Oyunu kimin kazandığı umrumda değil.I don't care who wins the game.
Maçı kazanın kim olduğu umrumda değil.I don't care who wins the game.
Yarışı kimin kazanacağı umurumda değil.I don't care who wins the race.
Maçı kazandım.I won the match.
Tom'un kazanmasına yardımcı oldum.I helped Tom win.
Tom para kazanmanın başka bir yolunu bulması gerektiğini söyledi.Tom said he needs to find another way to make money.
Ben kazanmayı hak ediyorum.I deserve to win.
Tom yine kazandı.Tom has won again.
Yarışmayı kazandım.I won the contest.
Üç yarış kazandım.I won three races.
Ben seçimi kazandım.I won the election.
Muhtemelen kazanmayacağım.I'm not likely to win.
Tartışmayı kazandım.I won the argument.
Fadıl insanların güvenini kazandı.Fadil gained the trust of people.
O kazanacak.He'll win.
Ben ödülü kazandım.I won the prize.
Ben muhtemelen kazanacağım.I'll probably win.
Kesinlikle kazanacağım.I'll win for sure.
Zaman kazanmam gerekiyor.I need to buy time.
'La La Land' yanlışlıkla kazanan olarak anons edildi.'La La Land' was mistakenly announced as the winner.
Moonlight En İyi Film Oscar'ı'nı kazandı.Moonlight won the Oscar for Best Picture.
Biraz para kazanmayı başardım.I've managed to save a little money.
Tom ve ben son kez hentbol oynadığımızda ben kazandım.I won the last time Tom and I played handball.
Tom, Mary'nin ne kadar para kazandığını bilmiyor.Tom doesn't know how much money Mary makes.
Kazanacağımızdan oldukça eminim.I'm pretty sure that we'll win.
Kendime biraz vakit kazanmam gerekiyor.I need to buy myself some time.
Hâlâ bir kazanma şansımız var.We still have a chance to win.
Hâlâ kazanma şansım var.I still have a chance to win.
Ben bir ödül kazandım.I won an award.
O bir ödül kazandı.He won an award.
O bir mükafat kazandı.She won an award.
Ben bunun için bir ödül kazandım.I won an award for it.
O bunun için bir ödül kazandı.She won an award for it.
Bunun için bir ödül kazandılar.They won an award for it.
Biz bunun için bir ödül kazandık.We won an award for it.
Sami biraz fazla para kazanmanın bir yolunu buldu.Sami found a way to make a little extra money.
Ben az önce piyangoyu kazandım.I just won the lottery.
Biz doğduğumuzda hepimiz miras piyangosu kazanacak kadar şanslı değiliz.Not all of us were fortunate enough to win the inheritance lottery when we were born.
Bisiklet almak için yetecek para kazanmaya çalışıyorum.I'm trying to earn enough money to buy a bicycle.
Tom Mary'nin ödül kazanmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary won the prize.
Tom, Mary'nin yarış kazanmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary won the race.
Bu defa kazanabiliriz.We may win this time.
Tom bir ödül kazandı.Tom won an award.
Zenginliğin kazanılması beni ilgilendirmiyor.The acquisition of wealth does not interest me.
Servet kazanmakla ilgilenmiyorum.I am not interested in acquiring wealth.
Bu seçimi kazanabilmesinin hiçbir yolu yok.There's no way he can win this election.
Seçimi kazanmasının hiçbir yolu yok.There's no way he's going to win the election.
Kesinlikle kazanacaksın.You'll win for sure.
Muhtemelen kazanacaksınız.You'll probably win.
Kazanmaya alışkınım.I'm used to winning.
Ben son kez kazandım.I won the last time.
Biz kesinlikle kazanacağız.We'll win for sure.
Biz muhtemelen kazanacağız.We'll probably win.
Tom Tour de France'ı kazandı.Tom won the Tour de France.
Tom Giro d'Italia'yı kazandı.Tom won the Giro d'Italia.
Tom Vuelta'yı kazandı.Tom won the Vuelta.
Ben gerçekten para kazanmak istedim.I really wanted to make some money.
Geçen yıl ulusal şampiyonayı kazandık.We won the national championship last year.
Gelecek sefer daha fazla kazanacağım.Next time I'll make more.
Bu ülkede iş bulabilir ve para kazanabiliriz.In this country we can find work and earn money.