keşfettiler ile cümle
keşfettiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Doktorlar bazı şaşırtıcı gerçekleri keşfettiler.Doctors have discovered some startling facts.
Araştırmacılar mağarada bir iskelet keşfettiler.The explorers discovered a skeleton in the cave.
Tom ve Mary heyecan verici bir şey keşfettiler.Tom and Mary discovered something amazing.
Onlar yaz eğitimi sırasında çok yetenekli bir oyuncu keşfettiler.They discovered a very talented player during summer training.
Yunanlar, Mısırlılar, Fenikeliler ve Kartacalılar, Avrupa'yı keşfettiler.The Greeks, Egyptians, Phoenicians and Carthaginians discovered Europe.
Gardiyanlar Dan'in hücresinde bir tünel keşfettiler.The guards discovered a tunnel in Dan's cell.
Bilimciler yeni bir dinozor türü keşfettiler.Scientists have discovered a new species of dinosaur.
Astronomlar güneş sistemi'nin dokuzuncu gezegenini keşfettilerini iddia ediyorlar.Astronomers claim they have discovered the ninth planet of the Solar System.
Bilim adamları tek boynuzlu atların bir zamanlar Sibirya'da yaşamış olduğunu keşfettiler.Scientists have discovered that unicorns once lived in Siberia.
Bu hastalığın tedavisini keşfettiler.They developed a treatment for this disease.
Batılı araştırmacılar bu alanı 1975'te keşfettiler.Western researchers discovered these areas in 1975.
Yakında "Berlin Savunma Alanı" unvanının önemi olmadığını keşfettiler.They soon discovered that the title "Berlin Defense Area" carried no significance.
1924 Luck ve Seth insan midesinde üreaz enzimini keşfettiler ve doğal olarak oluştuğunu söylediler.1924 Luck and Seth discover urease in the human stomach, which they believe is naturally occurring.
Bu sayede birbirlerinin hayatlarında ağır şeylerin olduğunu keşfettiler.From that, they found that there was some heavy stuff happening in each other's lives.
Ama şunu keşfettiler:And there was nothing wrong with that.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.So one of the problems with the filter bubble was discovered by some researchers at Netflix.
Saydam güneş pilleri için yeni bir bağ, yeni bir madde keşfettiler.They've discovered a new bond, a new material for transparent solar cells.
Daha sonra kil tabletler üzerindeki iki boyutlu gravürlerin çok daha kolay olduğunu keşfettiler.They then discovered that two-dimensional engravings on clay tablets were even simpler.
Kültürler değerlendirmenin kilit özelliğini binlerce yıl önce keşfettiler.Cultures discovered the key feature of valuation thousands of years ago.
" Fas'lı sanatçılar Alhambra'nın duvarlrındaki bütün simetrileri keşfettiler mi?" diyebilir."Did the Moorish artists discover all of the possible symmetries on the walls in the Alhambra?"
Fakat daha önemlisi, aşağılarda anlayamadıkları yapılar keşfettiler.But more importantly, they discovered edifices down there that they did not understand.
Sonra radon bozulup farklı bir elemente dönüştüğünde bu elementi keşfettiler. -So they discovered that when, you know, radon decayed it formed this element.
Klavyeyi keşfettiler ve onunla oynadılar.They explored the keyboard. They played around with it.
Bilim ve teknoloji haberlerinde ayrıca: Bulgar astronomlar yeni bir gezegen keşfettiler.Also in science and technology: Bulgarian astronomers discover a new planet.
Bulgar öğrenciler Dünya'nın yörüngesinde yeni bir asteroid keşfettiler.Bulgarian students discovered a new asteroid in the Earth's orbit.
Bu hafta haberlerde ayrıca: Türk bilim adamları dünyanın en eski tapınağını keşfettiler.Also in news this week: Turkish scientists discover the world's oldest temple.
Evrenin genişlediğini keşfettiler (evrenin genişlemesine bakın).They discovered that the Universe is expanding (see the expansion of the Universe).
1981'de arkeologlar Mladeč'teki bazı duvarlarda koyu sarı renkli izler keşfettiler.[1]In 1981, archaeologists discovered ochre-colored marks on some of the walls at Mladeč.[11]
Araştırma ekipleri Eneolitik katmanda mezar yerlerinin yanı sıra bina kalıntılarını da keşfettiler.In the Eneolithic layer the excavators discovered remains of buildings, as well as burial places.
1867'de Georges Rayet ile birlikte Wolf-Rayet yıldızlarını keşfettiler.In 1867 he and Georges Rayet discovered Wolf–Rayet stars.
O ve erkek kardeşi Prosper Henry toplam 14 asteroit keşfettiler.He and his brother Prosper Henry discovered a total of 14 asteroids.
1980'lerde Harold E. Varmus ile yaptığı çalışmalarla bulunan ilk insan onkogeni olan c-Src'yi keşfettiler.Er entdeckte in den 1980er Jahren mit Varmus das erste menschliche Onkogen c-Src.
Bütün bu Budalar, her defasında kendilerinde yeni şeyler keşfettiler.Dabei entstanden Formen in denen sie immer wieder Neues entdeckte.
Ertesi sabah Alman öncü unsurları iki Sovyet ordusu arasında bir gedik keşfettiler.Am nächsten Tag tauchte wieder ein Jeep mit zwei amerikanischen Soldaten auf.
Bütün bu Budalar, her defasında kendilerinde yeni şeyler keşfettiler.À chaque fois, il y découvre de nouvelles espèces.
Howard Temin ve David Baltimore birbirinden bağımsız 1970 yılında ters transkriptazı ilk olarak keşfettiler.1970 - Howard Temin et David Baltimore découvrent indépendamment des enzymes de transcriptase inverse.
Yeni bir yöntem keşfettiler.Descubrieron un nuevo método.
Tom ve Mary terk edilmiş tüneli keşfettiler.Tom y Mary exploraron el túnel abandonado.
Alan Hale ve Thomas Bopp tesadüfen kuyrukluyıldız ve kütlerisini yaklaşık olarak aynı anda keşfettiler.Hale y Bopp descubrieron el cometa por casualidad aproximadamente al mismo tiempo.
Onlar kapıların yerden yukarıda menteşelere bağlı olduklarını keşfettiler.Essi scoprirono che le porte erano tenute alte sopra il suolo sui cardini.
1977 yılında iyot buharı eklenen poliasetilenin iletkenliğinin arttırılabildiğini keşfettiler.В 1977 году они обнаружили, что легирование парами йода может повысить проводимость полиацетилена.
1924 Luck ve Seth insan midesinde üreaz enzimini keşfettiler ve doğal olarak oluştuğunu söylediler.1924 اكتشف لوك وسيث اليورياز في معدة البشر، واللذان اعتقدا أنَّ وجوده أمرٌ طبيعي.
Bu sayede birbirlerinin hayatlarında ağır şeylerin olduğunu keşfettiler.Daí, eles descobriram que a vida pessoal um do outro era difícil.
Howard Temin ve David Baltimore birbirinden bağımsız 1970 yılında ters transkriptazı ilk olarak keşfettiler.1970 - Howard Temin e David Baltimore, descobrem, independentemente, enzimas de transcrição reversa.
Onlar kapıların yerden yukarıda menteşelere bağlı olduklarını keşfettiler.Eles descobriram que as portas foram colocadas alto acima do chão em dobradiças.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 - Francis Crick en James Watson ontdekken de structuur van het DNA-molecuul.
Ertesi sabah Alman öncü unsurları iki Sovyet ordusu arasında bir gedik keşfettiler.Następnego ranka niemieckie rozpoznanie znalazło słaby punkt pomiędzy dwoma armiami radzieckimi.
Bütün bu Budalar, her defasında kendilerinde yeni şeyler keşfettiler.Trots detta har hoppfulla uppfinnare i alla tider presenterat nya idéer på området.
Gustav Robert Kirchhoff ve Robert Bunsen, kimyasal analizlerde spektroskopların uygulanmasını keşfettiler.Густав Кірхгоф та Роберт Бунзен розробили метод спектрального аналізу.
Kaykaycılar, kaykaylarının üzerine yattıklarında yokuş aşağı daha hızlı gidebildiklerini keşfettiler.Mířili jim na nohy, protože tak prý pomaleji zemřou.
Tom ve Mary heyecan verici bir şey keşfettiler.Tom și Mary au descoperit ceva interesant.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 – Francis Crick és James D. Watson bejelenti a DNS molekula kettős-spirál szerkezetének felfedezését.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 – Francis Crick ja James D. Watson löysivät DNA:n rakenteen.
Gustav Robert Kirchhoff ve Robert Bunsen, kimyasal analizlerde spektroskopların uygulanmasını keşfettiler.Rubidiumin löysivät Gustav Kirchhoff ja Robert Bunsen tutkiessaan lepidoliittinäytettä spektroskoopilla.
1898 - Pierre Curie ve Marie Curie, radyoaktif radyum elementini keşfettiler.1898 - Marie og Pierre Curie opdager grundstoffet radium.
Bölgeye gelen Saksonya'lı madenciler yörenin büyük altın ve gümüş cevherini keşfettiler.De spanske erobrere plyndrede snart verdensdelens beboere og miner for guld og sølv.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 – Francis Crick og James D. Watson kartlegger strukturen i DNA-molekylet.
Bu sayede birbirlerinin hayatlarında ağır şeylerin olduğunu keşfettiler.Dermed kom de i et noe anstrengt forhold til hverandre.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 – Artikel Francis Crick dan James D. Watson yang mengusulkan struktur heliks ganda DNA diterbitkan.
Bütün bu Budalar, her defasında kendilerinde yeni şeyler keşfettiler.Dalam penjelajahannya mereka banyak menemukan hal-hal baru.
İlgili Sayfalar