kazandı ile cümle
kazandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Çok para kazandığını duydum.I heard you're raking in the money.
Benim için büyük sevinç, o birincilik ödülünü kazandı.To my great delight, he won the first prize.
Çok para kazandığımı düşünme.Don't think I'm made of money.
Bizim için sürpriz oldu, Betty kupayı kazandı.To our surprise, Betty won the trophy.
Bizim için sürpriz oldu, Emi 400 metre yarışını kolaylıkla kazandı.To our surprise, Emi won the 400-meter race with ease.
Bizim için sürpriz oldu, o büyük ödülü kazandı.To our surprise, he won the grand prize.
Takımımızın kazandığı haberini duydum.I heard the news that our team had won.
Takımımız dün maçlarını kazandı.Our team won their match yesterday.
Takımımız büyük bir zafer kazandı.Our team gained a great victory.
Teknemiz iki boyla kazandı.Our boat won by two lengths.
Biz maçı kazandık.We won the match.
Teyzem tüm giderleri ödenmiş Hawaii turu kazandı.My aunt won an all-expenses-paid tour of Hawaii.
Kızım, Kate, bir şarkı yarışmasını kazandı ve ben onunla gurur duyuyorum.My daughter, Kate, won a singing competition and I'm proud of her.
Sonunda onun kalbini kazandım.I have finally won his heart.
Dün 200,000 yen kazandım.I profited 200,000 yen yesterday.
Onun tenis maçını kazandığına eminim.I am sure of his winning the tennis match.
Onun konuşma yarışmasını kazandığına eminim.I am sure of his winning the speech contest.
Kazandığımı öğrendiğimde şaşırdım.I was amazed to learn I had won.
Kendi giysilerini yaparsan, bu sana para kazandırır.If you make your own clothes, it will save you money.
Kampanya başarılı oldu ve o, seçimi kazandı.The campaign succeeded and she won the election.
Sendika, % 5 oranında ücret artışı kazandı.The union won a 5% wage increase.
Jack davasından kazandığı parayla refah içinde yaşayabilmeli.With the money Jack won from his lawsuit, he should be able to live on easy street.
Kız kardeşim, bir üniversite öğrencisi, konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.My sister, a university student, won first prize in the speech contest.
Ev sahibi takım kazandı.The home team won.
Şirket 4 milyar dolar satıştan, 300 milyon dolar kazandı.The company earned $300 million on sales of $4,000 million.
Oyunda altın madalyayı Japonya takımı kazandı.The Japan team won the gold medal in the game.
Yarışı yine kazandı.He won the race again.
Onun yarışı kazandığı gerçek mi?Is it true that he won the race?
Onun birincilik ödülünü kazandığı doğrudur.It is true that he won first prize.
Altın madalya kazandığı için onu tebrik ettik.We congratulated him on winning a gold medal.
Onun deneyimi, ona işi yapma niteliği kazandırıyor.His experience qualifies him to do the job.
Onun fikirleri ona asla bir nikel kazandırmadı.His ideas never fetched him a nickel.
Onun atı üç boy farkla kazandı.His horse won by three lengths.
O, gazete dağıtarak para kazandı.He earned money by delivering newspapers.
O, çok para kazandı.He has earned a lot of money.
Bu parayı nasıl kazandı?How did he come by this money?
O yazım yarışmasında birincilik ödülü kazandı.He won first prize at the spelling contest.
O, yarışı kolayca kazandı.He won the race easily.
Ödül almaya hak kazandı.He is entitled to receive the reward.
Mümkün olduğunca çok para kazandı.He earned as much money as possible.
Dövüşü nakavtla kazandı.He won the fight by a knockout.
Kısa sürede soğukkanlılığını geri kazandı.He soon recovered his composure.
İngilizce konuşma becerisi kazandı.He acquired the ability to speak English.
O, atıştırma alışkanlığı kazandı.He acquired the habit of snacking.
Bir öğretmen olarak hayatını kazandı.He earned his living as a teacher.
O, üçüncülük ödülünü kazandı.He won the third prize.
Bana takımımızın kazandığı haberini getirdi.He brought me the news that our team had won.
Benim kazandığımın üç katı kadar çok kazanır.He earns three times as much as me.
Bir sürü kolay para kazandı.He made a lot of easy money.
Romancı olarak ün kazandı.He won fame as a novelist.
Peş peşe dört kez dünya şampiyonluğu kazandı.He won four successive world championships.
Büyük bir çoğunlukla seçimi kazandı.He won the election by a large majority.
O kazandığını biriktirir.He saves what he earns.
O onun sevgisini kazandı.He won her affection.
O, hastanede bilincini yeniden kazandı.He regained consciousness in the hospital.
Onun şanssızlığı ona sempati kazandırdı.His misfortune gained him sympathy.
Amerikan vatandaşlığını kazandı.He acquired American citizenship.
Cesareti ona ün kazandı.His courage won him fame.
Onun cesur hareketi ona saygı kazandırdı.His brave deed earned him respect.
Onlar arkaya arkaya üç yıl Japonya Kupasını kazandılar.They won the Japan Cup three years in succession.