keşfettik ile cümle

keşfettik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biz son zamanlarda senin personel kaydında bir hata keşfettik.We recently discovered an error in your personnel record.
Biz, onun bu iş için doğru adam olduğunu keşfettik.We've found him to be the right man for the job.
Biz evin jartiyer yılanları ile istila edildiğini keşfettik. Onlar her yerdeler!We discovered that that house is infested with garter snakes. They're all over the place!
Yeraltı mezarlığına giden gizli bir geçit keşfettik.We discovered a secret passageway leading to the catacombs.
Bilim adamları yerçekimi dalgalarını keşfettiklerini açıkladı.Scientists have announced that they have discovered gravitational waves.
11 Aralık 2000 yılında gökbilimciler Epsilon Reticuli b adlı gezegeni keşfettiklerini duyurdular.On December 11, 2000, a team of astronomers announced the discovery of a planet Epsilon Reticuli b.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898 – Marie and Pierre Curie announce the isolation of radium.
Galaksimizdeki ikili yıldızlardan birinde -adı FH Leo- bu süper-alevi keşfettik.In one of the binary stars in our galaxy called FH Leo, we discovered the super flare.
Yaklaşık bir yıl önce 500 gezegen keşfettik, yani artık bazı istatistiklere başlayabiliriz.About one year ago, we had discovered 500, which means that we can start to make some statistics.
COBE uydusu, 1989'da fırlatıldı ve bununla bahsettiğimiz sapmalari keşfettik.So there was the COBE satellite, which was launched in 1989, and we discovered these variations.
Ve sonunda tamamen odaklanabilen lazer gibi şeyler yapmayı keşfettik.Ultimately we figured out how to make things like lasers that were totally focused.
Artık 4,000 tıbbi ve cerrahi prosedür keşfettik.Well, we've now discovered 4,000 medical and surgical procedures.
Artık yazma lisansına sahip olduğum 6,000 ilaç keşfettik.We've discovered 6,000 drugs that I'm now licensed to prescribe.
Keşfettik ki, bu ışıkları yeşil yapınca kuşlar doğru yöne gidiyor.And we discovered that when we make those lights green, the birds, they actually go the right way.
Çok fazla kaymasını sağladığımızda ise işte bunu keşfettik.If you make it slip a huge amount, this is what we discovered.
Sonucunda da bunu keşfettik.And this is what we discovered.
Tüm bu kanserlerin aynı DNA'yı paylaştığını keşfettik.We found that all of these cancers shared the same DNA.
Biz okyanusun sadece yüzde beş kadarını keşfettik.We've only explored about five percent of our ocean.
Bedenlerimizin en derin sırlarını keşfettik beraber.We both explored the innermost secrets of our bodies.
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Only one generation, 20 years in, and we discovered,
Çünkü eğer keşfettikten sonra onu üretebiliyorsak, onu heryerde uygulayabiliriz.Because if we can manufacture it after we've discovered it, we could deploy it anywhere.
Okyanusların yaklaşık %5'ini keşfettik.We've explored about 5% of the oceans.
Keşfettik ki Indus yazısı tam olarak dil yansıtan ölçekte.We found that the Indus script actually falls within the range of the linguistic scripts.
Mesela, şöyle şeyler keşfettik,We've discovered things like, for example,
Kesinlikle, muazzam bir detay, ve yine de neredeyse tüm takımı keşfettik.Absolutely, exquisitely minute, and yet we've discovered pretty much the full set.
Aniden keşfettik.We hit it off at once.
Ve biz bu yapıştırıcının garip bir şekilde iki fazlı olabileceğini keşfettik.And we discovered this glue may be an interesting two-phase mixture.
Peki bunu nasıl keşfettik?How did we find that out?
Peki ne keşfettik?So what did we discover?
Bu fikri aslında laboratuvarlarımızda keşfettik.So we actually explored this idea in our lab.
Ve bu yolla neyin gerçekten doğal olduğunu ve geçen yüzyılda neyin farklı olduğunu keşfettik.And that's how we discover what is truly natural and how different is the last century, right?
Ve ayrıca, tığ işi hiperbolik yaratıkların sonsuz bir taksonomisi olduğunu keşfettik.And so, too, we've discovered that there is an infinite taxonomy of crochet hyperbolic creatures.
Bunun için, şimdiye kadar keşfettiklerimizi hatırlamamız gerekiyor.For this we must remember what we have found so far:
Keşfettikleri ortaya çıktı.And it turns out they almost did.
Var olmaması gereken bir dünyada bol miktarda yaşam kaynağı keşfettik.We discovered a profusion of life, in a world that it should not exist [in].
Onların oldukça akıllı olduklarını ve birbirlerine öğrettiklerini keşfettik.We found out they're really smart, and we found out that they can teach each other.
Keşfettikleri bir başka şey de aroma üretmek için de bir çok aktivite gerçekleştiği.They've also discovered that there's a heck of a lot of activity going on producing aroma as well.
Mitreva "Karşılıklı ilişkiler konusunda yeni bir dimanik ve nitelik keşfettik."We have noticed a new dynamic and quality in our bilateral relations," she said.
Bu olayın üzerine Leif Ericsson yeni keşfettikleri bu diyara Vinland adını verdi.This caused Leif to give the country the name of Vinland.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898: Pierre und Marie Curie entdecken das Radium.
Vedenik'in büyüleyici bir şehir olduğunu keşfettik.Nous trouvons que Venise est une ville fascinante.
Bilim insanları bunu keşfettiklerinde bu hızı artıran bir enerji olması gerektiğine karar vermişlerdir.Pour expliquer cette accélération, des chercheurs ont postulé l'existence d'une énergie sombre.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898: Pierre Curie e Marie Curie scoprono il radio.
Biz Amazon ormanını keşfettik.Мы исследовали амазонский лес.
Nehirde ölü balık keşfettik.Мы обнаружили в реке мёртвую рыбу.
11 Aralık 2000 yılında gökbilimciler Epsilon Reticuli b adlı gezegeni keşfettiklerini duyurdular.Em 2000 foi descoberto um planeta extrassolar orbitando Epsilon Reticuli A, denominado Epsilon Reticuli b.
Yerli halklar ateşi keşfettikten sonra çok amaçlı olarak kullanmışlardır.Portanto, os biocombustíveis são usados desde que o homem descobriu o fogo.
2003 yılında Michel Mayor ve ekibi yeni bir gezegen HD 10647 b'yi keşfettiklerini duyurdular.W 2005 odkryto, że gwiazda posiada planetę, która otrzymała oznaczenie HD 100546 b.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898 – Marie och Pierre Curie upptäcker radium.
Bu bölümde Boone ve Locke keşfettikleri metali herkesten gizli bir şekilde aramaya devam ederler.Boone och Locke hittar en metallucka i djungeln som de håller hemlig från de andra överlevande.
Daniel onlara keşfettiklerini gösterir.Tom îi dezvăluie secretele sale.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898: Marie și Pierre Curie descoperă radiul.
2005 - Astronomlar Güneş Sistemi'nde Eris adını verdikleri bir cüce gezegen keşfettiklerini duyurdular.2005-ben a tudósok felfedeztek egy Naprendszeren kívüli bolygót, amelynek a Planet G nevet adták.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898 – Marie ja Pierre Curie eristivät radiumin.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898 - Η Μαρία και ο Πιερ Κιουρί ανακοινώνουν την απομόνωση του ραδίου.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898 – Marie og Pierre Curie oppdager radium.
Ama henüz keşfettikleri şey şudur ki: bu meyve sağlığa müthiş etkili..Selain rasanya yang lezat, ternyata sate emprit ini juga bermanfaat bagi kesehatan.
1898 - Marie Curie ve Pierre Curie, radyumu keşfettiklerini ilan ettiler.1898 - Marie Curie dan Pierre Curie menemukan radium.
Çok yeni şeyler keşfettik," diye cevap verdi."Các vị hỏi quá nhiều đấy," ông trả lời.
2005 - Astronomlar Güneş Sistemi'nde Eris adını verdikleri bir cüce gezegen keşfettiklerini duyurdular.2005年,天文学家宣布发现了它的一颗行星。
İlgili Sayfalar