kazanç ile cümle
kazanç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden de kazancı azalacaktır.勝利時の報酬も減る。
Bundan kazanç sağlamanın mutlaka bir yolu olmalı!' düşüncesiyle hareket ediyorlar'" demiştir.その場合は潔くあきらめるさ!」と指導を受けたという。
Yeter ki günahkâr hayatına sürükleyecek aşırı kazançlar peşinde koşulmasın.厄年の残りを無事に乗り切るための祈願に遅すぎるということはない。
Bir diğer varsayım ise mutlak kazançların işbirliği ve dayanışma aracılığı ile sağlanıbilineceğidir.もうひとつの前提は、絶対利得が協調と相互依存を通じて得られ、平和が達成されるというものである。
Ayrıyetten elde edilecek kazancın yüzde 10'unu alacaktı.十分の一献金を認めてはいけない。
Risk sadece kazanç ve kayıp miktarının “tamamıyla eşit olduğu” durumlarda nötrdür.しかし、その代価として自分の時(命)を全て失うリスクがある。
Daha iyi bir kazanç elde etmek için fahişelik yapmaya başladı.彼女は生計を立てるために、裕福な男性を相手にした売春婦となった。
İkili arasındaki bu ilişkiden her iki tarafında kazançları vardır.その成果については賛否両面がある。
Fransızların ne ciddi bir kaybı ne de ciddi bir kazancı oldu.フランス艦の方の損害と死傷者は甚大だった。
WGA DVD arta kalanlarından olan kazancın ikiye katlanmasını talep ettiler.WWEタッグ王座を2度獲得するなどの功績を築く。
Şu anda Stockholm’de elde edilen ve devlete ayrılan kazançları desteklemektedir.スコットランドにおける既存のビジネスを援助・奨励すること。
Kâr (kazanç) ve yarar (fayda) sağlamayı amaçlar.勳勞宜賞,不吝千金;無功望施,分毫不與。
Sebze-meyve satıp kazanç sağlayanlar da vardır ama bu sınırlı sayıdadır.還有青龍與黃尾龍,但不多人養。
Ayrıyetten elde edilecek kazancın yüzde 10'unu alacaktı.後來雙方以收益的10%庭外和解。
Denemeler 23 Nisan 2007 tarihinde başlamış ve gelir kazanç hizmeti 13 Mart 2009 tarihinde başlamıştır.2007年4月23日開始測試,並於2009年3月13日開始營運。
Sekizinci haftasında 174 salondan, salon başına $4,185 ortalama ile $715,559 kazanç sağladı.截至第八週週末,其在174家戲院收穫715,559美元,平均每院4,185美元。
Kurumlar vergisi (KV), kurum kazançları üzerinden alınan vergidir.崔寧到蜀,厚斂財貨,將吏之妻妾多為崔寧所污逼。
Gaga, Billboard'un Yılın Sanatçısı listelerinde ve Forbes'un güç ve kazanç sıralamalarında yer almaktadır.Gaga曾获得《公告牌》年度艺人,并被列入《福布斯》的名人权势榜。
Bu uygulama, kazançsız rezerv gereksinimi olarak adlandırılmaktadır.不满足这个条件的则称为非保守力。
Bundan fazla kazanç sağlanmamaktadır.因为这要比什么都得不到好。
Kazancakis bunu El Greko'ya Mektuplar'da söyler.)代苏布尔河(Le Dessoubre)在此汇入杜河(Le Doubs)。
Emtia fiyatları düştükçe, pek çok çiftçi çiftliğinden bir kazanç sağlayamadı.伴着物价的下降,许多农场主无法确保农场的盈利,导致了无数的农场破产。
Açıkça görüldüğü üzere A ticaretten daha kazançlı çıktı fakat iki taraf da büyüdü.她上台時由前田敦子贈送花束,兩人更在台上熱烈相擁。
“Servetini haksız kazanç yoluyla (başkasının hakkına el uzatarak) arttırma!”또 중화(中和)【2월 1일.】의 주물(晝物)【특별히 바치는 어선(御膳).】도 멈추라.”
Sekizinci haftasında 174 salondan, salon başına $4,185 ortalama ile $715,559 kazanç sağladı.여덟 번째 주말에 174개 영화관에서 715,559 달러를 벌어 들여 극장 당 평균 4,185 달러를 기록했다.
Kurumlar vergisi (KV), kurum kazançları üzerinden alınan vergidir.선불교(禪佛敎) 남종선(南宗禪)의 기본 사상인 돈오(頓悟)가 그대로 남종화(南宗畵)의 정신이다.
( Kazanç ve kayba fazla önem vermeyin. )(남의 재물을 탐내지 마라.)
Kazancakis bunu El Greko'ya Mektuplar'da söyler.)고액 메티칼 지폐들은 데라루(De La Rue)에 의해 인쇄된다.
Film Sony Pictures Classics'in 2017 yayınları arasında üçüncü en çok kazanç getiren yapım oldu.이 영화는 소니 픽처스 클래식스가 2017년에 세 번째로 높은 매출을 기록한 영화였다.
Yine de, önceki antlaşmaya göre Osmanlı tarafının kazancı vardı.또 공중전에서는 중화민국 측이 제공권을 확보하였다.
Bu da zamandan kazanç anlamına gelir ki başarımı yükseltir.이 방법의 이점은 profit 즉 이익 늘릴 수있다는 점 이다.
Muhalefetin büyük kazancı olduğu yerel seçimlerde geçerli tek bakan ve PDS liderlerinden biriydi.이는 동학 농민군의 주요 파벌 중 하나인 서포의 지도자 서장옥이 불교 승려 출신인 점이 작용하였다.
Bundan kazanç sağlamanın mutlaka bir yolu olmalı!' düşüncesiyle hareket ediyorlar'" demiştir.만약 그렇다면 이 대상을 어째서 관찰되는 것이라고 이름하는가라고 물으므로 그것에 대하여 회통하여 답변한다."
Garantili kazanç yoktur.이익 꾸짖지 않는 것은 없다.
En uzun kazanç yolu 1...가장 우승헤 근접했을 때는 1.
İETT'nin kazancı kaç milyon TL arttı?".את יודעת כמה עולה קוטג׳ ?!?"
Kimseyi dolandırmadım, haksız kazanç sağlamadım.לא הרווחתי כסף ולא נעשיתי מאושר.
En uzun kazanç yolu 1...מב5 (המסע היחיד הזוכה) 1...
Ülkenin çok büyük bir bölümü günlük bir Euro'nun altında kazanç ile yaşamaktadır.חלק גדול מתושבי המדינה חיים בעוני ומרוויחים בסביבות דולר ביום.
75 milyon dolarlık kazancıyla 2012 Guinness Dünya Rekorları'nda en çok para alan oyuncu olarak listeye alındı.הוא נרשם ב-2012 בספר השיאים של גינס כשחקן בעל השכר הגבוה ביותר, עם 75 מיליון דולר.
Bu makaralar kuvvetten kazanç sağlamazlar.כוחות אלה בוודאי אינם יכולים להיות כוחות משמרים.
Bu ayar oranı kazanç faktörüne göre değişir.גובה המלגה משתנה מזוכה לזוכה לפי החלטת הקרן.
Bu uygulama, kazançsız rezerv gereksinimi olarak adlandırılmaktadır.כינוי זה הודבק לו בשל תאבונו ללא שובע לניצחונות.
( Kuyu görüntüsü, bir kaynağı ya da bir kazanç kapısını simgeleyebilir. )(ייתכן שמשמעו המילולי הוא; מקור האור או מקור התארה).
19. yüzyılda Kızıl Nehir, Çin'e giden kazançlı bir ticaret yolu olarak görülüyordu.През 19 век Хонгха е изгоден търговски път към Китай.
Bilgi ürünlerinden kazanç sağlamanın en verimli yolu paketlemedir.Какви са най-ефективните начини за съхранение на информация?
Bruni 7,5 milion dolar yıllık kazanç ile en fazla kazanan süper modeller arasında sayıldı.През 1990-те години Бруни е сред 20-е най-скъпо платени модели е света, с годишен доход от 7,5 милиона долара.
Bundan fazla kazanç sağlanmamaktadır.Освен това няма да получат допълнително заплащане за това.
Garantili kazanç yoktur.Няма спечелени точки.
1960 ların ortalarında Anaktuvuk Pass köyünde çoğu yetişkin için önemli kazanç kaynağı hâline gelmiştir.В Средновековието ресането на косата в много райони се е считало привилегия за богатите.
Bu farklardan yararlanarak kazanç sağlanması işlemine arbitraj denir.Taj postupak ostvarivanja koristi od različitih tržišnih cijena naziva se arbitraža.
Bu makaralar kuvvetten kazanç sağlamazlar.Ova strategija ne donosi visoki profit.
Bu single 13 Mart 2005'te bir hafa ilk sırada kaldı ve bütün kazanç Comic Relief'e bağışlandı.Singel dosiahol #1 13.marca 2005, pričom všetky výťažky z predaja boli darované charite Comic Relief.
Babası Wang Yung, Çin'le yaptığı ticaretten çok büyük kazançlar sağladı.왕륭 (王隆), neskôr kráľ Sedžo) získal pri obchodovaní s Čínou veľké bohatstvo.
Kuvvetten kazanç sağlanırken yoldan kayıp vardır.Z vopred prehratých bitiek robí víťazstvá.
Kimseyi dolandırmadım, haksız kazanç sağlamadım.Nikto nemoralizuje, nesnaží sa nezištne zachrániť situáciu.
Ancak bu zirai gelir sahiplerinin kazançları kendi geçimlerini idame ettirmeye dahi yeterli değildir.Ani tieto úspechy ale nepresvedčili jeho kolegov o správnosti jeho postupu.
İlk ilke, kısa vadeli kazanç yerine uzun dönem görüşüyle yönetmeyi içerir.Prvo načelo obsega upravljanje z daljnosežnim videnjem namesto za kratkoročni dobiček.
Bu makaralar kuvvetten kazanç sağlamazlar.To pomeni, da oblast niso prišli z uzurpacijo.
Kazanç için öncelikle bir kolondaki tüm tahminlerin doğru olması gerekmektedir.Za dobiten listek je potrebno pravilno napovedati vse dogodke.