Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Als Junge war ich ein Hirte, wachte über unser Vieh - Ziegen, Schafe und Rinder.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Eu am crescut păstorind, îngrijind șeptelul familiei: capre, oi și vite.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Eu cresci a pastorear, a tomar conta do nosso gado -- cabras, ovelhas e vacas.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Ik ben opgegroeid als herder. Ik hoedde onze veestapel -- geiten, schapen en runderen.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Io sono cresciuto facendo il mandriano prendendomi cura del nostro bestiame, capre, pecore e bovini.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.J'ai grandi comme berger, prenant soin de notre bétail -- des chèvres, des moutons et des vaches.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Jako dziecko, pasłem nasze bydło: m. in. kozy i owce.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.전 유목을 하고, 가축을 돌보며 자랐습니다. 염소, 양, 소를요.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Tôi lớn lên theo kiểu bầy đàn chăm sóc đàn gia súc như dê, cừu và trâu bò.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Vyrastal som pasúc, dávajúc pozor na dobytok -- kozy, ovce a kravy.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Yo crecí arreando, cuidando a nuestro ganado... cabras, ovejas y res.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Μεγάλωσα βόσκοντας, φροντίζοντας τα ζωντανά μας - κατσίκες, πρόβατα και γελάδια.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.В детстве я был пастухом, присматривал за животными — овцами, козами и крупным рогатым скотом.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Израснах като пастир, грижейки се за нашия добитък - кози, овце и говеда.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.אנחנו חיים אורח חיים מסורתי מאד. אני גדלתי כרועה, משגיח על המקנה --
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.لقد نشأت في الرعي، أرعى ماشيتنا -- الماعز، الخراف والماشية.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.家畜の面倒をみるのです ある日 父が私を茂みに連れ出して言いました
Çocukların yüzde 60'ı okula gitmiyor, çünkü koyunlara, keçilere ve diğer hayvanlara bakmaları gerekiyor.60% 정도의 아이들은 학교에 가지 않습니다 왜냐하면 그들은 양, 염소들을 포함한 가축들을 돌보고 집안의
Çocukların yüzde 60'ı okula gitmiyor, çünkü koyunlara, keçilere ve diğer hayvanlara bakmaları gerekiyor.60% lapsista ei käy koulussa, koska heidän täytyy pitää huolta eläimistä -- lampaista, vuohista -- kotitöistä.
Çocukların yüzde 60'ı okula gitmiyor, çünkü koyunlara, keçilere ve diğer hayvanlara bakmaları gerekiyor.60% trẻ em không đến trường là vì chúng phải chăm sóc súc vật như -- cừu, dê -- những việc vặt trong nhà.
Çocukların yüzde 60'ı okula gitmiyor, çünkü koyunlara, keçilere ve diğer hayvanlara bakmaları gerekiyor.60% детей не посещают школу, так, как они должны заботиться о животных — овцах, козах — домашнем хозяйстве.
Çocukların yüzde 60'ı okula gitmiyor, çünkü koyunlara, keçilere ve diğer hayvanlara bakmaları gerekiyor.60 אחוזים מהילדים לא הולכים לבית ספר, כיוון שהם צריכים לטפל בבעלי חיים - כבשים, עיזים -
Çocukların yüzde 60'ı okula gitmiyor, çünkü koyunlara, keçilere ve diğer hayvanlara bakmaları gerekiyor.60 بالمئة من الأطفال لا يرتادون المدرسة لأنه يجب عليهم رعاية الحيوانات الخرفان والماعز
Çocukların yüzde 60'ı okula gitmiyor, çünkü koyunlara, keçilere ve diğer hayvanlara bakmaları gerekiyor.另外,六成小朋友 因為幫屋企而無機會返學 呢啲小朋友要睇住動物︰山羊、綿羊 仲要理埋家頭細務
Çocukların yüzde 60'ı okula gitmiyor, çünkü koyunlara, keçilere ve diğer hayvanlara bakmaları gerekiyor.羊やヤギなど 動物の世話をしたり 家の仕事をしなければならないからです
Çoğunlukla inek, koyun ve keçilerin aşırı otlatılması yüzünden.대부분이 소, 양, 염소인데 풀을 너무 많이 뜯어먹어서
Çoğunlukla inek, koyun ve keçilerin aşırı otlatılması yüzünden.לרוב בקר וצאן, ברעיית-יתר של הצמחים,
Çoğunlukla inek, koyun ve keçilerin aşırı otlatılması yüzünden.大多數係由於牛、綿羊同山羊 過度放牧而食晒啲植物
Çoğunlukla inek, koyun ve keçilerin aşırı otlatılması yüzünden.植物を食べ尽くし 露出した土壌からメタンガスが発生します
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?(38:39) "Sinäkö ajat saaliin naarasleijonalle ja tyydytät nuorten leijonain nälän,
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?( 39 : 4 ) Ngươi có biết thì nào dê rừng đẻ chăng ? Có xem_xét mùa nào nai cái đẻ chăng ?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?(39:4) Ngươi có biết thì nào dê rừng đẻ chăng? Có xem xét mùa nào nai cái đẻ chăng?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?(39:4) Sais-tu quand les chèvres sauvages font leurs petits? Observes-tu les biches quand elles mettent bas?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Är det du som jagar upp rov åt lejoninnan och stillar de unga lejonens hunger,
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Či vieš čas rodenia kamzíkov? Pozoroval si azda svíjať sa jelenice, keď rodia?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?¿Conoces tú el tiempo en que paren las cabras monteses? ¿Has observado el parto de las gacelas
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Izali wiesz czas rodzenia kóz skalnych, a kiedy rodzą łanie, postrzegłżeś?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Jager du rov for løvinnen, og metter du de grådige ungløver,
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Jager du Rov til Løvinden, stiller du Ungløvers hunger,
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?산 염소가 새끼 치는 때를 네가 아느냐 암사슴의 새끼 낳을 기한을 네가 알 수 있느냐
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Kunt u de prooi verzorgen voor een leeuwin en de honger van haar jongen stillen,
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Sabes tu o tempo do parto das cabras montesas, ou podes observar quando é que parem as corças?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Sai tu quando figliano le camozze e assisti al parto delle cerve
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Ştii tu cînd îşi fac caprele sălbatice puii? Vezi tu pe cerboaice cînd fată?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Tahukah engkau kapan kambing gunung dilahirkan induknya? Pernahkah kauamati rusa liar melahirkan anaknya
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Vadászol-é prédát a nõstény oroszlánnak, és az oroszlánkölykök éhségét kielégíted-é;
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Veš li za čas, kdaj rode divje koze v skalah, ali si opazoval, kdaj so košute v porodnih bolečinah?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Víš-li, kterého času rodí kamsíkové, a laň ku porodu pracující spatřil-lis?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Γνωριζεις τον καιρον του τοκετου των αγριων αιγων του βραχου; δυνασαι να σημειωσης ποτε γεννωσιν αι ελαφοι;
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Знаеш ли времето, когато раждат дивите кози по канарите? Забелязваш ли кога раждат кошутите?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?Знаешь ли ты время, когда рождаются дикие козы наскалах, и замечал ли роды ланей?
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?הידעת עת לדת יעלי סלע חלל אילות תשמר׃
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?أتعرف وقت ولادة وعول الصخور او تلاحظ مخاض الايائل.
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?山 巖 間 的 野 山 羊 幾 時 生 產 、 你 知 道 麼 . 母 鹿 下 犢 之 期 你 能 察 定 麼
‹‹Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?山 巖間 的 野山羊 幾時 生產 、 你 知道 麼 . 母鹿 下犢 之 期 你 能 察 定麼
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.Cea micuță dă o mână de ajutor la îngrijirea caprelor și strângerea ierbii pentru animale.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.Cette jeune fille aide à garder les chèvres et à rapporter de l'herbe pour les animaux.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.Die Jungen helfen dabei, nach den Ziegen zu sehen und ihnen frisches Gras zu bringen.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.La joven ayuda a cuidar de las cabras y traer pasto para los animales.
Genç kız, keçilere göz kulak olmak ve hayvanlara ot getirmekte yardımcı.Membersihkan rumah dan memberikan makan ternak.