kazanı ile cümle
kazanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kazanın çıkardığı sesi asla unutmayacağım.I'll never forget the sound the crash made.
Övüldüğümüz zaman güven kazanırız.When we are praised, we gain confidence.
Sabır sonunda kazanır.Patience wins out in the end.
Tamamen NTT'ye ait şirket, iyi kazanıyor.The company, wholly owned by NTT, is doing well.
Birçok kumarbaz, at yarışı pistinde para kazanır ve kaybeder.Many gamblers win and lose money at the horse-race track.
Tayfun Kyushu'ya doğru giderken güç kazanıyor.The typhoon is gaining strength as it heads for Kyushu.
Yavaş ama istikrarlı yarışı kazanır.Slow but steady wins the race.
Soruşturma komitesi, kazanın sebebini araştırıyor.The investigating committee is looking into the cause of the accident.
Okuma bir kez kazanıldığında asla kaybolmayan alışkanlık türüdür.Reading is the kind of habit that once acquired is never lost.
O iyi bir atıcı olsa bu oyunu kazanırız.If he were a good pitcher, we would win this game.
Eğer onun hatası olmasaydı biz kazanırdık.If it had not been for his error, we would have won.
Kazanın olmamış olmasını diliyor.He wishes the accident hadn't happened.
O, o işte ayda beş yüz dolardan daha fazla kazanır.He earns more than five hundred dollars a month in that job.
O iyi bir aylık kazanıyor.He earns a good salary.
O, oldukça çok kazanır.He earns a great deal.
O, muhtemelen bu oyunu kazanır.He is likely to win this game.
Kazanın tek tanığıydı.He was the only witness of the accident.
Kazanın sonucu olarak geç kaldı.He was late as a result of the accident.
O bir otel görevlisi olarak yaşamını kazanır.He earns his living as a hotel boy.
O, günde 20 dolar kazanır.He earns twenty dollars a day.
Hayatını İngilizce öğreterek kazanıyor.He earns his living by teaching English.
O, şirketimiz için değerli bir kazanımdır.He is a valuable acquisition to our company.
Sanırım o, balık satarak para kazanır.I think he makes money by selling fish.
O, geçimini öğretmenlik yaparak kazanır.He earns his living by teaching.
O, ayda 300,000 yen kazanır.He earns 300,000 yen a month.
O, harcayabileceğinden daha çok para kazanıyor.He earns more money than he can spend.
Benim kazandığımın üç katı kadar çok kazanır.He earns three times as much as me.
O, maaşımın iki katını kazanıyor.He is earning twice my salary.
O, maaşımın iki katını kazanır.He earns double my salary.
Kazanın sebebi olduğunun tamamen farkındadır.He fully realizes that he was the cause of the accident.
O, çok para kazanıyor.He is in the money.
O, bir ayda ne kadar para kazanır.How much money does he make a month?
Her iki yarışı kazanıp kazanmayacağını bilmiyorum.I doubt whether he will win both races.
Onlar kazanın farklı versiyonlarını verdiler.They gave different versions of the accident.
Onlar kazanın nedenlerini araştırmak için anlaştılarThey agreed to look into the causes of the accident.
Onlar eski gazeteleri toplayarak ve satarak hayatını kazanıyor.They earn their living by collecting and selling old newspapers.
O, günde 30 dolar kazanıyor.She earns 30 dollars per day.
Çuvalla para kazanıyor.She's making money hand over fist.
Keman çalarak hayatını kazanır.She earns her living by playing the violin.
Bir bale dansçısı olarak hayatını kazanır.She earns her living as a ballet dancer.
O, öğreterek yaşamını kazanır.She earns her living by teaching.
O, bir yazar olarak hayatını kazanıyor.She earns a living as a writer.
O, bir haftada ortalama 10 pound kazanır.She earns on average ten pounds a week.
Kocasının kazandığının yarısı kadar çok para kazanır.She earns half as much money as her husband.
Kocam bir yılda 100,000 dolar kazanır.My husband earns $100,000 a year.
Kaybettiği zaman, aslında kazanırsın.When you lose, you actually win.
Avukatlar davaları kazandıklarında çok miktarda dolar kazanırlar.Lawyers make mega bucks when they win cases.
Milli piyangoyu kazanırsam, lüks içinde yaşayabilirim.If I win the lottery, I'll be able to live high on the hog.
Kaoru, şimdiye kadar en iyi tepki sizinki - büyük ödülü kazanırsınız.Kaoru, yours is the best reaction so far - you win the grand prize.
O, haftada en az 1.000 dolar kazanır.He earns at least $1,000 dollars a week.
Paranızı nasıl kazanıyorsunuz?How do you make your money?
O yazarak hayatını kazanır.He earns his living by writing.
Borsada çok para kazanıyor.He's making a lot of money in the stock market.
O, avanta para kazanıyor.He's raking it in.
O harcadığından daha fazla para kazanıyor.She earns more than she spends.
Maaşımın iki katını kazanıyor.He earns twice my salary.
Makaleyi okuduğunuzda bu kazanın ne kadar berbat olduğunu anlayacaksınız.You'll understand how terrible this accident was when you read the article.
O başladığı işle çok çok fazla para kazanıyor.She's making money hand over fist with the business she started.
O, hayatını kazanıyor.He earns a living.
Onur kazanılmamalı; o sadece kaybedilmemeli.Honor has not to be won; it must only not be lost.
İlgili Sayfalar