kazandı ile cümle
kazandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar günü kazandılar.They won the day.
Sayıların gücüyle kazandılar.They won by force of numbers.
Birçok hayat pahasına savaşı kazandılar.They won the battle at the cost of many lives.
Nobel ödülünü kazandıktan sonra her zamanki kadar mütevazı kaldı.After winning the Nobel prize, she remained as modest as ever.
O, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar adaylığını kazandı.She won an Oscar nomination for best supporting actress.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandı.She won first prize in the speech contest.
Yüz metre yarışını kazandı.She won the one hundred meter race.
O, yarışmayı kazandı.She won the contest.
O, kazandığı kadar çok para harcar.She spends as much money as she earns.
O, bütün ödülleri kazandı.She carried off all the prizes.
İlk ödülünü sergide kazandı.She won first prize in the exhibition.
O, hastanede bilincini tekrar kazandı.She came to her senses in hospital.
Kocasının kazandığının yarısı kadar çok para kazanır.She earns half as much money as her husband.
Piyangoda on milyon yen kazandı.She won ten million yen in the lottery.
Onlar kazandı.They did win.
Onlar kazandılar.They did win.
Avukatlar davaları kazandıklarında çok miktarda dolar kazanırlar.Lawyers make mega bucks when they win cases.
Konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandığın için seni tebrik ederim.I congratulate you on winning first prize in the speech contest.
Ben piyango kazandım.I won the lottery.
Piyangoyu kazandım.I won the lottery.
Hükümet son seçimde çoğunluğu kazandı.The government got their majority at the last election.
Becerikli genç buluşu için bir ödül kazandı.The ingenious boy won a prize for his invention.
Onun üst üste dört rakibini yenmesi lise takımımıza şampiyonluk kazandırdı.His beating four competitors in a row won our high school team the championship.
Sen bizimle Beyaz Saray'a kadar gelecek yeni köpek yavrusu kazandın.And you have earned the new puppy that's coming with us … to the White House.
Kampanya başarılıydı ve o seçimi kazandı.The campaign was successful and she won the election.
Beklentilerin tersine onlar kolaylıkla kazandı.Contrary to expectations, they won with ease.
2010 Dünya Kupası'nı Hollanda kazandı.The Netherlands have won the 2010 World Cup.
O, yarışmayı kazandığı için bir ödül aldı.He got a prize for winning the competition.
Çok müsabaka kazandı.He won many competitions.
Helen, ödülü kazandı.Helen has won the prize.
Onlar gerçekten kazandılar.They really did win.
Herkesin beklediği gibi, Ruslar kazandı.The Russians won, as everyone expected.
Bu sayı bir ödül kazandı.This number has won a prize.
Onun fikirleri asla ona on sent kazandırmadı.His ideas never earned him a dime.
Onun fikirleri ona hiç para kazandırmadı.His ideas never made him any money.
Onun fikirleri ona bir tek kuruş kazandırmadı.His ideas never earned him a single penny.
1958'de, Brezilya ilk Dünya Kupası zaferini kazandı.In 1958, Brazil won its first World Cup victory.
O, bin beş yüz dolar kazandığını hesapladı.She calculated that she had earned 1,500 dollars.
Nakavttan on dakika sonra,boksör yeniden bilincini kazandı.Ten minutes after the knockout, the boxer regained consciousness.
Contador, Fransa Bisiklet Turunda sarı mayoyu kazandı.Contador won the yellow jersey in the Tour de France.
Yeni işinde çok para kazandı.He made a lot of money in his new business.
Sen benden daha fazla kazandın.You obtained more than me.
Hacker şirketin veri tabanında bulunan hassas dosyalara erişimi kazandı.The hacker gained access to sensitive files in the company's database.
Hollanda 2010 Dünya Kupası'nı kazandı.The Netherlands won the 2010 World Cup.
Hollanda böylece Dünya kupasını kazandı.Netherlands so deserved the World Cup.
Bir Hollandalı, Dünya Kupasını kazandıktan sonra ne yapar? Playstation'ı kapatır.What does a Dutchman do after winning the World Cup? He turns the playstation off.
Kaç tane şapka kazandın?How many caps do you own?
Mary piyango kazandığına dair bir rüya gördü.Mary had a dream that she won the lottery.
Tom ücretsiz bir araba kazandı.Tom won a free car.
Tom bedava bir araba kazandı.Tom won a free car.
Şirket, daha fazla müşteri kazandı.The company gained more customers.
Tom yazım yarışmasında bir ödül kazandı.Tom won a prize in the spelling competition.
Kazandığından daha fazla harcama.Don't spend more than you earn.
Tom sadece üç oyla seçimi kazandı.Tom won the election by just three votes.
Tom piyangoda 10.000 dolar kazandı.Tom won $10,000 in the lottery.
Cumhuriyetçi aday seçimi kazandı.The Republican candidate won the election.
Tom yarışı kazandı.Tom won the race.
Kendi çabaları ve biraz şans sayesinde, o, yarışmada birincilik ödülünü kazandı.Through his own efforts and a bit of luck, he won first prize in the contest.
Onun ilk çalışması insanlar arasında büyük popülerlik kazandı.His first work gained great popularity among people.
O kazandıklarıyla yetiniyor.He is resting on his laurels.