Dün karayolunda korkunç bir kaza vardı.Yesterday, there was a terrible accident on the highway.
Dün otobanda korkunç bir kaza vardı.There was a terrible accident on the freeway yesterday.
Dün otoyol üzerinde korkunç bir kaza oldu.There was a terrible accident on the freeway yesterday.
Dün üzücü bir kaza gerçekleşti.A sad accident took place yesterday.
Tabak kazara yere düştü.The dish fell on the floor with a crash.
Yamada ve benim aramdaki kazanç-kayıp kaydı elli ellidir.The win-loss record between Yamada and me is fifty-fifty.
Çocuklar kaza için suçlanmayacaktı.The children were not to blame for the accident.
Kaza başarı için tüm umutlarını yıktı.The accident destroyed all his hopes for success.
Benim için büyük sevinç, o birincilik ödülünü kazandı.To my great delight, he won the first prize.
Okula geç kalışım kaza yüzündendi.It was because of the accident that I was late for school.
Kazanacağımı ya da kaybedeceğimi bilmiyorum.I don't know whether I will win or lose.
Çok para kazandığımı düşünme.Don't think I'm made of money.
Bizim için sürpriz oldu, Betty kupayı kazandı.To our surprise, Betty won the trophy.
Bizim için sürpriz oldu, Emi 400 metre yarışını kolaylıkla kazandı.To our surprise, Emi won the 400-meter race with ease.
Bizim için sürpriz oldu, o büyük ödülü kazandı.To our surprise, he won the grand prize.
Takımımız muhtemelen oyunu kazanacak.Our team is likely to win the game.
Takımımızın kazandığı haberini duydum.I heard the news that our team had won.
Bence takımımızın kazanacağı kesin.I think it certain that our team will win.
Takımımız dün maçlarını kazandı.Our team won their match yesterday.
Takımımız büyük bir zafer kazandı.Our team gained a great victory.
Teknemiz iki boyla kazandı.Our boat won by two lengths.
Polis gelinceye kadar kaza yerinde bekledik.We waited at the scene of the accident till the police came.
Bir kaza yüzünden iki saat geç kaldık.We were held up for two hours on account of an accident.
Para kazanmak için çalışıyoruz.We work to get money.
Biz maçı kazandık.We won the match.
Kazanın tanıklarıydık.We were witnesses of the accident.
Bilgeliği yaşla kazanırız.We gain wisdom with age.
Kaza yüzünden iki saat geciktirildik.We were held up for two hours on account of the accident.
Tamamen kazara tekrar birbirimizle karşılaştık.We met each other again completely by accident.
Benim için bir kazak örer misin?Will you knit a sweater for me?
Kardeşim araba kazasında yaralandı.My brother was injured in the car accident.
Erkek kardeşim bir trafik kazasında öldü.My brother was killed in a traffic accident.
Amcam araba kazasında yaralanan tek kişiydi.My uncle was the only person injured in the car accident.
Amcam dün bir trafik kazası ile karşılaştı.My uncle met with a traffic accident yesterday.
Amcam trafik kazasına karıştı.My uncle was involved in the traffic accident.
Dayım trafik kazasına karıştı.My uncle was involved in the traffic accident.
Amcam trafik kazası geçirdi.My uncle was involved in the traffic accident.
Küçük erkek kardeşim kazada yaralandı.My little brother was injured in the accident.
Teyzem tüm giderleri ödenmiş Hawaii turu kazandı.My aunt won an all-expenses-paid tour of Hawaii.
Kızım, Kate, bir şarkı yarışmasını kazandı ve ben onunla gurur duyuyorum.My daughter, Kate, won a singing competition and I'm proud of her.
Eğer partim seçimi kazanmazsa, dişimi kıracağım.I'll eat my hat if my candidate does not win the election.
Birincilik ödülünü kazanabildim.I was able to win the first prize.
Kazanma yeteneğine güvenim var.I have confidence in your ability to win.
O mağazadan kırmızı bir kazak aldım.I bought a red sweater at that shop.
Ben bir yün kazak satın aldım.I bought a woolen sweater.
Bu kaza ile ilgim yok.I have nothing to do with this accident.
Ben, bir kayak kazası sırasında iki yerden bacağımı kırdım.I broke my leg in two places during a skiing mishap.
Ben bir kazakla uykuya daldım.I fell asleep with a sweater on.
Ben, yarışı kazanabilirim diye sıkı eğitim yapıyorum.I am training hard so that I may win the race.
Trafik kazasında yaralandım.I got injured in the traffic accident.
Kazanın olduğu günü hatırlıyorum.I remember the day when the accident happened.
Kazada bacağımı yaraladım.I got my leg hurt in the accident.
Kazada sağ bacağımı yaraladım.I got my right leg hurt in the accident.
Benim kaza ile bir ilgim yok ve bir şey bilmiyorum.I have nothing to do with the accident, and I know nothing.
Kazayla bir ilgim yoktu.I had nothing to do with the accident.
Ben kıza bir kazak aldım.I bought the girl a sweater.
Çok para kazanmak istedim.I wanted to get a lot of money.
Sonunda onun kalbini kazandım.I have finally won his heart.
Ben bir hafta önce bir kazada yaralandığım için dışarıya çıkamam.I can't go out, because I was injured a week ago in an accident.
Ben şikâyet ettim fakat onlar bu kazağı geri almayı reddetti.I complained, but they refused to take this sweater back.