kazandık ile cümle
kazandık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu olmadı, ama her gün birbirimizle görüşebilme hakkını kazandık.Prvo moramo spoznati sebe, da bi lahko spoznali vse drugo.
Dövüşünü kazandıktan sonra saçlarını yukarı doğru tarar.Po kilusių muštynių jis atsiduria už grotų.
İsrail'deki Eurovision Şarkı Yarışmasının Avrupa finalinde, 35 puan kazandıktan sonra 14. oldu.1999 m. „Eurovizijos“ finale, vykusiame Izraelyje, su 35 taškais užėmė 14 vietą.
İkinci golünü 3-2 kazandıkları Spartak maçında attı.Bendru rezultatu 3-2 nugalėjo Spartak Trnava.
Savaşı Caesar kazandıktan sonra Brutus özürlerle dolu bir mektup göndererek af diledi.Pompėjui pralaimėjus mūšį, Brutas atsiprašė Cezario, ir šis jam iškart viešai atleido.
Estonya 1991 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra ikinci cumhurbaşkanı oldu.Atkūrus Estijos nepriklausomybę, 1991 m. tapo Estijos banko prezidentu.
Kazandıkları madalya sayılarına göre IGA üyelerinin listesi.Už kiekvieną sąrašą paduotas balsų skaičius dalijamas iš kvotos.
Bu olmadı, ama her gün birbirimizle görüşebilme hakkını kazandık.Nad ei näinud küll üksteist, kuid said omavahel suhelda.
Polonya bağımsızlığını geri kazandıktan sonra, 1919 yılında profesör oldu.Poola iseseisvuse taastamise järel pöördus ta 1920. aastal kodumaale tagasi.
Bu golle de maçı kazandık.Aga Horan mängib ka golfi.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu. Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Fem år senare, som en oväntad gåva tack vare Tjernobyl, fick vi asyl i USA.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu. Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Fünf Jahre später zeigte sich unerwarteterweise ein Silberstreif - dank Tschernobyl gewährte uns die USA Asyl.
5 yıl sonra, beklenmeyen bir umut ışığı doğdu. Çernobil sayesinde, Amerika'da sığınma hakkı kazandık.Lima tahun kemudian, sebuah kebetulan. karena Chernobyl, kami mendapatkan suaka di A.S.
Ama her insan hayatına aynı değeri biçmediler. Hayır, kişilerin ne kadar kazandıklarına baktılar.Но не оцениха всеки живот еднакво, а според доходите им, разбираш ли?
Ancak bu arada ne oldu? Yıl içerisinde biraz para kazandık.Ale co se tu stalo?
Ancak bu arada ne oldu? Yıl içerisinde biraz para kazandık.この1年にわたって、収益を上げました。
Ancak piyasa %36 düştü. Biz asıl itibari ile pazar payı kazandık.Ale rynek spadł o 36 procent, dosłownie zwiększyliśmy udział w rynku.
-Başardı! -Kazandık!- ¡Ha ganado!
-Başardı! -Kazandık!Wygraliśmy!
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriAm străbătut toată țara căutând restaurantele de unde acești oameni cumpăraseră prăjiturelele cu răvașe.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriHo attraversato il paese, alla ricerca di questi ristoranti dove queste persone avevano av i loro biscotti.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriIk reisde heel het land af op zoek naar de restaurants waar deze mensen hun gelukskoekjes hadden gehaald.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleri전국을 돌아디니면서 음식점들을 찾아 다녔지요. 그 사람들이 포츈쿠키를 얻은 장소를 찾아서요.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriPo całym kraju szukałam restauracji, w których ci ludzie kupili swoje ciastka z wróżbą.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriTôi đi dọc đất nước, tìm kiếm những nhà hàng mà những người này đã mua bánh qui may mắn.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriПрекосих страната в търсене на тези ресторанти, откъдето тези хора взели бисквитките си с късметчета.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriЯ поехала по стране в поиске ресторанов, где эти люди купили печенье судьбы.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriעברתי את הארץ מקצה לקצה, בחיפוש אחרי המסעדות האלה בהן האנשים האלה קיבלו את עוגיות המזל שלהם.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriذهبت إلى جميع أنحاء البلاد ، ابحث عن هذه المطاعم حيث كان هؤلاء الناس قد حصلوا على بسكويت الحظ.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriこの当選者がもらったフォーチュンクッキーを 渡した中華料理店を探したんですよ で、いっぱいあったんです
BF: Evet, belki biyografimizde okumuşsunuzdur, iki kere dünya hokkabazlık şampiyonasını kazandık.Ja, sommigen lazen in onze biografie misschien dat we twee wereldtitels in jongleren hebben.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Beaucoup d'Afro-Américains ont cru gagner dans ce procès.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.많은 아프라카계 미국인들은 아마 그들이 재판에서 이겼을 거라고 생각합니다.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Molti afro-americani pensano che loro hanno vinto nel processo.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Mulți afro-americani probabil cred că au câștigat ceva cu acest proces.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Nhiều người Mỹ gốc Phi có thể nghĩ là họ thắng tại phiên tòa.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Probablemente muchos norteamericanos de origen africano creen que han ganado con el juicio.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Veel Afrikaans-Amerikanen denken waarschijnlijk dat ze wonnen in het proces.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Wielu Afroamerykanów pewnie uważa, że ten proces był ich zwycięstwem.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Многие афроамериканцы наверное думают, что они выиграли в суде.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.Много афро-американци вероятно мислят, че са спечелили чрез процеса.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.הרבה אפרו-אמריקאים כנראה חושבים שהם זכו במשפט.
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.العديد من الأمريكان الأفارقة يظنون انهم ربحوا عن طريق المحكمة
Bir çok Afrika-Amerikalı bu davayı kazandıklarını sanıyorlardır.判決の翌朝 私がここに座って見ていると
Birçok ödül kazandıkAbbiamo vinto un po' di premi.
Birçok ödül kazandıkAm câştigat o mulţime de premii.
Birçok ödül kazandıkChúng tôi dành được vài giải thưởng.
Birçok ödül kazandıkEgy csomó díjat nyertünk.
Birçok ödül kazandıkGanhámos um monte de prémios.
Birçok ödül kazandıkHemos ganado muchos premios.
Birçok ödül kazandıkKami memenangkan beberapa penghargaan.
Birçok ödül kazandık우리는 많은 상을 받았습니다.
Birçok ödül kazandıkNous avons gagné pleins de prix.
Birçok ödül kazandıkOsvojili smo veliko nagrad.
Birçok ödül kazandıkVi har vundet en stak priser.
Birçok ödül kazandıkVyhráli jsem kopu cen.
Birçok ödül kazandıkVyhrali sme kopu cien.
Birçok ödül kazandıkWe hebben een hoop prijzen gewonnen.
Birçok ödül kazandıkWir haben ein paar Preise gewonnen.
Birçok ödül kazandıkWygraliśmy kilka nagród.