Radyoda kaza hakkında bir şey yoktu.There was nothing on the radio about the accident.
Bu süre zarfında eğer üşüyorsan sadece bir kazak giy.In the meantime you can just put on a sweater if you're cold.
Geçen yılki güzellik yarışmasında kazananın adının ne olduğunu biliyor musunuz?Do you know what the name of last year's beauty pageant winner is?
O, araba sürerken uykuya daldı ve kazaya sebep oldu.He fell asleep while he was driving and caused an accident.
Küçük bir kazanım, büyük bir kayba yeğdir.Better a small gain than a great loss.
Biri birçok çatışmayı kazanabilir ama savaşı kaybedebilir.One can win several battles but lose the war.
Yarına kadar, seçimleri kimin kazandığını bileceksiniz.By tomorrow, we'll know who won the elections.
O, Tunus'a ücretsiz bir gezi kazandı.He won a free trip to Tunis.
Dün, halam görüşünü yeniden kazandı.Yesterday, my aunt regained her sight.
Amerika Birleşik Devletleri FIFA'nın Bayanlar Dünya Kupasını kazandı.The U.S. has won FIFA's Women's World Cup.
Bugün hala seçimi kimin kazandığını bilmiyoruz.Today we still don't know who won the election.
O yarışı bir kere daha kazandı.He won the race once again.
Kazakça öğrenmek istiyorum.I want to learn Kazakh.
Fare yarışı ile ilgili sorun kazansan bile, hâlâ bir faresin.The trouble with the rat race is that even if you win, you're still a rat.
Kaza birden oldu.The accident happened suddenly.
Kaza pat diye oldu.The accident happened suddenly.
Kaza birdenbire oldu.The accident happened suddenly.
Kaza ansızın oldu.The accident happened suddenly.
Kaza aniden oldu.The accident happened suddenly.
Sen kazanmayacaksın.You won't win.
Nasıl kazandık?How did we win?
Tom kolayca kazandı.Tom easily won.
On yıl önce, ebeveynlerim bir araba kazasında öldü.Ten years ago, our parents died in a car crash.
Pokerden henüz 2 milyon kazandım.I've just won 2 million in Poker!
Bu kazandığımız anlamına mı geliyor?Does that mean that we won?
Kazanın nedeni, cihazın soğutma sistemindeki bir arızaydı.The accident was caused by a fault in the refrigeration system of the appliance.
Bu kazlar altın yumurta yumurtlar.These geese lay golden eggs.
O, direksiyonda uykuya daldı ve bir kaza geçirdi.She fell asleep at the wheel and had an accident.
Üniversiteyi kendi yolumla kazandım. Şimdi bir şampiyon gibi çalışma zamanı.I've won my way into University. Now it's time to study like a champ.
Ben Kazakistan'da doğdum.I was born in Kazakhstan.
Bunun bir kaza olduğunu düşünüyor musun?Do you think it was an accident?
Ben kazara bir böcek yedim.I ate an insect by accident.
Bugün seçimleri kimin kazanacağını hâlâ bilmiyoruz.Today we still don't know who will win the elections.
Seçimi kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think will win the election?
Meryem, Tom'un cep telefonunu kazara çamaşır makinesine atmış.Mary accidentally put Tom's mobile phone through the wash.
Tom trafik kazası geçirdi.Tom had a traffic accident.
Kazalar nadirdi.Accidents have been rare.
Bu tür kazalar yaygındır.Such accidents are common.
Kazanan henüz açıklanmadı.The winner hasn't yet been announced.
Kazananlar ne zaman açıklanacak?When will the winners be announced?
Tom'un mahkumiyeti temyiz oldu ve kazandı.Tom appealed his conviction and won.
Tom tartışmayı kazandı.Tom won the argument.
Kazaya neden olan sürücü, askıya alınmış bir ehliyetle araba kullanıyordu.The driver who caused the accident was driving with a suspended license.
Kazaya ne neden oldu?What caused the accident?
Ne kazaya neden oldu?What caused the crash?
Kazaya karışan her iki araba tamamen tahrip olmuştu.Both cars involved in the accident were completely totaled.
Tom biraz daha çabalasaydı kazanabilirdi.Tom could've won if he'd tried a little harder.
Sanırım bu kazançlı bir anlaşma olabilir.I think that could be a lucrative deal.
Tren kazasında on üç kişi hayatını kaybetti.Thirteen people died in the train wreck.
Bu triatlonu kazanabilmemin herhangi bir yolu olduğunu sanmıyorum.I don't think there is any way I can win this triathlon.
Müzik çalarak para kazanmaya ne zaman başladın?When did you start making money playing music?
Tom'un kazanmadığına şaşırmıştım.I was surprised that Tom didn't win.
Onların kazanması bekleniyordu.They expected to win.
Biz kazanmayı bekliyorduk.We expected to win.
Onlar kazanmayı umuyor.They expect to win.
Kazanmayı umuyoruz.We expect to win.
Kazanan kendini oldukça iyi hissediyor.Winning feels pretty good.
Tom nihayet bir şey kazandı.Tom finally won something.
Üç pound kazandım.I've gained three pounds.
Ne tür kazalar olabilir?What kind of accidents might happen?