Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.또, 저는 우리 집 뒷마당에서 번식력 강한 한 생물을 발견한 적이 있습니다.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Saya menemukan spesies invasif di halaman belakang saya.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Tôi phát hiện ra một loài sinh vật đã xâm lược sân sau nhà tôi.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Yo descubrí en mi propio patio una especie invasiva.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Εγώ ανακάλυψα ένα χωροκατακτητικό είδος στον κήπο μου.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Аз пък открих някаква унищожителна буболечка в двора ми.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Я виявила інвазивний вид у моєму задньому дворі.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Я обнаружила в своём собственном дворе инвазивные виды.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.גיליתי זן פולש בחצר האחורית שלי.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.اكتشفت فصيلة اجتاحت الفناء الخلفي الخاص بي.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.テントウ虫に見えるでしょう?
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Am descoperit că suprafeţele lor netede arătau fiecare bataie de vânt în modele ce se schimbau constant.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Észrevettem, hogy a lágy felületek reagálnak a levegő minden apró fodrára, állandóan változó mintában.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Ich entdeckte, dass ihre weiche Oberfläche jeden Windhauch durch sich ständig verändernde Muster offenbarte.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Ik ontdekte dat het zachte oppervlak ieder zuchtje wind onthulde in constant veranderende patronen.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.조각품의 부드러운 표면이 바람의 잔향을 바람이 불때마다 끊임없이 변화하는 패턴으로 드러내는 것을
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Odkryłam, że ich delikatna powierzchnia ukazuje każdy podmuch wiatru, tworząc wciąż zmieniające się formy.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Saya menemukan permukaan halusnya memperlihatkan setiap desiran angin dalam pola yang selalu berubah-ubah.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Y descubrí esas superficies suaves que reflejaban cada soplo del viento en formas cambiantes todo el tiempo.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Zistila som, že ich jemný povrch odhalil každý vánok vetra v neustále sa meniacich vzoroch.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Zjistila jsem, že jejich měkký povrch kopíroval každý závan větru a tvořil neustále se měnící obrazce.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Ανακάλυψα ότι οι απαλές τους επιφάνειες αποκάλυπταν κάθε πτυχή στον άνεμο σε σταθερά εναλλασσόμενα μοτίβα.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Открих как техните меки повърности показват всеки повей на вятъра в постоянно сменящ се мотив.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Я обнаружила, что её мягкая поверхность отзывалась на каждое дуновение ветра, непрерывно меняя форму.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.Я побачила, що кожен подув вітру залишав свій слід на її м"якій поверхні, щосекунди змінюючи форму.
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.גיליתי שהמשטח הרך שלהן גילה כל אדווה ברוח
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.واكتشفت كم هو مرن وناعم سطحه .. وكيف يتجاوب مع كل نسمة هواء
Ben keşfettim ki yumuşak yüzeyleri rüzgarın her esintisini farklı şekillere girerek ortaya çıkarttı.とめどなく変わる風の 流れを映し出してくれると 気が付きました
Best Buy, şunu keşfetti, örneğin,Best Buy pudo descubrir, por ejemplo, que la tienda que estaba por abrir en China
Best Buy, şunu keşfetti, örneğin,중국에 개점 예정이었던
Best Buy, şunu keşfetti, örneğin,בסט ביי הצליחה לגלות, לדוגמא,
Best Buy, şunu keşfetti, örneğin,بيست باي كانت قادرة على اكتشاف، على سبيل المثال،
Best Buy, şunu keşfetti, örneğin,オープンする大型店舗の
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."A tudósok nemrég felfedezték azt a gént vagy géneket, amely(ek) X-re hat(nak)."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Các nhà khoa học vừa mới tìm ra một gene trong số các gene tác động lên X.
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Cientistas descobriram recentemente o gene ou os genes que afectam X."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Forskare har nyligen hittat genen eller generna som påverkar X."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Gli scienziati hanno recentemente scoperto il gene, i geni che interessano X".
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Les scientifiques ont récemment découvert le gène ou les gènes qui affectent X. "
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Vědci právě objevili gen, který je zodpovědný za to či ono."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Wetenschappers hebben onlangs het gen of de genen ontdekt die van invloed zijn op X. "
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."과학자들은 최근 X 라는 주제에 영향을 미치는 유전자나 유전자들을 발견 하였습니다"
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Οι επιστήμονες πρόσφατα ανακάλυψαν το γονίδιο ή τα γονίδια που επηρεάζουν το Χ."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Вчені щойно винайшли ген, що впливає на Х".
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Учени откриха гена или гените, които влияят на Х."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Ученые недавно обраружили ген или гены, которые действуют на Х".
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur.התאמות מכלילות של גנום כאשר שדרי חדשות מספרים "מדענים גילו לאחרונה את הגן או הגנים המשפיעים על X".
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur.على هيئة الأخبار الرئيسية في المجلات تقول "العلماء يكتشفون أخيراً الجين أو الجينات المسؤولة عن تأثيرٍ ما"
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur.ゲノムワイド関連解析についての ニュースを耳にしたことがあるでしょう このような素晴しい研究は
Bilim ise, bildiğimiz dünyanın ve evrenin tamamen farklı bir şekilde ortaya çıktığını keşfetti.l universo, si sono formati in maniera completamente diversa.
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.제가 Cape cod에 있었을 때 한번은 "단순함"이라는 단어를 모래에 써 봤는데 기이한 M.
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.J'étais donc au cap Cod une fois, et j'ai tapé le mot "simplicité".
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M. Night Shyamalan tarzında,Однажды отдыхая на Кейп-Код, я напечатал слово "простота" и заметил одну странность в стиле Найта Шьямалана.
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.Szóval Cape Codban jártamkor begépeltem az "egyszerűséget", és rájöttem, ezen a különös, M.
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.И така, бях в Кейп веднъж и написах думата "простота" и открих, по този стране начин в стил М.
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.אז, הייתי ב"קייפ", וכתבתי את המילה "פשטות", ושם גיליתי, באופן מפתיע ומוזר,
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.كنت في "كيب كود" ذات مرة، و كتبت كلمة "بساطة"، و لقد أكتشفت شيء غريب على طريقة "مانوج نايت شيامالان"
Bir kez Cape'teydim ve 'basitlik' kelimesini yazdım ve keşfettim ki, şu tuhaf M.すると、M ナイト シャマランばりの神秘的な形で、 私は皆さんご存知の文字である「M-I-T」という言葉を発見しました。
Bir süper-alev keşfettik, çok şaşırtıcıydı.우리는 수퍼 플레어를 발견하고는 매우 놀랐습니다.
Bir süper-alev keşfettik, çok şaşırtıcıydı.Ze zdumieniem odkryliśmy "super-rozbłysk",