keçi ile cümle
keçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kendisine keçi kurban edilir.Er wordt een schaap geofferd.
Ayrıca Thor'un iki tane keçisi vardır.Thor eet twee stieren.
Mesela bir erkek, babasının değil, dayısının keçilerini miras alır.Zo erft een zoon niet zijn vaders vee maar het vee van de broer van zijn moeder.
Keçilerin sütü az yağlı ancak besleyicidir.En geitenmelk bevat weinig zout.
Meraların azalması nedeniyle, birkaç koyun ve birkaç keçi sürüsü kalmıştır.Door een beer zijn ze echter al verschillende schapen verloren.
Genç keçiler 3 yaşına gelince çiftleşebilirler.De jonge skinken zijn na drie jaar volwassen en kunnen zich voortplanten.
Patronus'u keçidir.Hij maakt Polonius belachelijk.
Kuzu ve yavru keçilere saldırırlar.Interviews met hoeren en hoerenjongens.
İnsanların dışında keçi,köpek ve kedilerde de görülebilir.Deze afwijking wordt behalve bij katten en honden ook vaak bij paarden, schapen en ander vee aangetroffen.
Keçiören Kaymakamlığı verilerine göre nüfusu 5.581 kişidir.De plaats heeft een alfabetiseringsgraad van 5.581 personen.
Tesislerde, Türk Saaneni keçi ırkı da yetiştirilmektedir.Het Ierse trekpaard is daardoor bedreigd ras geworden.
Koyun ve keçilerin sütünden elde edilen peynir, bölge halkı tarafından tüketilmektedir.De kaas wordt gemaakt van de melk van de koeien uit de omgeving van het klooster.
Kuzu ve keçi etleri de bulunabilmektedir fakat çok fazla rağbet görmemektedir.Mogelijk eten ze ook insecten, maar niet al te veel.
Domuzun izi keçi izine benzer, ancak farklıdır.De hooivork lijkt op de mestvork, maar er zijn verschillen.
Keçiboynuzundaki kalsiyum oranı, inek sütündekinden üç kat daha yüksektir.De koelcapaciteit van droogijs is meer dan drie maal hoger dan die van waterijs.
Fakat keçilerden biri kırık kemiği olduğu için topallamaktadır.Een van de vogels loopt daardoor met een gebogen nek.
Ayaktırnakları ise keçi tırnağına benzer.Zijn gedaante is die van een geit.
Ağaca çıkan keçinin, dala bakan oğlağı olur.De kleine apen doen de groten na.
Genç keçiler 3 yaşına gelince çiftleşebilirler.(Konie można ujeżdżać od 3. roku życia.
Keçilerin gebelik süreleri 23 hafta kadardır.Młode podążają za mrówkami, gdy mają już 23 tygodnie.
Bu doğar doğmaz keçiler arasında kalır ve kendini keçi sanır.Chodzi natomiast o to, co czuje nietoperz, będąc sobą samym.
Fakat Pan'ın yarı keçi olmasından kaynaklanan kötü bir kokusu vardır.Albo wujek, który śmierdzi jak koza.
En çok küçükbaş (koyun, keçi), Büyükbaş (inek) yetiştirilmektedir.Tworzy dolną (prawą) część sieci mniejszej.
Çıkan liflere kecin denir.Ostryż długi kurkumą zwany.
Genellikle yaratığın bir başı aslan, bir başı keçi, gövdesi aslan ve kuyruğu yılan olarak tasvir edilir.Przyjmuje się najczęściej, że miała głowę lwa, ciało kozy i ogon węża.
En çok beslenen hayvan kıl keçisidir.Zwierzęciem najbardziej funkcjonalnie podobnym do bydła jest koza.
Keçiörengücü hiçbir karşılaşmada görev almadan bir sezon kaldı.Szumbareć do końca sezonu nie wziął już udziału w żadnych zawodach.
Koçun iki boynuzu Medleri ve Persleri simgelerken keçi Yunanları temsil etmekteydi.Do powstania rasy wykorzystano 2 samce i 2 samice wilka.
Ayrıca Thor'un iki tane keçisi vardır.Stąd też lew posiada dwa ogony.
Ciddi bir kuraklık keçi sürülerinin % 90'ını öldürdü.En svår torka dödade 90 procent av deras boskap.
Daye Hatun (Sema Keçik) — Ayşe Hafsa Sultan'ın nedimesi.Deras sound kan liknas vid gruppen Lovin' Spoonful.
Tacitus'a göre halk bir günah keçisi aramıştı ve dedikodular Nero'yu sorumlu tuttu.Enligt Tacitus sökte folket efter en syndabock och det fanns rykten om att Nero bar ansvaret.
(Honaz’da akrabamız vardır ama bilinmez) Biz hiç keçi beslememişiz.Och åter: Om inte Gud skänkt oss frälsningen av nåd, så ägde vi den inte säkert.
Yemeği yapılacak keçi 3 aylık kadar olması gerekir.En måltid stannar i djuret i upp till 3 dagar.
Anut: Boynuzlu bir keçiyi andıran cüsseye sahip bir cilledir.Några arter (särskild hanar) har en liknande körtel vid strupen.
Ayrıca Thor'un iki tane keçisi vardır.Nazism: Du har två kor.
Doğal hastalık, koyun ve keçilerde görülür.Infektioner hade då visat sig hos nötkreatur och får.
Arjantin'de, sığır ve keçilerde görülür.I Argentina jagas viscachan för köttets och pälsens skull.
Bunun üzerine sezon kalan kısmını Keçiörengücü'nde kiralık olarak geçırdı.Återstoden av den säsongen blev för henne därmed spolierad.
Keçiören Kaymakamlığı/MuhtarlıklarFörstoppning Growing People - Förstoppning
Çizgili sırtlan, dağ keçisi, vaşak dağ çevresinde yaşayan memelilerdendir.Ludde Labb, en hundfixerad kille som bor uppe bland bergen.
Son dönemlerde HALEP KEÇİSİ yetiştirmek için bir köylü girişimde bulunmuştur.Under denna tid gjorde han även ett försök att vara fårfarmare.
Diğer deyişle, önce keçiyi seçmiş olma olasılığı 2/3, arabayı seçmiş olma olasılığı ise 1/3'tür.Інакше кажучи, ймовірність одразу обрати козу — 2/3, а машину — 1/3.
Keçileri çalmak isteyen birini gördüklerini sanarak çobanlardan biri oraya gider.Друзі вирішують, що, щоб заховати зайця, хтось повинен вийти .
Genellikle ortalama bir koyun sürüsünde 5-10 tane keçi bulunur.У повній кладці зазвичай 5-7 яєць.
Keçi kılı işleyen 2 fabrika mevcuttur.На заводі діяло двоє доменних печей.
Kentin adı "keçi" anlamına gelen Macar kelimesi kecske den kaynaklanmaktadır.Назва походить, імовірно, від слова «коза».
Atalarımızda keçi eti yemezmiş, keçi beslemezmiş.Мешканці не їли лосине м'ясо та не полювали на лосів.
Afanasevo ekonomisi sığır, koyun ve keçi yetiştirmek üzerine kuruluydu.Основою тодішньої економіки міста було вирощування корів та овець.
Ted'in keçi saldırısına uğraması sonucu hastaneye giderler.На порозі з лікарні у Теда виникає плевральний випіт.
(Honaz’da akrabamız vardır ama bilinmez) Biz hiç keçi beslememişiz.Neboť my bez nich nemůžeme býti učiněni dokonalými; ani oni bez nás nemohou býti učiněni dokonalými."
En çok küçükbaş (koyun, keçi), Büyükbaş (inek) yetiştirilmektedir.A to ty nejlacinější (díky nejnižšímu možnému obsahu mědi).
Reutlingen'de doğan General Ferdinand Heim daha sonra "Stalingrad'ın günah keçisi" olarak ünlendi.Narodil se zde například generál Ferdinand Heim, později známý jako "Obětní beránek Stalingradu".
Keçilerin gebelik süreleri 23 hafta kadardır.Ovce jsou březí 22 týdnů.
Keçi söğüdü sınıflandırmada seksiyon Vetrix içerisine dahil edilir.V rámci rodu vrba je řazena do podrodu Vetrix.
İnek, koyun, keçi ve deve gibi hayvanlar bu hastalıktan etkilenebilir.Zvířata jako krávy, ovce, kozy a velbloudi mohou být napadena.
Ertesi gün keçiyi takip eder.Druhý den zavraždí i Vočka.
Adada keçilerin yaşadığı bilinmektedir.Na ostrově žijí pouze králíci.
Keçi:Çiftlikte yaşayan bir keçidir.Zajímavostí je kozí farma nacházející se ve vesnici.
Keçi sütü, koyun sütü, inek sütü veya bunların karışımından oluşan sütle yapılır.Vyrábí se z kozího, ovčího, kravského mléka nebo také kombinací těchto mlék.
İlgili Sayfalar