kazanın ile cümle
kazanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Jack bir poker oyununda iki bilet kazanınca Jack'le birlikte gemiye biner.Dia menaiki Titanic setelah berhasil memenangkan tiket lewat permainan poker bersama Jack.
12 Aralık 1972’de, kazanın üstünden iki ay geçtikten sonra Parrado, Canessa ve Vizintín tırmanmaya başladılar.Ngày 12 tháng 12 năm 1972, khoảng hai tháng sau tai nạn, Parrado, Canessa, và Vizintín bắt đầu leo lên núi.
Yazarlıkta başarı kazanınca bu görevlerine son vermiştir.作家として成功した後、これらの委員会を辞した。
Orada da büyük başarı kazanınca Kadıköy ve Beyoğlu’nda hazırladığı çeşitli gösterileri halka sundu.奉公人が頑張り利益を出せば、その分奉公人も潤う事が明確化(成果主義)された。
Kazanın gerçekleştiği sırada havanın "iyi" olduğu açıklanmıştır.それが震災後、その全てが「ありがたい」ことに変わったのだ。
Kaza korkunç bir olaydır, kazanın meydana geldiği yere dikkat edin.その事故が起きた場所に注目せよ。
Ve şöyle sesleniyor kadınlara: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın.各部門を取りまとめ、献饌順の筆頭を務める町を「大年番」という。
Ancak bir gün bir zar oyunundan 244 dolar kazanınca, işinden istifa ederek sokaklarda para kazanmaya başladı.然而,在一場擲骰遊戲中贏得244美元後,盧西安諾便辭去工作,並在街上賺錢。
Her ne kadar kazanın hemen sonrasında bilinci yerinde olsa da daha sonra komaya girdi.雖在劇情中期曾短暫清醒,但後來又陷入昏睡。
Muhafazakâr Parti 1970 seçimlerini kazanınca, Thatcher, Heath kabinesinde Eğitim ve Bilim Bakanı oldu.當保守黨在1970年的大選勝出後,戴卓爾夫人如愿入阁,出任教育及科學大臣。
Talia Hava Yolları bu kazanın ardından kapatılmıştır.塞維利亞機場於事故後關閉。
Arabayı kazanın olacağını düşündüğü yolun önüne sürer ve birçok kişi yoldan çıkamaz.자동차가 오는 것을 느리다고 생각할 수 있어 괜찮다고 생각하는 사람들이 많다.
Kazanın ne kadar ciddi olduğunu anlamak için sadece bu makaleyi okumalısın.이 기사를 읽는것만으로도 그 사고가 얼마나 심각했는지 알 수 있다.
Avrupa'da büyük ün kazanınca Amerika Birleşik Devletleri'nden organizatörler onu New York'a davet ettiler.עם בואו לארצות הברית, נשלחה אליו הזמנה מטעם אישי ציבור בניו יורק המבקשים לשמוע את רעיונותיו.
Award for Innovation in Libraries 2003 yılı kazanını.פרס אשת השנה בספרות לשנת 2003.
IŞİD kazanın sorumluluğunu üstlendi.החמאס לקח אחריות על הפיגוע.
Carl yarışı kazanınca ondan etkilenir ve ona San Fierro'daki adresini verir.כשקארל מנצח, קטאלינה מעבירה לו את הבעלות על מוסך בסן פיירו ומספרת שהיא נוסעת עם חבר שלה לליברטי סיטי.
Bireysel ve takımsal puanlar kazanın.קבוצת פנים וקבוצת חוץ
Avrupa'da büyük ün kazanınca Amerika Birleşik Devletleri'nden organizatörler onu New York'a davet ettiler.След като придобива популярност в Европа организатори от САЩ го поканват в Ню Йорк.
Kazanın müsebbibi olarak gözüken Schumacher, birçok Formula 1 takipçisi tarafından suçlandı.Шумахер е обвинен от инцидента от няколкото комисари в Формула 1.
1947'de Pakistan bağımsızlığını kazanınca, kent başkent oldu.След обявяването на независимостта на Пакистан през 1947 г. градът придобива голямо значение.
Avrupa'da büyük ün kazanınca Amerika Birleşik Devletleri'nden organizatörler onu New York’a davet ettiler.След като придобива популярност в Европа организатори от САЩ го поканват в Ню Йорк.
"Bir kazanın ettikleri!".Možete vidjeti da su uspjeli!"
1947'de Pakistan bağımsızlığını kazanınca, kent başkent oldu.Kada je Pakistan postao nezavisan 1947. godine Karachi je postao glavni grad.
Kazanın ardından güvenlik aracı piste girdi.Nakon incidenta na stazu je izašao sigurnosni automobil.
1807 yılında, Napoleon, Prusya Savaşı'nı kazanınca, Godoy'un İspanya'sı yeniden Fransa saflarına geçti.Po Napoleonovom víťazstve v Prusku v roku 1807 Godoy opäť postavil Španielsko na Francúzsku stranu.
Hindistan 1947'de bağımsızlığını kazanınca, Gucerat'ın büyük bölümü Bombay eyâletine katıldı.Keď India získala nezávislosť v roku 1947 bolo mesto začlenené do štátu Bombaj.
Kazanın ardından güvenlik aracı piste girdi.Po avarijos į trasą išvažiavo saugos automobilis.
İç savaşı Caesar kazanınca kaçmış ancak daha sonra affedilmiştir.Jis nugalėjo sukilusį Spartos karalių Agidą, bet vėliau neteko malonės ir turėjo pasitraukti.
Kazanın Batum sancağına tam olarak ne zaman bağlandığı konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Niekur nėra griežtai nurodyti, ką priskirti prie apyvartinio kapitalo.
Kazanın nedenleriKatastrofos priežastys
7 ocaktaki kazanın izleri kendisinden öncekilerle bir çok benzerlik gösteriyor.El accidente del 7 de enero tiene similitudes con los anteriores.
Artık her şey anlam kazanınca bunu araştırmaya başladım.A jak jsem se tím více zabýval, zjistil jsem, že to není nic nového.
Artık her şey anlam kazanınca bunu araştırmaya başladım.وهكذا اتضح لي
Bir kaza mahallinin yanından geçiyormuş. Kazanın kendisi yüzünden olduğunu düşünmüş.S-a întâmplat sã treacã cu maºina peste locul unui accident... ... ºi era convins cã a fost vina lui.
Bir kaza mahallinin yanından geçiyormuş. Kazanın kendisi yüzünden olduğunu düşünmüş.Un jour, il vit un accident de voiture et il crut que c'était sa faute.
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.A fáradozásokat kifárasztotta, és nem ment le róla az õ sok rozsdája, tûzbe hát rozsdájával!
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Ela tem-se cansado com trabalhos; contudo não sai dela a sua muita ferrugem pelo fogo.
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor."En vano son los esfuerzos. Su mucha herrumbre no sale de ella; su herrumbre no sale ni con fuego
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Klamy svými bylo mi těžké, protož nevyjde z něho množství šumu jeho; do ohně musí šum jeho.
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.이 성읍이 수고하므로 스스로 곤비하나 많은 녹이 그 속에서 벗어지지 아니하며 불에서도 없어지지 아니하는도다
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Maar het is moeite voor niets; de roest en het vuil blijven zitten, zelfs in het heetste vuur.
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Møje har den kostet, men den megen Rust gik ikke af. I Ilden med Rusten!
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Nó làm việc mệt nhọc; nhưng ten rét quá lắm của nó còn chưa ra khỏi; dầu bỏ ten rét nó vào lửa cũng không ra!
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Quanta fatica! Ma l'abbondante sua ruggine non si stacca, non scompare da essa neppure con il fuoco
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Siitä on ollut vaivaa väsymykseen asti, mutta ei ole lähtenyt siitä sen ruosteen paljous. Tuleen sen ruoste!
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Tetapi tidak semua karatnya akan hilang ditelan api
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Trettende arbeid har den voldt mig, og allikevel er dens tykke rust ikke gått av den. I ilden med dens rust!
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Tung möda har den kostat, och ändå har dess myckna rost icke gått bort. Så må nu dess röst komma i elden!
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Unavil mnohou námahou, ale nevyšlo z neho to množstvo jeho hrdze. Do ohňa jeho hrdzu!
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Vse prizadevanje je utrudilo, pa obila rja njegova ne gre od njega; še po ognju ostane rja njegova.
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Ματαιως εδοκιμασθη με κοπους, και η μεγαλη αυτης σκωρια δεν εξηλθεν απ' αυτης, η σκωρια αυτης εν τω πυρι.
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.Труд будет тяжелый; но большая накипь его не сойдет с него; и в огне останется на нем накипь его.
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.תאנים הלאת ולא תצא ממנה רבת חלאתה באש חלאתה׃
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.بمشقات تعبت ولم تخرج منها كثرة زنجارها. في النار زنجارها.
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.這 鍋 勞 碌 疲 乏 . 所 長 的 大 鏽 仍 未 除 掉 . 這 鏽 就 是 用 火 也 不 能 除 掉
Bütün emekler boşa çıktı, Kazanın kalın pası çıkmıyor. Ateş bile pası temizlemiyor.這鍋勞碌 疲乏 . 所長 的 大 鏽 仍 未 除掉 . 這鏽 就 是 用火 也 不 能 除掉
Çünkü akılsızın gülmesi, Kazanın altındaki çalıların çatırtısı gibidir. Bu da boştur.Bättre är att höra förebråelser av en vis man än att få höra sång av dårar.
Çünkü akılsızın gülmesi, Kazanın altındaki çalıların çatırtısı gibidir. Bu da boştur.Bo jaki jest trzask ciernia pod garncem, tak jest śmiech głupiego; i toć jest marność.
Çünkü akılsızın gülmesi, Kazanın altındaki çalıların çatırtısı gibidir. Bu da boştur.Căci rîsul celor fără minte este ca pîrăitul spinilor supt căldare. Şi aceasta este o deşertăciune.