Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Изначально по сценарию братья были воспитаны не отцом, а тётей и дядей.
Asilerin gıdası olan keçileri dahi ateşe tutuyorduk" demiştir.فيرد الله عليهم نشابهم مخضوبة دما ".
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Originalmente, os irmãos não foram criados por seu pai, mas sim pelos seus tios.
Adada keçilerin yaşadığı bilinmektedir.Op het eiland leven wilde geiten.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Zo erft een zoon niet zijn vaders vee maar het vee van de broer van zijn moeder.
Keçilerin sütü az yağlı ancak besleyicidir.En geitenmelk bevat weinig zout.
Genç keçiler 3 yaşına gelince çiftleşebilirler.De jonge skinken zijn na drie jaar volwassen en kunnen zich voortplanten.
Kuzu ve yavru keçilere saldırırlar.Interviews met hoeren en hoerenjongens.
Koyun ve keçilerin sütünden elde edilen peynir, bölge halkı tarafından tüketilmektedir.De kaas wordt gemaakt van de melk van de koeien uit de omgeving van het klooster.
Fakat keçilerden biri kırık kemiği olduğu için topallamaktadır.Een van de vogels loopt daardoor met een gebogen nek.
Genç keçiler 3 yaşına gelince çiftleşebilirler.(Konie można ujeżdżać od 3. roku życia.
Keçilerin gebelik süreleri 23 hafta kadardır.Młode podążają za mrówkami, gdy mają już 23 tygodnie.
Bu doğar doğmaz keçiler arasında kalır ve kendini keçi sanır.Chodzi natomiast o to, co czuje nietoperz, będąc sobą samym.
Doğal hastalık, koyun ve keçilerde görülür.Infektioner hade då visat sig hos nötkreatur och får.
Arjantin'de, sığır ve keçilerde görülür.I Argentina jagas viscachan för köttets och pälsens skull.
Keçileri çalmak isteyen birini gördüklerini sanarak çobanlardan biri oraya gider.Друзі вирішують, що, щоб заховати зайця, хтось повинен вийти .
Keçilerin gebelik süreleri 23 hafta kadardır.Ovce jsou březí 22 týdnů.
Adada keçilerin yaşadığı bilinmektedir.Na ostrově žijí pouze králíci.
Keçilerin sütü az yağlı ancak besleyicidir.Maso vepřové je křehčí než maso hovězí.
Adada keçilerin yaşadığı bilinmektedir.Se crede că pe insulă trăiau dinozauri pitici.
Tüm bu keçilerle ne yapıyorsun?Ce faci cu toate caprele astea?
Sazlar kestirilir ama bu sefer de sırrı keçiler korosu seslendirir.A csizmát is lecserélték, ezúttal egyértelmű a gumi mivolta.
Keçiler ise iguanaların besin olarak tükettiği bütün bitkileri yediler.A kutya megeszi az összes szendvicset, amit meghagytak.
Keçilerin gebelik süreleri 23 hafta kadardır.A tehén évente csak 23 napon keresztül hajlamos párzani.
Tavuklarımız ve keçilerimiz var.Tyúkjaink és kecskéink vannak.
Keçiler ise iguanaların besin olarak tükettiği bütün bitkileri yediler.Ne söivät kaikki kasvit, jotka olivat säästyneet rakeilta.
Sazlar kestirilir ama bu sefer de sırrı keçiler korosu seslendirir.Sama toistui, mutta tällä kertaa hyttynen puri Brokkuria kurkkuun.
Bu yüzden otlatmaya götürdüğü keçiler başkalarınınkine göre hep sağlıklı görünmüşlerdir.Οι επιζήσαντες επισημαίνουν ότι η επιβίωσή τους εξαρτιόταν πάντοτε από τη βοήθεια άλλων.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Αυτό σημαίνει ότι στον εαυτό κάποιου δεν ανήκει μόνο, για παράδειγμα, η μητέρα του, αλλά και ο εχθρός του.
Kalahari keçileri son derece dayanıklıdır.Το Μπασκιρικό άλογο είναι εξαιρετικά σκληραγωγημένο.
Genç keçiler 3 yaşına gelince çiftleşebilirler.De fleste andre heste kan tilrides i en alder af tre år.
Cinsinin (Oreamnos) yaşayan tek türüdür ve Capra cinsinden dağ keçileri ile karıştırmamak gerekir.Katten er hovedvært, og er den eneste dyreart der udskiller oocyster med fæces.
Keçilerin çektiği hafif arabalar da vardır.Noen hunder har også trukket lette vogner.
18. yüzyılda, Sardunya'daki bir bilgiye göre Tavolara keçilerinin altın dişleri olduğu iddia edilmektedir.På 17-hundretallet påsto Sardisk lærdom at Tavolaras villgeiter hadde gulltenner.
Asilerin gıdası olan keçileri dahi ateşe tutuyorduk" demiştir.Dikatakan pula bahwa Jahanam ini memiliki pula anjing-anjing neraka Jahanam yang siap mengoyak-oyak tubuh.
Adada keçilerin yaşadığı bilinmektedir.Di pulau ini terdapat kambing liar.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Các chú chó được coi như những thợ săn độc lập, không phụ thuộc vào chủ mà là đối tác của chủ, của kẻ đầu đàn.
Keçilerin gebelik süreleri 23 hafta kadardır.Tuổi đẻ của vịt là 23 tuần tuổi.
Asilerin gıdası olan keçileri dahi ateşe tutuyorduk" demiştir.その後火災の類焼で焼失したため現在地に移転した。
Bu yüzden otlatmaya götürdüğü keçiler başkalarınınkine göre hep sağlıklı görünmüşlerdir.こうして人間の生命を吸った樹木子は、いつまでもみずみずしい姿を保っているのだという。
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.遺産は彼の父親からではなく、妻であるまゆみ本人からのものだった。
Keçilerini dağa salan Kaya Bey keçilerin sakalının ıslak olarak geri döndüğünü fark eder.無事に山へ行った山羊たちは、丸々と太って帰って来た。
Keçilerin sütü az yağlı ancak besleyicidir.(這豬肉全是瘦肉。
Polly keçileri çok sever ve kaşık koleksiyonu vardır.曲尼喜欢种花草,还养了一只小狗。
Fakat keçilerden biri kırık kemiği olduğu için topallamaktadır.受刑人會因爲骨頭被鈍擊砸碎而死亡。
Suyun yanında genelde evcil keçilerden sağlanan süt de sık tüketilen bir içecek olmuştur.另外有在家喝牛奶一定要手插腰的習慣。
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.아버지에게서 양을 치는 일을 맡았고, 아버지의 본처 자식들에게서 형제가 아니라 종 취급을 받았다.
Bu yüzden otlatmaya götürdüğü keçiler başkalarınınkine göre hep sağlıklı görünmüşlerdir.이를 곁에서 본 강희제가 사냥에는 언제나 윤진을 데리고 나갔다고 한다.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.על פי ההלכה אישה אינה יורשת את בעלה, אלא בניו.
Keçilerin gebelik süreleri 23 hafta kadardır.הזדווגות הזכר לנקבה במין זה נמשכת 73 שעות.
Keçilerin sütü az yağlı ancak besleyicidir.תעשיית בשר העוף היא עסק מלוכלך, אבל רווחי".
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Реално властта принадлежи на мъжа, но не на съпруга, а на братята на жените в рода.
Keçiler, geviş getiren hayvanlardır.Vilenjaci su mitološka bića koja donose sreću.
Alberto, İspanya'da Bucardo keçileri üzerine çalışmıştı.Alberto a bucardóval dolgozott Spanyolországban.
Alberto, İspanya'da Bucardo keçileri üzerine çalışmıştı.Alberto a lucrat cu capra alpină în Spania.
Alberto, İspanya'da Bucardo keçileri üzerine çalışmıştı.Alberto arbeitete am Pyrenäensteinbock in Spanien.
Alberto, İspanya'da Bucardo keçileri üzerine çalışmıştı.Alberto bekerja dengan bucardo di Spanyol.
Alberto, İspanya'da Bucardo keçileri üzerine çalışmıştı.Alberto đã nghiên cứu loài dê rừng tên bucardo ở Tây Ban Nha.
Alberto, İspanya'da Bucardo keçileri üzerine çalışmıştı.Alberto lavorava con lo stambecco dei Pirenei in Spagna.
Alberto, İspanya'da Bucardo keçileri üzerine çalışmıştı.Alberto pracował z gatunkiem bucardo w Hiszpanii.