やがてブルクハルト夫妻は1階で顔中血らだけのシェフラーを発見した。
1924 Luck ve Seth insan midesinde üreaz enzimini keşfettiler ve doğal olarak oluştuğunu söylediler.1924 勒克(Luck)和塞斯(Seth)於人類胃內發現脲酶,但他們認為這是胃內與生俱來的酵素。
Howard Temin ve David Baltimore birbirinden bağımsız 1970 yılında ters transkriptazı ilk olarak keşfettiler.1992年,他和David Bayer證明完美的洗牌至少要洗七次。
1898 - Pierre Curie ve Marie Curie, radyoaktif radyum elementini keşfettiler.1898년 - 피에르 퀴리와 마리 퀴리가 새로운 화학 원소인 라듐을 발견하다.
1898 - Pierre Curie ve Marie Curie, radyoaktif radyum elementini keşfettiler.ב-1898 גילו פייר ומארי קירי את קרני הרדיום.
Manyetit taşının (Fe3O4) demir parçalarını çektiğini keşfettiler.Прахът вероятно е бил примесен с железен оксид(Fe2O3).
1898 - Pierre Curie ve Marie Curie, radyoaktif radyum elementini keşfettiler.V roku 1898 iní vedci Marie a Pierre Curie objavili rádioaktívne prvky polónium a rádium.
Bütün bu Budalar, her defasında kendilerinde yeni şeyler keşfettiler.O novih odkritjih so poročali od časa do časa.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 – Francis Crick ja James D. Watson avastasid DNA molekuli ehituse.
1898 - Pierre Curie ve Marie Curie, radyoaktif radyum elementini keşfettiler.1898 – Pierre ja Marie Curie avastasid raadiumi.
100 sene önce jeologlar Antarktika'yı keşfettiler, çünkü buradaydı.100 évvel ezelőtt a földtudósok felfedezték Antarktiszt, mert itt volt.
100 sene önce jeologlar Antarktika'yı keşfettiler, çünkü buradaydı.100년전에 지구과학자들은 남극을 탐험했습니다. 남극이 거기 있었으니까요.
100 sene önce jeologlar Antarktika'yı keşfettiler, çünkü buradaydı.Cento anni fa i geoscienziati esplorarono l'Antartide perché esisteva.
100 sene önce jeologlar Antarktika'yı keşfettiler, çünkü buradaydı.Hace 100 años los geocientíficos exploraron la Antártida porque estaba allí.
100 sene önce jeologlar Antarktika'yı keşfettiler, çünkü buradaydı.Il y a 100 ans des géoscientifiques ont exploré l'Antarctique parce qu'il était là.
100 sene önce jeologlar Antarktika'yı keşfettiler, çünkü buradaydı.Przedstawiciele nauk o Ziemi 100 lat temu odkrywali Antarktydę, bo tutaj była.
100 sene önce jeologlar Antarktika'yı keşfettiler, çünkü buradaydı.לפני 100 שנים, גיאולוגים חקרו את אנטארקטיקה משום שהיא כאן.
Bazı bakteriler penisilinden nasıl uzak duracaklarını keşfettiler.어떤 세균은 페니실린에서 떨어지는 방법을 알게 되었구요.
Bazı bakteriler penisilinden nasıl uzak duracaklarını keşfettiler.בקטריה מסוימת למדה כיצד להישמר מפניצילין,
Bazı bakteriler penisilinden nasıl uzak duracaklarını keşfettiler.بعض البكتيريا تعلمت كيف تهرب من البنسلين،
Bazı bakteriler penisilinden nasıl uzak duracaklarını keşfettiler.他の細菌と共に 小さなDNA情報を
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Așa că, una din problemele cu filtrarea a fost descoperită de niște cercetători la Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.A szűrőburok egyik problémáját a Netflix kutatói fedezték fel.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Dunque uno dei problemi di questa gabbia è stato scoperto da alcuni ricercatori di Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Een van de problemen van de filterbubble werd ontdekt door enkele onderzoekers bij Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Eines der Probleme der Filterblase wurde von Forschern bei Netflix entdeckt.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Jadi salah satu masalah dari gelembung filter ditemukan oleh beberapa peneliti di Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Jeden z problémov informačných bublín objavili výskumníci z firmy Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.필터 버블의 문제점 중 하나는 넷플릭스의 연구자들에 의해 발견되었습니다.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Netflixのデータアナリストたちに発見されました 発送待ち段階で妙なことが起こっていたのです
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Pewien problem w bańkach z filtrami odkryli naukowcy z Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Så en af problemerne med filterboblen blev opdaget af nogle forskere ved Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Så ett av problemen med "Filterbubblor" vilket upptäcktes av några forskare på Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Um dos problemas da bolha de filtros foi descoberto por investigadores na Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Unos investigadores de Netflix detectaron problemas con la burbuja de filtros.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Và một trong những vấn đề đối với bong bóng lọc đã được phát hiện bởi 1 nhóm các nhà nghiên cứu ở Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Ένα από τα προβλήματα με τη "φούσκα φίλτρων" ανακαλύφθηκε από μερικούς ερευνητές στη Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Итак, одна из проблем с фильтрами-пузырями была обнаружена исследователями в Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Отже одна з проблем з "фільтровою бульбашкою" була виявлена дослідниками Netflix.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.Така че един от проблемите с балонния филтър беше открит от някои изследователи от Нетфликс.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.את אחת הבעיות של בועות הסינון גילו כמה חוקרים מנטפליקס.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.وبالتالي أحد مشاكل الفقاعة المرشحة تم اكتشافه من طرف الباحثين في نت فليكس(Netflix).
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Así que resulta que Google es una empresa compasiva porque los empleados ven que la compasión es diversión.
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Dus het blijkt dat Google een bedrijf met compassie is, omdat Googlers compassie gewoon leuk vonden.
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Google e o companie plină de compasiune, pentru că Googlerii au descoperit compasiunea ca fiind distractivă.
Buradan anlıyoruz ki Google şefkatli bir şirket, çünkü Google'cılar şefkatin eğlenceli olduğunu keşfettiler.Okazuje się zatem, że Google jest współczującą firmą, ponieważ pracownicy odkryli, że współczucie to zabawa.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Apoi au descoperit că gravurile bidimensionale pe tăblițe de lut erau chiar mai simple.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Dann entdeckten sie, dass flächige Einkerbungen auf Tontafeln viel einfacher waren.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Descobriram então que as gravuras bi-dimensionais em pequenas placas de argila eram ainda mais simples.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Después descubrieron que gravados en dos dimensiones sobre tablas de arcilla, eran más simples.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Ezután felfedezték, hogy a két dimenziós metszetek agyag táblákon még egyszerűbbek.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.그후 수메르인들은 훨씬 더 간단한 평면의 진흙판을 발견했습니다.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Później odkryli, że ryciny na glinianych tabliczkach były jeszcze wygodniejsze
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Rồi họ phát hiện ra rằng việc chạm khắc hai chiều lên những viên đất sét thậm chí còn dễ hơn trước.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Så fandt de ud af, at to-dimensionerede inskriptioner på lertavler var endnu enklere.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Scoprirono poi che le incisioni bidimensionali su tavolette di argilla erano ancora più semplici.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Sedan upptäckte de att tvådimensionella ingraveringar på lertavlor var ännu lättare.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.Toen ontdekten ze dat tweedimensionale gravures op kleitabletten nog veel makkelijker waren.
İlgili Sayfalar