Kumarda kazanan aşkta kaybeder.Lucky at cards, unlucky in love.
Contador, Fransa Bisiklet Turunda sarı mayoyu kazandı.Contador won the yellow jersey in the Tour de France.
O başladığı işle çok çok fazla para kazanıyor.She's making money hand over fist with the business she started.
Küçük bir kazanç, büyük bir kayıptan daha iyidir.A small gain is better than a great loss.
Bir davayı kazanmak için ne gereklidir?What is needed to win a lawsuit?
Yeni işinde çok para kazandı.He made a lot of money in his new business.
Sen benden daha fazla kazandın.You obtained more than me.
Ekibimiz kazanabilir.Our team can win.
Takımımız kazanabilir.Our team may win.
Hacker şirketin veri tabanında bulunan hassas dosyalara erişimi kazandı.The hacker gained access to sensitive files in the company's database.
Hollanda 2010 Dünya Kupası'nı kazandı.The Netherlands won the 2010 World Cup.
Hollanda böylece Dünya kupasını kazandı.Netherlands so deserved the World Cup.
Bir Hollandalı, Dünya Kupasını kazandıktan sonra ne yapar? Playstation'ı kapatır.What does a Dutchman do after winning the World Cup? He turns the playstation off.
Phileas Fogg bahsi kazanmıştı. Seksen günde devr-i âlem yapmıştı.Phileas Fogg had won his wager. He had made his journey around the world in eighty days!
Dünya Futbol Şampiyonası Kazan'da düzenlenecek.The World Football Championship will take place in Kazan.
O, hayatını kazanıyor.He earns a living.
Kaç tane şapka kazandın?How many caps do you own?
Kazanamadım ama en azından bir teselli ödülü aldım.I didn't win, but at least I got a consolation prize.
Onur kazanılmamalı; o sadece kaybedilmemeli.Honor has not to be won; it must only not be lost.
Esparanto ne zaman kazanacak?When will Esperanto win?
Mary piyango kazandığına dair bir rüya gördü.Mary had a dream that she won the lottery.
Tom şehirde yaşamak için yeterli para kazanıyor mu?Does Tom earn enough money to live in the city?
Tom daha çok para kazanmak için iş değiştirdi.Tom changed jobs to earn more money.
Ne kadar para kazanmak istersin?How much money do you want to earn?
Tom ücretsiz bir araba kazandı.Tom won a free car.
Tom bedava bir araba kazandı.Tom won a free car.
Üniversiteye gidersen harcadığından daha fazlasını kazanırsın.You gain more than you spend when you go to college.
Şirket, daha fazla müşteri kazandı.The company gained more customers.
Tom daha çok bilgi kazanmalı.Tom needs to gain more knowledge.
Herhangi bir tür ödül asla kazanmadım.I have never won any kind of prize.
Tom yazım yarışmasında bir ödül kazandı.Tom won a prize in the spelling competition.
Kazandığından daha fazla harcama.Don't spend more than you earn.
Seçimi kazanmak adayın siyasi partisi için büyük bir zaferdi.Winning the election was a great victory for the candidate's political party.
Tom sadece üç oyla seçimi kazandı.Tom won the election by just three votes.
Tom piyangoda 10.000 dolar kazandı.Tom won $10,000 in the lottery.
Cumhuriyetçi aday seçimi kazandı.The Republican candidate won the election.
Tom yarışı kazandı.Tom won the race.
İyi bir antrenörle, yüzücü mutlaka kazanır.With a good trainer, the swimmer is bound to win.
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikrine cezbedildim.I was attracted to the idea of helping others and getting money.
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikri beni cezbetti.I was attracted to the idea of helping others and getting money.
Şansım olursa kazanabilirim.I may win if I have luck.
Şanslıysam kazanabilirim.I may win if I'm lucky.
Kendi çabaları ve biraz şans sayesinde, o, yarışmada birincilik ödülünü kazandı.Through his own efforts and a bit of luck, he won first prize in the contest.
Risk olmadan kazanç olmaz.In a calm sea, every man is a pilot.
Risk yoksa kazanç da yok.In a calm sea, every man is a pilot.
Tonlama herkesin bildiği gibi yabancı dilin kazanması zor bir parçasıdır.Intonation is a notoriously difficult part of a foreign language to acquire.
Onun ilk çalışması insanlar arasında büyük popülerlik kazandı.His first work gained great popularity among people.
Bu maçı kimin kazanacağı hala belli değil.It's still not certain who's going to win this match.
Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg neredeyse bir kazanova.The founder of Facebook, Mark Zuckerberg, is almost a casanova.
Kavanozumda bir kazanova var.There is a casanova in my jar.
O kazandıklarıyla yetiniyor.He is resting on his laurels.
Bizim ordu büyük ve cesur için ülkemiz kazanacak.Our country will win, for our army is big and brave.
Bazı insanlar kendi kişisel bağlantılarını kullanarak avantaj kazanmaya çalışırSome people try to gain advantage by exploiting their personal contacts.
Haksız kazançların kimseye faydası olmaz.Ill-gotten gains never benefit anyone.
Önce bu biradan hoşlanmayabilirsin. Bu sonradan kazanılan bir tat.You might not like this beer at first. It's an acquired taste.
Ben günde 100 Euros kazanırım.I earn 100 Euros a day.
Yaşamımı kazanmak için şarkı söylüyorum.I sing to make my living.
O birçok yarışma kazandı.She won many competitions.
Onlar birçok yarışma kazandı.They won many competitions.
Günahla kazanılırsa, onda herhangi bir kazanç olmaz.Acquired by sin - there's no profit within.