Onun deneyimi, ona işi yapma niteliği kazandırıyor.His experience qualifies him to do the job.
Web siten sana para kazandırıyor mu?Does your website make you money?
Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.They see his bike is registered.
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?Did that require, as an architect, a new way of thinking about what you were doing?
Bu, bize iki şey kazandırıyor.That enables us to do two things.
İçeriye vuran akşam ışığı dağılıyor ve fresklerdeki figürlere boyut kazandırıyor.The light is diffuse, and it makes those frescoed figures feel so dimensional.
Bitkiye kişilik kazandırıyor.So it just gives a personality to your plant.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Those fibers in that particular orientation give the skeleton a very, very different behavior.
Bu karaladığım alan şeride derinlik kazandırıyor.This little area that I'm shading right here gets depth of that sheet.
Elbette bu durum, bakteriye çok hücreli olma yeteneği kazandırıyor.Of course what that allows bacteria to do is to be multicellular.
Bu kliniklerden bazıları sektöre onlarca milyon dolar kazandırıyor.Some of these clinics are pulling in tens of millions of dollars a year in business.
Ölümü düşünmek, hayatınıza açıklık kazandırıyor.Thinking about death clarifies your life.
Ayrıca eylemin başarılı olması da ona büyük ağırlık kazandırıyor." dedi.Also, the action was successful, which gives it great weight."
"Hayat Okulu" Sırbistan’da engellilere beceriler ve bağımsızlık kazandırıyor"School of Life" teaches skills, independence to disabled in Serbia
Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.Dabei wird sein Fahrrad gestohlen.
Nil, her yıl yenilenen taşkınlarıyla bölgeye verimli topraklar kazandırıyordu.Le Nil rend les terres environnantes très fertiles grâce à ses crues annuelles.
iş iyi para kazandırıyor,fakat diğer taraftan günde on iki saat çalışmam gerekiyor.El trabajo paga bien, pero por otro lado tengo que trabajar doce horas diarias.
Nil, her yıl yenilenen taşkınlarıyla bölgeye verimli topraklar kazandırıyordu.Retornarán a los mismos sitios a construir sus nidos año tras año.
Filmin banal ciddiyeti işe yarıyordu ve ona ham bir gerçeklik kazandırıyordu".La banale serietà del film fa il resto - e gli dà quel tocco di crudo realismo».
Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.Собираясь домой, он обнаружил, что у него украли велосипед.
Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.Erkänner du att du stal cykeln?
Takımın başına getirilen Mike D'antoni takıma yeni bir kimlik kazandırıyordu.Az új vezetőedző, Mike D’Antoni irányításával szisztematikus munka indult be a csapatnál.
Geleneksel hikâyeciliğimizi çağdaş bir yorumla yoğurup yeniden topluma kazandırıyor."For det meste, at genfortolke deres klassikere for et nyt publikum."
Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.Thế nhưng chiếc xe đạp lại bị lấy trộm.
Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.バイクを盗まれたことがあるという。
Filmin banal ciddiyeti işe yarıyordu ve ona ham bir gerçeklik kazandırıyordu".而電影就是個具體的東西,你需要轉譯它」。
Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.대부분 자전거를 타는 것을 기억하기 전의 유아가 사용한다.
Geleneksel hikâyeciliğimizi çağdaş bir yorumla yoğurup yeniden topluma kazandırıyor."이제 저는 저에 대한 모든 평가를 역사에 맡기고 조용한 시민생활로 돌아가겠습니다.
Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.יום אחד, גונבים לה את האופניים.
Bisikletin çalındığını fark etme konusunda zaman kazandırıyor.Kto sa chce naučiť bicyklovať musí aj padnúť.
Afrika kıtası doğal kaynaklarına baktığınızda başka yerlere para kazandırıyor olmalı ...El continente africano, cuando ves sus recursos, debería dar aportes a otros lugares...
Benlik bilinci kazandırıyor.거울로 볼 수 있고 자아를 되찾는 거죠
Benlik bilinci kazandırıyor.במראה ולקבל תחושה של עצמו.
Benlik bilinci kazandırıyor.في المرآة ، واستعادة الشعور بالذات.
Benlik bilinci kazandırıyor.デザインは 全世界を見渡し
Bir de aynalı bebek var, çocuk kendini görebilsin diye. Benlik bilinci kazandırıyor.Design betrachtet wirklich die ganze Welt und berücksichtigt die Welt in all ihren verschiedenen Ausprägungen.
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?A necesitat asta, în calitate de arhitect, schimbarea modului de abordare?
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?Apa itu membutuhkan, sebagai seorang arsitek, semacam cara berpikir baru tentang apa yang Anda lakukan?
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?Czy wymagało to od ciebie jako architekta nowego podejścia do wykonywanej pracy?
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?En tant qu'architecte, cela a-t-il exigé de votre part une nouvelle façon de voir les choses?
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?¿Eso requirió, como arquitecto, una nueva manera de pensar acerca de lo que estabas haciendo?
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?KA: Hat das, als Architekt, eine neue Sicht auf Ihre Tätigkeit erfordert?
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?건축가로서 이번 작업을 완전히 일시적 설치물로 진행하는 과정에서 당신의 작업이 가져왔던 일시성에 대해
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?Questo ti ha richiesto, come architetto, un modo nuovo di pensare a ciò che stavi facendo?
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?Това изискваше ли, като архитект, нов начин да мислите за това, което правите?
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?Это как нибудь влияет на Вас, как на архитектора, в процессе работы?
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?האם בגלל זה נדרשת, כאדריכל למצוא דרך חדשה לחשוב על מה שעשית?
Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu?هل هذا يتطلب كمهندس معماري طريقة جديدة في التفكير فيما كنت تعمله؟
Bitkiye kişilik kazandırıyor.Ako vidíte, vaša rastlina získava osobnosť.
Bitkiye kişilik kazandırıyor.Así que le da personalidad a nuestras plantas.
Bitkiye kişilik kazandırıyor.Confere uma personalidade à planta.
Bitkiye kişilik kazandırıyor.Dă personalitate
Bitkiye kişilik kazandırıyor.Dà semplicemente una personalità alla vostra pianta.
Bitkiye kişilik kazandırıyor.Elle donne donc une personnalité
Bitkiye kişilik kazandırıyor.Es verleiht Ihrer Pflanze eine Persönlichkeit.
Bitkiye kişilik kazandırıyor.Het geeft persoonlijkheid aan je plant.
Bitkiye kişilik kazandırıyor.그러니까 여러분이 재배하는 식물에 인격을 부여하는 겁니다.
Bitkiye kişilik kazandırıyor.Urządzenie nadaje jej osobowość.
Bitkiye kişilik kazandırıyor.Zkrátka to dává rostlině vlastní osobnost.
Bitkiye kişilik kazandırıyor.И това дава характер