keçi ile cümle
keçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve keçi 120 $'dı.Και αυτή η κατσίκα άξιζε $120.
Ve keçi 120 $'dı.А та коза стоила 120 долларов.
Ve keçi 120 $'dı.И тази коза струваше 120 долара.
Ve keçi 120 $'dı.והעז הזו עלתה 120 דולרים.
Ve keçi 120 $'dı.وتلك الشاة كانت تساوي 120 دولارا.
Ve keçi 120 $'dı.ほんの少しの援助がどれほどの変化をもたらすか
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.A wielu miejscach są warte mniej niż kozy i krowy.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.E in tanti posti valgono meno di capre e vacche.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.És sok helyen kevesebbet érnek, mint a kecskék vagy tehenek.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Et dans de nombreux endroits, elles valent moins que des chèvres et des vaches.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.In sommige plaatsen zijn ze minder waard dan geiten en koeien.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.많은 곳에선 염소와 소만큼도 못합니다.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Şi în multe locuri ele valorează mai puţin decât caprele sau vacile.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Tại nhiều nơi họ không đáng giá bằng dê hay bò.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Und an vielen Orten sind sie weniger wert als Ziegen und Kühe.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.V mnogih krajih so vredne manj od koz in krav.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Y en muchos lugares ellas valen menos que cabras y vacas.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.А на много места те струват по-малко от козите и кравите.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.Во многих местах они стоят меньше, чем козы и коровы.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.І в багатьох місцях вони є дешевшими ніж кози і корови.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.ובהרבה מקומות ערכן פחות מערכם של עזים ופרות.
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.و فى أماكن كثيرة يعد ثمنهن أقل من الماعز ,أو البقر
Ve pek çok yerde ineklerden veya keçilerden daha değersizler.しかし世界の人口の
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.A pak samozřejmě musím podojit kozy a nakrmit je, abych mohla udělat sýr.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Dann muss ich natürlich die Ziegen melken und füttern, um den Käse zu machen.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.En dan moet ik natuurlijk de geiten melken en voeren zodat ik kaas kan maken.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Et ensuite bien sûr je dois traire les chèvres puis nourrir ces chèvres afin de faire le fromage.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Kemudian tentu saja saya harus memerah susu dan memberi makan kambing itu untuk membuat keju.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.물론, 저는 치즈를 만들기 위해서 염소를 먹여 젖을 짜야만 합니다.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Muszę nakarmić i wydoić kozy, aby otrzymać ser. Muszę nakarmić i wydoić kozy, aby otrzymać ser.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Poi ovviamente devo mungere le capre, e nutrirle per poter fare il formaggio.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Şi apoi, bineînţeles, trebuie să mulg şi să hrănesc caprele pentru a putea face brânza.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Và sau đó dĩ nhiên là phải vắt sữa dê để có sữa và cho dê ăn để có phô-mai.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.Y, por supuesto tengo que ordeñar las cabras y alimentar a las cabras para poder hacer el queso
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.И затем, конечно, я должна подоить коз и покормить их, для того чтобы у нас был сыр.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.И разбира се, после трябва да издоя козите, и да ги нахраня, за да направя сиренето.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.ואז, כמובן, אני צריכה לחלוב את העיזים ולהאכיל את העיזים כדי שאוכל להכין גבינה.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.وبالطبع لا بد لي أن أحلب الماعز وأغذي الماعز من أجل صنع الجبن.
Ve tabi keçileri beslemeliyim ki sütlerini sağıp peynir yapabileyim.もちろんヤギも飼育します バイオスフィア2でピザを作るには4ヶ月かかりました
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Emlékszem, hogy zokogtunk, amikor biriani [rizses hús] lett a kis kecskékből, akikkel a nyáron játszottunk.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Jag minns att vi grät ymnigt när det små getterna vi lekte med under sommaren lagades som biryani.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Jeg kan huske at vi græd voldsomt når de små geder vi legede med om sommeren blev til biriani.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.엄청 울었던 기억도 있습니다. 우리가 여름 동안 함께 놀던 새끼 염소가 비리아니 요리가 되어야 했을 때 말이죠.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Ricordo che piangemmo tante lacrime quando le caprette con cui giocammo tutta l'estate divennero biriani.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Saya ingat menangis menjadi-jadi saat kambing kecil yang biasa bermain dengan kami menjadi hidangan Biriani.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Tôi nhớ mình đã khóc như mưa khi những con dê chúng tôi chơi cùng trong mùa hè trở thành những món biriani.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Θυμάμαι κλάψαμε γοερά όταν οι μικρές κατσίκες που παίζαμε το καλοκαίρι κατέληξαν Μπιργιάνι.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.І я згадую, як ми ридали, коли козенята, з якими ми грались протягом літа, перетворювались у біріані.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Я помню, как сильно мы плакали, когда козлята, с которыми мы играли все лето. превращались в бириани.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.אני זוכר שבכינו בשפע כשהעיזים הקטנות ששיחקנו איתן בקיץ נהפכו לביריאני.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.أتذكر أننا بكينا بشدة حين تحول الماعز الذي لعبنا معه في الصيف إلى برياني.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.ビリヤニにされたのを見たときには すごく泣きましたけど (笑)
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.當夏日同我地一齊玩嘅果地羊仔, 變成佐蓋澆飯, 我記得我地都哭地好慘。
Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.là khu bảo tồn có tên Đảo Goat tại Leigh, New Zealand.
Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.뉴질랜드의 레이(Leigh)에 있는 고트섬이라는 보호구역이었는데요.
Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.הייתה שמורה ימית בשם גואט איילנד בליי אשר בניו זילנד.
Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.كانت محمية تدعى جزيرة الماعز في مدينة ليه في نيوزيلندا.
Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.まずはここを取材しました。 1975年、初の海洋保護区に指定された時には
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.Byl jsem již dvadceti let s tebou; ovce tvé ani kozy tvé nikdy nezmetaly; a skopců stáda tvého nejedl jsem.
Yirmi yıl yanında kaldım. Koyunların, keçilerin hiç düşük yapmadı. Sürülerinin içinden bir tek koç yemedim.Dvajset let je, odkar sem bil s teboj: ovce in koze tvoje niso bile jalove, in ovnov črede tvoje nisem jedel.
İlgili Sayfalar