Ana içeriğe geç
Sözlük

kaza ile cümle

kaza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O tehlikeli bir kavis. Orada birçok kaza oldu.That's a dangerous curve. There've been many accidents there.
Sadece iyimser mi davranıyorsun yoksa gerçekten kazanacağımızı mı düşünüyorsun?Are you just being optimistic or do you really think we're going to win?
Tom kazayı nispeten yarasız atlattı.Tom survived the accident relatively unscathed.
Tom yarışı kazanmadı, mükemmel rekorunu mahvetti.Tom didn't win the race, ruining his perfect record.
Tom yarışı kazanamayarak mükemmel sicilini bozdu.Tom didn't win the race, ruining his perfect record.
En sevdiği kazağını kaybetti.She lost her favorite sweatshirt.
O bize biraz para kazandırmalı.That should save us some money.
Sadece bana çok zaman kazandırdın.You just saved me a lot of time.
Sana biraz zaman kazandırabileceğimi düşünüyorum.I think I can save you some time.
Tom'un planı bize çok para kazandırdı.Tom's plan saved us a lot of money.
Bu makine zaman kazandırmaya yardım etmeli.This machine should help save time.
Tom kazandığının %80'i tasarruf eder.Tom saves over 80% of what he earns.
Park Street'ten kaçınırsak bu zaman kazandırır.It'll save time if we avoid Park Street.
Sana biraz zaman kazandırmak için bir yolum olduğunu düşünüyorum.I think I have a way to save you some time.
Park Street'ten geçersek zaman kazanırız.We'd save time if we drove down Park Street.
Tom'un tasarımı şirkete milyonlarca dolar kazandırdı.Tom's design saved the company millions of dollars.
Tom'un önerdiği şey hepimize biraz zaman kazandırmalı.What Tom suggested should save us all a little time.
Benim talimatlarımı dikkatli dinlerseniz, size biraz zaman kazandırır.If you listen carefully to my instructions, it'll save you some time.
O şanslıydı ve yarışmayı kazandı.He was lucky and won the competition.
Şanslıydı ve yarışı kazandı.He was lucky and won the race.
Tom, Eurovision Şarkı Yarışmasını kazandı.Tom won the Eurovision Song Contest.
Balık avı yarışmasını Tom kazandı.Tom won the fishing tournament.
Öğrenci konseyi sınıf seçimlerini kazandım.I won the student council class elections.
Her savaşı kazanmak mümkündür, ancak yine de savaşı kaybedersiniz.It's possible to win every battle, but still lose the war.
Bu kazak boynumu rahatsız ediyor.This sweater irritates my neck.
Troy kişisel kazancı için konumunu kullanır.Troy uses his position for personal gain.
Futbolda dünya kupasını 1998'de Fransa kazandı.France won the World Cup in soccer in 1998.
O çok para kazanıyor.He earns a lot of money.
Muhteşem kazaklar, Fransız koyunlarının yününden yapılmış.Magnificent sweaters are made from the wool of French sheep.
O, kazayı görmedi. Ben de.He didn't see the accident. Nor did I.
Bence Sosyalist Parti kazanır.The Socialist party will win, I think.
Bu öğrenci zengin değil, o yurtdışında eğitim için bir burs kazandı.This student isn't rich, he won a scholarship to study abroad.
Erkek kardeşinin futbol takımı maçı kazandı ve şu anda kutlama yapıyorlar.Your brother's soccer team won the game and is celebrating right now.
Habere göre İtalyan takımı kazandı.According to the news, the Italian team has won.
Bir kazanan olmak bir kaybeden olmaktan daha iyidir.It's better to be a winner than a loser.
Sence onun kazanma şansı var mı?Do you think she has a chance of winning?
Tom yarışı kazanmamalıydı.Tom shouldn't have won the race.
Tom trajik bir kazada öldü.Tom died in a tragic accident.
Bir şey kazandım mı?Did I win something?
O,sadece bir kazaydı.It was nothing more than an accident.
Hiç kimsenin Tom'un kazanacağından şüphesi yok..No one ever doubted that Tom would win.
Bu, Betty'nin seveceği bir kazak gibi görünüyor. Bu tam da "onunki!"This sweater seems like something Betty would love. It's just so "her"!
Tom geçen yıl yarışmayı kazandı.Tom won the contest last year.
Kazanacağımızdan eminiz.We're sure to win.
Onun bir kaza olmadığından eminiz.We're sure it wasn't an accident.
Henüz bir şey kazanmadık.We haven't won anything yet.
Kazanmaya çok yaklaştık.We came so close to winning.
Biz hala kazanabiliriz.We can still win.
Piyangoyu kazandık.We won the lottery.
Tom büyük para kazanıyor.Tom makes big money.
Tom kendini kazara şarap mahzenine kilitledi.Tom accidentally locked himself in the wine cellar.
Brezilya 2014 Dünya Kupası'nı kazanacak mı?Will Brazil win the 2014 World Cup?
FIFA Dünya Kupası'nı kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think will win the FIFA World Cup?
Tom başparmak güreş yarışmasını kazandı.Tom won the thumb-wrestling competition.
Ne kazandım?What did I win?
Neyse ki kazada kimse yaralanmadı.Luckily nobody was hurt in the accident.
Tom için bir kazak ördüm.I knitted a sweater for Tom.
Tom'un ne kadar para kazandığımı bilmesini istemiyorum.I don't want Tom to know how much money I make.
Tom'un kazandığından çok daha fazla para kazanıyorum.I make a lot more money than Tom does.
Kazanamazsın, Tom.You can't win, Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod