keçiler ile cümle
keçiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Reisezahnbürste und Zahnpasta ... sehr wichtig, wenn man die Nacht bei den Ziegen verbringt.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Reistandenborstel en tandpasta-- essentieel als je een nacht doorbrengt bij de geiten.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Resetandborste och tandkräm- mycket viktigt om du ska sova en natt med getterna.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.uomo: Spazzolino e dentifricio da viaggio... Indispensabili se passerai la notte con le tipe.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Útifogkefe és -fogkrém: alapvető szükséglet, ha a haverokkal éjszakázik az ember.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.Дорожная зубная щетка и паста - без них никуда, если вы собираетесь провести ночь с козами.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.الرجل: فرشاة و معجون أسنان للسفر-- أساسيان إذا كمنت ستقضي الليلة مع المواشي.
Seyahat diş fırçası ve macunu-- eğer gününüzü keçilerle geçirecekseniz bunlar şart.女の子との夜の 必需品だよ [風が吹く音]
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.A wielu miejscach są warte mniej niż kozy i krowy.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.E in tanti posti valgono meno di capre e vacche.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.És sok helyen kevesebbet érnek, mint a kecskék vagy tehenek.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Et dans de nombreux endroits, elles valent moins que des chèvres et des vaches.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.In sommige plaatsen zijn ze minder waard dan geiten en koeien.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.많은 곳에선 염소와 소만큼도 못합니다.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Şi în multe locuri ele valorează mai puţin decât caprele sau vacile.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Tại nhiều nơi họ không đáng giá bằng dê hay bò.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Und an vielen Orten sind sie weniger wert als Ziegen und Kühe.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.V mnogih krajih so vredne manj od koz in krav.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Y en muchos lugares ellas valen menos que cabras y vacas.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.А на много места те струват по-малко от козите и кравите.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Во многих местах они стоят меньше, чем козы и коровы.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.І в багатьох місцях вони є дешевшими ніж кози і корови.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.ובהרבה מקומות ערכן פחות מערכם של עזים ופרות.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.و فى أماكن كثيرة يعد ثمنهن أقل من الماعز ,أو البقر
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.しかし世界の人口の
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.A pak samozřejmě musím podojit kozy a nakrmit je, abych mohla udělat sýr.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Dann muss ich natürlich die Ziegen melken und füttern, um den Käse zu machen.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.En dan moet ik natuurlijk de geiten melken en voeren zodat ik kaas kan maken.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Et ensuite bien sûr je dois traire les chèvres puis nourrir ces chèvres afin de faire le fromage.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Kemudian tentu saja saya harus memerah susu dan memberi makan kambing itu untuk membuat keju.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.물론, 저는 치즈를 만들기 위해서 염소를 먹여 젖을 짜야만 합니다.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Muszę nakarmić i wydoić kozy, aby otrzymać ser. Muszę nakarmić i wydoić kozy, aby otrzymać ser.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Poi ovviamente devo mungere le capre, e nutrirle per poter fare il formaggio.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Şi apoi, bineînţeles, trebuie să mulg şi să hrănesc caprele pentru a putea face brânza.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Và sau đó dĩ nhiên là phải vắt sữa dê để có sữa và cho dê ăn để có phô-mai.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Y, por supuesto tengo que ordeñar las cabras y alimentar a las cabras para poder hacer el queso
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.И затем, конечно, я должна подоить коз и покормить их, для того чтобы у нас был сыр.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.И разбира се, после трябва да издоя козите, и да ги нахраня, за да направя сиренето.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.ואז, כמובן, אני צריכה לחלוב את העיזים ולהאכיל את העיזים כדי שאוכל להכין גבינה.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.وبالطبع لا بد لي أن أحلب الماعز وأغذي الماعز من أجل صنع الجبن.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.もちろんヤギも飼育します バイオスフィア2でピザを作るには4ヶ月かかりました
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.Byl jsem již dvadceti let s tebou; ovce tvé ani kozy tvé nikdy nezmetaly; a skopců stáda tvého nejedl jsem.
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.Dvajset let je, odkar sem bil s teboj: ovce in koze tvoje niso bile jalove, in ovnov črede tvoje nisem jedel.
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.Immár húsz esztendeje vagyok nálad, juhaid és kecskéid nem vetéltek el, és nyájad kosait nem ettem meg.
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.내가 이 이십년에 외삼촌과 함께 하였거니와 외삼촌의 암양들이 나 암염소들이 낙태하지 아니하였고 또 외삼촌의 양떼의 수양을 내가 먹지 아니하였으며
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.Toto už dvadsať rokov som bol u teba. Tvoje ovce a tvoje kozy nepometaly, a baranov tvojho stáda som nejedol.
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.Вот, двадцать лет я был у тебя; овцы твои и козы твои не выкидывали; овновстада твоего я не ел;
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.זה עשרים שנה אנכי עמך רחליך ועזיך לא שכלו ואילי צאנך לא אכלתי׃
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.الآن عشرين سنة انا معك. نعاجك وعنازك لم تسقط. وكباش غنمك لم آكل.
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.我 在 你 家 這 二 十 年 、 你 的 母 綿 羊 、 母 山 羊 、 沒 有 掉 過 胎 . 你 群 中 的 公 羊 、 我 沒 有 喫 過
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.我 在 你 家 這 二十年 、 你 的 母 綿羊 、 母山羊 、 沒有 掉過胎 . 你 群 中 的 公羊 、 我沒有喫過
Yoksa, bu bunaltıcı havadan keçileri kaçıracağım.Altrimenti quest'aria pesante mi farā impazzire.
Yoksa, bu bunaltıcı havadan keçileri kaçıracağım.Moi, ça m'étouffe cette méfiance entre nous.
Yoksa, bu bunaltıcı havadan keçileri kaçıracağım.Si no, esta atmosfera opresiva me volverá loca.
Yoksa, bu bunaltıcı havadan keçileri kaçıracağım.Διαφορετικά, η καταπίεση αυτή θα με τρελάνει.
Yoksa, bu bunaltıcı havadan keçileri kaçıracağım.Иначе эта гнетущая атмосфера просто сведет меня с ума.
Yüksek dağlar dağ keçilerinin uğrağı, Kayalar kaya tavşanlarının sığınağıdır.(103:18) высокие горы – сернам; каменные утесы – убежище зайцам.
Yüksek dağlar dağ keçilerinin uğrağı, Kayalar kaya tavşanlarının sığınağıdır.A magas hegyek a vadkecskéknek, a sziklák hörcsögöknek menedéke.
Yüksek dağlar dağ keçilerinin uğrağı, Kayalar kaya tavşanlarının sığınağıdır.Các núi cao là nơi ở của dê rừng ; Hòn đá là chỗ ẩn_núp của chuột_đồng .
Yüksek dağlar dağ keçilerinin uğrağı, Kayalar kaya tavşanlarının sığınağıdır.Các núi cao là nơi ở của dê rừng; Hòn đá là chỗ ẩn núp của chuột đồng.
İlgili Sayfalar