keçi ile cümle
keçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Ena izmed lokacij, kjer sem delal, je bil rezervat Goat Island v Leighu na Novi Zelandiji.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.En een van de eerste plaatsen waar ik werkte was een reservaat met de naam Geiteiland in Leigh.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.És egyike az első helyeknek ahol dolgoztam egy Kecske Sziget nevezetű rezervátum volt az új zélandi Leigh-ben.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Jednym z pierwszych miejsc mojej pracy był rezerwat zwany Goat Island w Leigh, w Nowej Zelandii.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Och en utav de första platserna jag besökte var ett reservoar som heter Goat Island i Leigh i Nya Zealand.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Și unul din primele locuri unde am lucrat a fost o rezervație numită Insula Caprei din Leigh, Noua Zeelandă.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Una delle prime zone in cui ho lavorato era la riserva di Goat Island al largo di Leigh, in Nuova Zelanda.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Und einer der ersten Orte meiner Arbeit war ein Schutzgebiet namens Goat Island in Leigh in Neuseeland.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Un des premiers endroits où j'ai travaillé est une réserve nommée Goat Island à Leigh en Nouvelle-Zélande.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Y uno de los primeros lugares en los que trabajé fue una reserva llamada Goat Island en Leigh, Nueva Zelanda.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Κι ένα από τα πρώτα μέρη όπου δούλεψα ήταν ένα καταφύγιο που λεγόταν Γκόουτ Άιλαντ στο Λι της Νέας Ζηλανδίας.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.И едно от първите места, на което работих беше резерват наречен Кози Остров в Лея, Нова Зеландия.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Одним з перших місць, де я працював, був заповідник Козячий острів в Лі, Нова Зеландія.
Çalıştığım yerlerden ilki Yeni Zelanda Leigh'te Keçi Adası adı verilen bir rezervdi.Одним из первых мест, где я работал, был заповедник под названием Козий остров в Ли, Новая Зеландия.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Are o mustață cu rol tactil și gustativ pe bărbie.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Den har en skægtråd.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Ha un barbiglio sul mento.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Il a un barbillon.
Çenesinde bir keçi sakalı var.턱수염이 있습니다.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Má fúzy.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Ma również wąsiki pod otworem gębowym.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Má vousy jako sumec.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Tem um barbilhão no queixo.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Tiene una barbilla.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Van egy bajusz az állán.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Има мустаци на брадичката.
Çenesinde bir keçi sakalı var.Його вус на підборідді світиться.
Çenesinde bir keçi sakalı var.У неё на подбородке есть усик.
Çenesinde bir keçi sakalı var.יש לו מחוש סנטר.
Çenesinde bir keçi sakalı var.وعلى ذقنه
Çenesinde bir keçi sakalı var.たくさんの発光器官があります お見せしましょう
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."Chú dê thứ nhất, vừa nhai, vừa nói, "Cậu ạ, phim này cũng không tệ."
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."De eerste geit zegt, al kauwende: "Weet je, deze film is niet slecht." De tweede geit zegt:
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."E la prima capra, masticando, dice "Sai, questo film non è male."
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."És az első kecske azt mondja, "Tudod, ez a film nem is olyan rossz."
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."Et la première chèvre, en mâchonnant, dit, "Tu sais, ce film n'est pas mauvais."
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."첫번째 염소가 "이봐, 이 필름은 맛이 나쁘지 않아"라고 했지요.
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."Og den første ged der tygger, siger, "I ved, denne film er ikke dårlig."
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."Pierwsza koza mówi żując " Ten film nie jest taki zły".
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."Prima capră, rumegând, spune: "Ştii, filmul ăsta nu e rău."
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü.""Sabes, esta película no está mal".
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."Und die eine Ziege sagt, kauend: "Weisst Du, dieser Film ist nicht schlecht."
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."Η πρώτη κατσίκα που μασάει λέει, "Ξέρεις, αυτή η ταινία δεν είναι κακή".
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."Первый, прожевав, говорит: "Знаешь, а неплохой фильм".
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."ועז אחד אומר בעודו לועס, "הסרט הזה לא רע."
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."والمعزة الأولى قالت، "تعلمين، هذا الفيلم ليس سيئا".
Çiğneyip bitiren ilk keçi diyor ki, "Biliyor musun, bu film çok kötü."もう1匹が 「いやー、 本のほうが良かったよ」と言うのです
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Als Junge war ich ein Hirte, wachte über unser Vieh - Ziegen, Schafe und Rinder.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Eu am crescut păstorind, îngrijind șeptelul familiei: capre, oi și vite.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Eu cresci a pastorear, a tomar conta do nosso gado -- cabras, ovelhas e vacas.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Ik ben opgegroeid als herder. Ik hoedde onze veestapel -- geiten, schapen en runderen.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Io sono cresciuto facendo il mandriano prendendomi cura del nostro bestiame, capre, pecore e bovini.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.J'ai grandi comme berger, prenant soin de notre bétail -- des chèvres, des moutons et des vaches.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Jako dziecko, pasłem nasze bydło: m. in. kozy i owce.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.전 유목을 하고, 가축을 돌보며 자랐습니다. 염소, 양, 소를요.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Tôi lớn lên theo kiểu bầy đàn chăm sóc đàn gia súc như dê, cừu và trâu bò.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Vyrastal som pasúc, dávajúc pozor na dobytok -- kozy, ovce a kravy.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Yo crecí arreando, cuidando a nuestro ganado... cabras, ovejas y res.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.Μεγάλωσα βόσκοντας, φροντίζοντας τα ζωντανά μας - κατσίκες, πρόβατα και γελάδια.
Çobanlık yaparak büyüdüm, hayvanlarımıza bakarak -- keçiler, koyunlar ve sığırlar.В детстве я был пастухом, присматривал за животными — овцами, козами и крупным рогатым скотом.
İlgili Sayfalar