kazanmasına ile cümle
kazanmasına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
5
ORT. KELİME
Nancy Bob'un yarışmada birincilik ödülünü kazanmasına şaşırdı.Nancy was surprised that Bob won the first prize in the contest.
Eğer varsa, Tom'un seçimi kazanmasına dair küçük bir ümit var.There is little, if any, hope that Tom will win the election.
Tom'un kazanmasına izin veremezsin.You can't let Tom win.
Tom'un kazanmasına izin vermek zorunda kaldım.I had to let Tom win.
Tom'un kazanmasına izin verdim.I let Tom win.
Onların bir tane kazanmasına izin ver.Let them win one.
Tom'un yarışı kazanmasına hepimiz şaşırdık.We were all surprised that Tom won the race.
Tom'un kazanmasına izin verdiğine inanamıyorum.I can't believe you let Tom win.
Onun kazanmasına izin vermek zorunda kaldım.I had to let him win.
Sen onun kazanmasına izin veremezsin.You can't let him win.
Onun kazanmasına izin veremezsin.You can't let her win.
Biz bunun kazanmasına ihtiyaç duyduk.We needed this win.
Onların kazanmasına izin vermeyin.Don't let them win.
Onun kazanmasına izin vermeliydim ama çok iyi kartlarım vardı.I should have let her win but I had too good cards.
Takımımın kazanmasına yardımcı olabilmeyi istiyorum.I want to be able to help my team win.
Ben sadece takımın kazanmasına yardımcı olmak istiyorum.I only want to help the team win.
Tom, Mary'nin GED'ini kazanmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary earn her GED.
Tom'un kazanmasına yardımcı oldum.I helped Tom win.
Tom Mary'nin ödül kazanmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary won the prize.
Tom, Mary'nin yarış kazanmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary won the race.
Tom, Mary'nin kazanmasına izin vermeli.Tom should let Mary win.
Tom, Mary'nin kazanmasına izin verdiğini itiraf etti.Tom admitted that he let Mary win.
Tom'un kazanmasına gerçekten izin verecek misin?Are you really going to let Tom win?
Ne yaparsan yap, Tom'un kazanmasına izin verme.Whatever you do, don't let Tom win.
Tom'un tekrar kazanmasına izin veremezsin.You can't allow Tom to win again.
Tom'un kazanmasına izin vermedin, değil mi?You didn't let Tom win, did you?
Neden Tom'u kazanmasına izin vermedin?Why didn't you just let Tom win?
Tom'un kazanmasına izin vermeyeceğiz.We're not going to let Tom win.
Neden Tom'un kazanmasına izin verdin?Why did you allow Tom to win?
Tom'un kazanmasına izin verdin, değil mi?You let Tom win, didn't you?
Tom'un yeniden kazanmasına izin veremezsin.You can't let Tom win again.
Neden Tom'un kazanmasına izin vermedin?Why didn't you let Tom win?
Tom'un kazanmasına izin vermelisin.You should let Tom win.
Tom'un kazanmasına izin verirdim.I would've let Tom win.
Tom'un kazanmasına şaşırdım.I'm surprised Tom won.
Tom'un kazanmasına asla izin vermezdim.I'd never let Tom win.
Tom'un kazanmasına asla izin vermedim.I'd never let Tom win.
Tom'un kazanmasına izin veremeyiz.We can't let Tom win.
Tom'un kazanmasına izin vermeliyim.I should let Tom win.
Tom'un kazanmasına izin vermedim.I didn't let Tom win.
Lütfen Tom'un kazanmasına izin ver.Please let Tom win.
Tom'un kazanmasına izin verelim.Let's let Tom win.
Tom'un kazanmasına izin verme.Don't let Tom win.
Tom, Mary'nin kazanmasına izin vermek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to let Mary win.
Tom, Mary'nin kazanmasına izin vereceğini söyledi.Tom said he was going to let Mary win.
Tom'un Mary'nin kazanmasına izin vereceğini sanmıyorum.I don't think Tom would let Mary win.
Tom'a Mary'nin kazanmasına izin vermesini söylemelisin.You should tell Tom to let Mary win.
Tom'un Mary'nin kazanmasına izin vereceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will let Mary win?
Tom Mary'nin tekrar kazanmasına asla izin vermeyecek.Tom will never let Mary win again.
Tom, Mary'nin kazanmasına asla izin vermeyeceğini söyledi.Tom said he'd never let Mary win.
Tom muhtemelen Mary'nin kazanmasına izin vermeyecek.Tom isn't likely to let Mary win.
Tom Mary'nin kazanmasına izin vermeyecektir.Tom isn't going to let Mary win.
Tom muhtemelen Mary'nin kazanmasına izin verecektir.Tom will probably let Mary win.
Tom'un Mary'nin kazanmasına izin vereceğinden eminim.I'm sure Tom will let Mary win.
Tom Mary'nin kazanmasına izin verirdi.Tom would've let Mary win.
Tom, Mary'nin kazanmasına izin vermedi.Tom didn't let Mary win.
Tom Mary'nin kazanmasına izin veriyor.Tom lets Mary win.
Tom, Mary'nin kazanmasına izin verecek.Tom is going to let Mary win.
Tom muhtemelen Mary'nin kazanmasına izin verecek.Tom is likely to let Mary win.
Tom'un kazanmasına izin vermem gerekirdi.I should've let Tom win.