Çalışan sevk programları popülerlik kazanıyor.Employee referral programs are gaining in popularity.
Tom yarışı kazanabilir.Tom may win the race.
Tom kazanmaya çalışacak.Tom will try to win.
Tom çok para kazanmadığını söyledi.Tom said he isn't making much money.
Tom'un şiiri birçok ödül kazandı.Tom's poetry has won many prizes.
Belki de Tom kazanmayacak.Perhaps Tom won't win.
Tom kazandığını söylediği kadar çok para kazanmıyor.Tom doesn't make as much money as he says he does.
Kazandığımı düşündüğün kadar çok para kazanmıyorum.I don't make as much money as you think I do.
Tom bu yıl üç etkinliği de kazandı.Tom has won all three events this year.
Tom'un şiiri çok sayıda ödül kazandı.Tom's poetry has won numerous prizes.
Tom'un hayali bir şampiyonluk kazanmaktır.Tom's dream is to win a championship.
Tom takımının muhtemelen kazanacağını söyledi.Tom said his team would probably win.
Tom, ekibinin muhtemelen kazanacağını söyledi.Tom said his team will probably win.
Tom'un bu kavgayı kazanma şansı yoktu.Tom had no chance to win that fight.
Tom ekmeğini gitar çalarak kazanıyor.Tom earns his living as a guitarist.
Planım bize çok para kazandırdı.My plan saved us a lot of money.
Tom doktorasını Boston'da kazandı.Tom earned his doctorate in Boston.
Tom bugünkü üç yarışı da kazandı.Tom has won all three races today.
Tom birkaç ödül kazandı.Tom has earned a number of awards.
Tom yılda yaklaşık 300 bin dolar kazanıyor.Tom earns about $300,000 annually.
Tom üst üste üç maç kazandı.Tom won three successive matches.
Tom, 2013'ten beri bir yarış kazanmadı.Tom hasn't won a race since 2013.
Tom 300'den fazla madalya kazandı.Tom has won more than 300 medals.
Tom adaylık seçimlerini kazanmadı.Tom failed to get the nomination.
Emekliliğe henüz hak kazanmadım.I can't afford to retire yet.
Tom, kazanın Mary'nin hatası olmadığını söyledi.Tom said the accident wasn't Mary's fault.
Her zaman kazanırsın, değil mi?You always win, don't you?
Tom yarışmayı kazanmaya çalıştı.Tom tried to win the contest.
Tom kazanmak için iyi hissettirdiğini söyledi.Tom said it felt good to win.
Tom kazanacağını söyledi ve kazandı.Tom said he'd win and he did.
Tom, takımının kazanmasını umuyor.Tom hopes that his team wins.
Tom kazanmak için her şeyi yapacak.Tom will do anything to win.
Tom takımının kazanacağını söyledi.Tom said his team would win.
Tom'un kazanması prk olası değil.Tom is very unlikely to win.
Tom para kazanmada iyidir.Tom is good at making money.
Sanırım takımım kazanacak.I think my team will win.
Yarışı kazanmalıydım.I should've won the race.
Umarım takımım kazanır.I hope that my team wins.
Yarışmayı kazanmadım.I didn't win the contest.
Tom, Mary'nin yarışı kazandığını umduğunu söyledi.Tom said he hoped Mary won the race.
Kazanan olmak istiyorum.I want to be the winner.
Tom günde yaklaşık 300 dolar kazanıyor.Tom earns about $300 a day.
Tom ve ben kazananlardık.Tom and I were the winners.
Kazanamayacağımı biliyorum.I know that I can't win.
Kazanabileceğimi sanmıyorum.I don't think I can win.
Fazla para kazanmam.I don't make much money.
Tom kazanabilmeli.Tom should be able to win.
Tom kazanmayı beklemiyor.Tom doesn't expect to win.
Ben çok sık kazanmam.I don't win very often.
Ben ödülü kazanmadım.I didn't win the prize.
Tom bir başarı kazandı.Tom has had some success.
Hangi takım kazanıyor?Which team is winning?
Hangi taraf kazanıyor?Which side is winning?
Tom kazanmayı beklemedi.Tom didn't expect to win.
Kazanmayı beklemiyorum.I don't expect to win.
Kazanmak kolay değil.It's not easy to win.
Sanırım kazanacaksın.I think you'll win.
Ben kazanamayacağımı biliyorum.I know I can't win.
Tom kazanacağını umuyor.Tom hopes he'll win.
Sen bizim kazanmamıza yardım ettin.You helped us win.