kazandılar ile cümle

kazandılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Au primit premiul Aga Khan pentru arhitectură, în anul 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.De fik Aga Khan Prisen i Arkitektur i 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Ganaron el Premio Aga Khan de Arquitectura en 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Hanno ricevuto l'Aga Khan Award per l'architettura nel 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.He saivat Agha Khan -arkkitehtuuripalkinnon 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Họ đã đoạt giải Aga Khan về kiến trúc năm 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Ils ont gagné le prix Aga Khan d'architecture en 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Mereka mendapat Penghargaan Aga Khan untuk Arsitektur pada tahun 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Receberam o Prémio Aga Khan para a Arquitetura em 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Sie gewannen den Aga-Khan-Preis für Architektur 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.V roce 2002 dostali cenu Aga Khan za architekturu.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.W 2002 r. dostali nagrodę Agi Khana w dziedzinie architektury.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Zij kregen in 2002 de Aga Khan Prijs voor Architectuur.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Κέρδισαν το Βραβείο Αρχιτεκτονικής Αγά Χαν, το 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Они получили награду Ага Кхана за архитектуру в 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.Получиха наградата "Ага Хан" за архитектура през 2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.У 2002 році вони отримали Архітектурну премію Аґа Хана.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.הם זכו פרס "אגא קאן" לאדריכלות ב-2002.
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.وحصوا على جائزة الآغا خان للعمارة في عام 2002
2002 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü kazandılar.裏に建築家がいたのではないかと疑われました
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.2005년 그들은 이 2초짜리 샘플에 대해 파급력있는 판결을 얻어냈습니다.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.2005 erreichten sie eine wichtige Gerichtsentscheidung über ein zweisekündiges Sample.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.2005年には2秒のサンプリングに 違法の判決がでた サンプリングが短く 誰も気づかないのに
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.Em 2005 ganharam uma influente decisão do tribunal sobre esta "sample" de dois segundos.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.En 2005, ils ont gagné un jugement décisif sur cet extrait de 2 secondes.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.En 2005 lograron una influyente decisión de un tribunal sobre este sample de dos segundos.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.I 2005 scorede de en indflydelsesrig afgørelse i retten over dette to-sekunders sample.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.În 2005 a câştigat un proces de mare influenţă viitoare asupra unui eşantion de 2 secunde.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.In 2005 scoorde zij een belangrijke winst met een uitspraak over deze sample van 2 seconden.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.Năm 2005, họ thắng lớn nhờ một đoạn nhạc chỉ dài 2 giây.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.Nel 2005 ottenero una vittoria molto influente in trubunale per questo estratto di 2 secondi.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.V roce 2005 dosáhli vlivného rozsudku o dvousekundovém samplu.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.W 2005 roku wygrali sprawę o dwusekundową próbkę dźwiekową.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.Το 2005 πέτυχε μια σημαντική δικαστική απόφαση για ένα απόσπασμα δύο δευτερολέπτων.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.В 2005 году они добились решения в свою пользу по иску из-за этого двухсекундного сэмпла.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.През 2005 г. те печелят едно влиятелно съдебно решение за следния семпъл от 2 секунди.
2005'te bu 2 saniyelik sample ile etkili bir mahkeme kararı kazandılar.בשנת 2005 הם זכו בהחלטת בית המשפט משפיעה בעניין דגימת שתי שניות זאת.
Açığa satış yapanlar da hayatlarından memnun, çünkü yaptıkları işlemlerden para kazandılar.-A samozřejmě je to dobré pro krátké prodávající, protože ti vlastně vydělávají.
Açığa satış yapanlar da hayatlarından memnun, çünkü yaptıkları işlemlerden para kazandılar.-그것은 공매를 하는 사람들에 있어서도 좋은 일이지요. 왜냐하면 돈을 벌고 있으니까요.
Açığa satış yapanlar da hayatlarından memnun, çünkü yaptıkları işlemlerden para kazandılar.-なぜなら、お金を得ていますからね。 これは実際、みんなが株式市場でお金を、
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Albowiem przez nią świadectwa doszli przodkowie.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Ấy là nhờ đức tin mà các đấng thuở xưa đã được lời chứng tốt.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Ấy_là nhờ đức_tin mà các đấng thuở xưa đã được lời chứng tốt .
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Durch den haben die Alten Zeugnis überkommen.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.For på grunn av den fikk de gamle godt vidnesbyrd.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Karena beriman, maka orang-orang zaman lampau disenangi oleh Allah
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.선진들이 이로써 증거를 얻었으니라
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Lebo v nej dostali svedoctvo starší predkovia.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.På grund av den fingo ju de gamle sitt vittnesbörd.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Pentrucă prin aceasta, cei din vechime au căpătat o bună mărturie.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Per mezzo di questa fede gli antichi ricevettero buona testimonianza
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Po njej so namreč predniki prejeli pričanje.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Por ella recibieron buen testimonio los antiguos
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Porque por ela os antigos alcançaram bom testemunho.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Pour l`avoir possédée, les anciens ont obtenu un témoignage favorable.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Pro ni zajisté svědectví došli předkové.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.rt ezzel szereztek [jó] bizonyságot a régebbiek.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Sillä sen kautta saivat vanhat todistuksen.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Ved den fik jo de gamle godt Vidnesbyrd.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.Vroeger hebben vele mensen vanuit dit geloof geleefd. Zij zijn ook door hun geloof bekend geworden.

İlgili Sayfalar