Tom, Mary'den daha fazla para kazanıyor.Tom makes more money than Mary.
Tom, Mary'nin kazandığından daha fazla para kazanıyor.Tom makes more money than Mary does.
Tom Mary kadar çok para kazanmıyor.Tom doesn't make as much money as Mary.
Tom kazada yaralanmadı.Tom wasn't hurt in the accident.
Her yıl yaklaşık 1.2 milyon kişi araba kazası nedeniyle ölmektedir.About 1.2 million people die from car crashes every year.
Bu yıl tenis unvanını kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think will win the tennis title this year?
Biz altı iki kazandık.We won six to two.
Kazamdan beri kolum beni rahatsız ediyor.My arm has been troubling me ever since my accident.
O kazadan beri hayal gördüğünü düşünüyorum.I think you've been seeing things ever since that accident.
Dikkatlice araba kullanırsanız, kazalardan kaçınırsınız.If you drive carefully you'll avoid accidents.
Çok dikkatsiz olmasaydın kazayı önleyebilirdin.You might have prevented the accident if you hadn't been so inattentive.
Para kazanmak için kolay bir yol.It's an easy way to make money.
Senin kazaklarından birini ödünç alabilir miyim?Can I borrow one of your sweaters?
Tom dün gece bir araba kazasında öldü.Tom was killed in a car accident last night.
Tom üç trafik kazası geçirdi.Tom has been in three traffic accidents.
Kırmızı ışıkta geçerseniz, bir kazaya neden olma riskini göze alırsınız.If you run a red light, you risk causing an accident.
Bazı işçiler geçinmeye yetecek ücret bile kazanmıyor.Some workers don't even earn a living wage.
Kazanın Tom'un hatası olduğunu mu söylüyorsun?Are you saying that the accident was Tom's fault?
Haberlerde kazayla ilgili bir şey var mıydı?Was there anything on the news about the accident?
Biraz ekstra para kazanmak ister misin?Would you like to earn some extra money?
Birçok insan seni kaza yerinde gördü.A lot of people saw you at the scene of the accident.
Gerçekten biraz para kazanmak istiyor musun?Do you really want to make some money?
Gerçekten çok para kazanmak istiyorsan nasıl kazanacağını sana söyleyebilirim.If you really want to make a lot of money, I can tell you how.
Para kazanmak için paraya ihtiyacın var.You need money to make money.
Kazayı önlemek için Tom'un yapabileceği bir şey yoktu.There was nothing Tom could've done to prevent the accident.
Tom yeniden formunu kazanmaya çalışıyor.Tom is trying to get back into shape.
Kazadan beri üç yıl oldu.It's been three years since the accident.
2003'te bir madalya kazandım.I won a medal in 2003.
Bu kırmızı kazak mavi olanlardan daha ucuz.This red sweater is cheaper than the blue one.
Erkek kardeşimin futbol takımı dün bir turnuva kazandı.My brother's football team won a tournament yesterday.
Tom'un bir tür kaza geçirdiğini anlıyorum.I understand Tom had some sort of accident.
Bizim bir kazananımız var gibi görünüyor.It looks like we have a winner.
Ödülü kazanmak istedim ama başaramadım.I wanted to win the prize, but failed.
Tom Mary'nin kalbini kazanmaya çalıştı.Tom tried to win Mary's heart.
Bunun bir kaza olmayabileceğini düşünüyor musun?Do you think it might not have been an accident?
O kaza hayatlarını değiştirdi.That incident changed their lives.
O, yünlü bir kazak giyer.She wears a woolen sweater.
O, yünlü bir kazak giyiyor.She is wearing a woolen sweater.
Kazalar sürekli olur.Crashes happen all the time.
Olan bir kazaydı.What happened was an accident.
Tren kazasında hayatını kaybeden çocuklardan birinin adı Tom'du.One of the boys who died in the train accident was named Tom.
İşte nasıl kazanacağımız.Here's how we're going to win.
Bu bir şekilde kazara oldu.It sort of happened by accident.
Avcılık kazaları çoğu insanın fark ettiğinden daha sık olur.Hunting accidents happen more often than most people realize.
Kazayı gördün mü?Did you happen to see the accident?
O, birincilik ödülünü kazanacak.She will win the first prize.
Venedik bağımsızlığını kazanırsa ne olacak?What will happen if Venice gains independence?
Genç yazar benzersiz bir başarı kazandı.The young writer won unparalleled success.
Onun gözde takımı yarışmaların çoğunu kazanmaz.His favourite team doesn't win a lot of competitions.
O, kazandığından çok para harcıyor.He lives beyond his means.
Onlar kazandıklarından çok para harcıyorlar.They live beyond their means.
Tom kazandığından çok para harcıyor.Tom lives beyond his means.
O kazara sayfayı yırttı.She accidentally tore the page.
Tom Boston'da çok para kazandı ve sonra Chicago'ya geri taşındı.Tom made a lot of money in Boston and then moved back to Chicago.
Bize biraz zaman kazandırdın.You've bought us some time.
Biraz zaman kazanmak zorundayız.We've got to buy some time.
Biz sadece biraz zaman kazanmaya çalışıyoruz.We're just trying to buy some time.
Size biraz zaman kazandıracağız.We'll buy you some time.
Biraz zaman kazanmamız gerekiyor.We need to buy some time.
Kendimiz daha çok zaman kazanmalıyız.We need to buy ourselves more time.