Kazanmak her şey değildir.Winning isn't everything.
Onu kazandın.You earned it.
Sadece kazandın.You just won.
Asla kazanmayacaksın.You'll never win.
Zaten kazandın.You've already won.
Bunu kazandın.You've earned this.
O, ödülü kazanmadı, ama ona çok yaklaştı.He didn't win the prize, but he came close to it.
O, sattıklarından %5 kazanır.He makes five per cent on what he sells.
O, kaza sigortası satın aldı.He took out accident insurance.
Kazançlar çok yüksekti.The profits were very high.
Onlar üç kez büyük ikramiye kazandı.They hit the mark three times.
Üç yaya, kaza kurbanı oldu.Three pedestrians were victims of an accident.
Bütün yaz tenis oynadıktan sonra, önemli bir beceri kazandım.After playing tennis all summer, I've acquired considerable skill.
Tüm maçları kazandıktan sonra şampiyon unvanını aldı.After winning all the matches, he got the title of champion.
Peki, İtalyan seçimlerini kim kazandı?So, who won the Italian elections?
Bahisi kazanmadın mı?Didn't you win the bet?
O, bunu bana söyleyerek hiçbir şey kazanmadı.He gained nothing by telling me that.
O bir otomobil kazasında öldü.He got killed in an automobile accident.
Haftada ne kadar kazanıyorsun?How much do you earn per week?
Elimden geldiğince hayatımı kazanıyorum.I earn my living as best I can.
O talihsiz bir kazaydı.It was an unfortunate accident.
Öfkelenerek hiçbir şey kazanılmayacak.Nothing will be gained by getting angry.
Dün Beşinci Cadde'de bir kaza vardı.There was an accident on Fifth Avenue yesterday.
Bunu kazanmadım.I didn't earn this.
Tom zaten kazandı.Tom has already won.
Tom onu kazandı.Tom has earned it.
Tom kazanmadı, değil mi?Tom didn't win, did he?
Kazanmadılar, değil mi?They didn't win, did they?
Tom bitirmek için kazanmadı.Tom didn't get to finish.
Niçin hiç kazanmıyorum?Why don't I ever win?
Kazanmayı seviyorsun, değil mi?You like winning, don't you?
Tom'a kazadan bahsetme.Don't tell Tom about our accident.
Zaten sana onun bir kaza olduğunu söyledim.I already told you it was an accident.
Bu kez kazanabilirim.I can win this time.
Ben kazanabilirim. Bundan eminim.I can win. I'm sure of it.
Kazandığımıza inanamıyorum.I can't believe we won.
O bir kazanova.He's a casanova.
O her şeye rağmen zafer kazandı.She triumphed against all odds.
Ayak bileğimi incitmeseydim yarışı kazanabilirdim.I could have won the race if I hadn't sprained my ankle.
Kazaya ben sebep olmadım.I didn't cause the accident.
Ben kaza hakkında bilmiyordum.I didn't know about the accident.
Ben gerçekten kazanmayı beklemiyordum.I didn't really expect to win.
Tom kazara yanlış otobüse bindi.Tom accidentally got on the wrong bus.
Bunun bir kaza olduğuna inanmıyorum.I don't believe it was an accident.
Bir kaza olduğunu sanmıyorum.I don't think it was an accident.
Kazayla hard diskimi sildim.I erased my hard disk by accident.
Tom'un kazası için sorumlu hissettim.I felt responsible for Tom's accident.
Daha fazla para kazanmak için bir yol buldum.I figured out a way to make more money.
Ben yaz boyunca kaybettiğim kiloyu geri kazandım.I gained back the weight I'd lost over the summer.
Bugün bekleriz, yarın kazanacağız.Today we wait, tomorrow we will win.
Tom'u kazandırmak zorunda kaldım.I had to let Tom win.
Tom'un kazanmasına izin vermek zorunda kaldım.I had to let Tom win.
Geçen hafta neredeyse hiç para kazanmadım.I hardly made any money last week.
Ranzalar, alandan kazanmanın bir yoludur.Bunk beds are a way to save space.
O, Nobel Edebiyat ödülünü kazandı.He won the Nobel Prize for Literature.
İçimde kazanabileceğimize dair bir his var.I have a feeling that we may win.
İlk milyon dolarımı zaten kazandım.I've already made my first million dollars.
Formumu geri kazanmak zorundayım.I've got to get back into shape.
Birçok düşman kazandım.I've made a lot of enemies.
Daha önce asla bir şey kazanmadım.I've never won anything before.