Sanki hiç kazanmamış olmayı dileyen bir ifade olur yüzünde.Wygląda jakby wolał jednak nie wygrać.
Sanki hiç kazanmamış olmayı dileyen bir ifade olur yüzünde.Изглежда, като че ли му се иска да не беше спечелил.
Sanki hiç kazanmamış olmayı dileyen bir ifade olur yüzünde.І виглядає так, наче він не хотів цієї перемоги
Sanki hiç kazanmamış olmayı dileyen bir ifade olur yüzünde.Оно выглядит так, будто он не хотел выигрывать.
Sanki hiç kazanmamış olmayı dileyen bir ifade olur yüzünde.זה נראה כאילו הוא מצטער שהוא זה שניצח.
Sanki hiç kazanmamış olmayı dileyen bir ifade olur yüzünde.كأنه يتمنى لو أنه لم يفز بالمباراة.
Sanki hiç kazanmamış olmayı dileyen bir ifade olur yüzünde.それはなぜか? 共感です
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.인터넷으로 이 소식이 알려졌죠. 제 사이트 이용자들은 저를 1위 자리에 앉히기로 결정했습니다.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.A közösségem elhatározta, hogy azt akarják, én nyerjek.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.A minha comunidade decidiu que queria que eu ganhasse.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Comunitatea mea a decis că ei doresc să înving.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Cộng đồng của tôi quyết định họ muốn tôi thắng giải đó.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Das Internet bekam Wind davon. Meine Gemeinschaft wollte mich gewinnen lassen.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.La mia comunità ha deciso che volevano che io vincessi.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Ma communauté a décidé de me faire gagner.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Má komunita se rozhodla, že chtějí abych vyhrál.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Mi comunidad decidió que yo la ganara.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Mijn gemeenschap heeft besloten dat ik moest winnen.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Moja społeczność chciała, żebym wygrał.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Η κοινότητά μου αποφάσισε πως με ήθελαν να νικήσω.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Моё сообщество решило, что я непременно должен возглавить сотню.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.Моята общност решиха,че искат аз да го спечеля.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.והאינטרנט שמע על זה. הקהילה שלי החליטה שהם רוצים שאני אנצח.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.وقد أثارت جلبة كبيرة على الأنترنيت. جمهوري قرروا على أنهم سيدفوعون بي إلى الفوز.
Sitemin kullanıcıları benim kazanmamı istediklerine karar verdiler.私のコミュニティーは 私を1位にさせようと考えました 彼らに指示はしていません 彼らは ただそう望んだのです
Takımımın yenme olasılığı nedir? Berabere kalmamız değil kazanmamız.Каква е вероятността моят отбор да спечели?
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."Dan kini kau membantuku mendapatkan kembali rasa percaya diri akan masa depan.'
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun.""E agora está a ajudar-me "a recuperar alguma confiança no futuro."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."En nu help je mij om vertrouwen in de toekomst te krijgen."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."Et aujourd'hui vous m'aidez à regagner confiance en l'avenir."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."하지만, 지금 당신이 나를 도왔고 우리는 미래에 관한 희망을 다시금 얻었습니다."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."Og nu hjælper du mig til at genvinde en vis tro på fremtiden."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."Ora mi stai aiutando a ritrovare la fiducia nel futuro."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."Şi acum mă ajuţi să câştig încredere în viitor."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."Teraz ty mi pomagasz odzyskać pewność siebie na przyszłość."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."Und nun hilfst du mir, um ein Vertrauen in die Zukunft zurückzugewinnen."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."Và bây giờ thì bạn đang giúp tôi để lấy lại được niềm tin vào tương lai."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."Y ahora me estás ayudando a recobrar confianza en el futuro".
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."А вот теперь ты помогаешь мне обрести уверенность в будущем".
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."А сега ти ми помагаш, да възвърна самочувствие за в бъдеще."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."ועכשיו אתה עוזר לי לחדש את הביטחון שלי בעתיד."
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."ولكن اليوم أنت تساعدني على اكتساب الثقة في مستقبلي "
Ve şimdi sen bana gelecek için güven kazanmam için yardım ediyorsun."取り戻すための手助けをしてくれている」 別のカウンセラーは養成訓練の後に私にこう言いました