Ana içeriğe geç
Sözlük

kaz ile cümle

kaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sanırım kazanabilmemiz mümkün.I think it's possible that we may win.
Her zaman kazanırım.I always win.
Daima kazanırım.I always win.
Tom hiç kazanacak gibi görünemiyor.Tom can't seem to ever win.
Tom'un kazanamayacağını biliyordum.I knew Tom wasn't going to win.
En iyi olan kazansın.May the best man win.
Tom Mary'nin kazanacağını biliyordu.Tom knew that Mary would win.
Tom kazanacağını biliyordu.Tom knew that he would win.
Sen de kurdele kazandın mı?Did you win a ribbon, too?
Bugün kazanacaksın.You're going to win today.
Asla bunu yaparak para kazanmayacağım.I'll never make money doing this.
Tom bir kazak aldı.Tom bought a sweater.
Yarışı kazandım.I won the race.
Tom yarışı kazanmayı ummuştu.Tom had expected to win the race.
Tom Mary'nin yarışı kazanacağından nasıl bu kadar emin olabildiğini merak ediyordu.Tom wondered how Mary could be so sure that she'd win the race.
Kim ödülü kazandı?Who won the prize?
Ben on üç yaşındayken ebeveynlerimi bir trafik kazasında öldüler.My parents died in a traffic accident when I was thirteen years old.
Kazanmak her zaman güzel.Winning is always nice.
Tom çok para kazanır.Tom earns a lot of money.
Epey para kazandım.I've made a great deal of money.
Biraz para kazanmam gerekiyor.I need to earn some money.
Sütü kazara döktüm.I accidentally spilled the milk.
Kazanmayı tercih ederim ama kaybetme umurumda değil.I'd prefer to win, but I don't mind losing.
Kazanmak harika değil mi?Isn't winning great?
Oyunu kim kazandı?Who won the game?
Tom ailesine bakmak için yeterli para kazanamadı.Tom couldn't make enough money to support his family.
Tom üç yüz dolar kazandığını söyledi.Tom said he won three hundred dollars.
Şampiyonluğu kazandık.We won the championship.
Tom'un sırtında bir kazağı var.Tom has his sweater on backwards.
Tom tekrar kazandı.Tom won again.
Kaza geçirdin mi?Did you have an accident?
Ciddi bir kaza geçirdim.I had a serious accident.
Trafik sıkışıklığına bir kaza neden oldu.The traffic jam was caused by an accident.
Tom gerçekten bir kaza olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if it had really been an accident.
Kaza hakkında bir şey hatırlamıyorum.I don't remember anything about the accident.
Ben kazadan sağ kalan tek kişiyim.I'm the only one who survived the accident.
Bu acıklı bir kazaydı.It was a tragic accident.
Tom ve Mary çok iyi kazanmıyorlar.Tom and Mary aren't doing very well.
Kazuko sözünden döndü.Kazuko broke her promises.
Yakındaki bir okulda birçok çocuk uçak kazasına şahit oldu.Many children at a nearby school witnessed the plane crash.
Araştırmacılar kaza yerinden delil topladılar.The investigators gathered evidence from the crash site.
Tom hâlâ araba kazasında ölen kızı Mary'nin yasını tutuyordu.Tom was still mourning his daughter Mary who had died in a car accident.
Onlar deniz seviyesinin on iki metre altına kadar kazdı.They dug down up to twelve meters under sea level.
O trajik bir uçak kazasıydı.That was a tragic plane crash.
O, filmdeki performansıyla bir Akademi Ödülü kazandı.She won an Academy Award for her performance in the film.
Mary, uçak kazasından sonra tek hayatta kalandır.Mary is the only survivor of the plane crash.
Kazanın anıları her zaman benimle birlikte.Memories of the accident are always with me.
Onlar düşman saldırısına karşı koymak için millerce yeraltı tünelleri kazdılar.They dug miles of underground tunnels to resist the enemy attack.
Kaza için suçlayacak kimse yok.There is no one to blame for the accident.
Tom konteyneri kazara vincinden düşürdü.Tom accidentally dropped the container from his crane.
Kazanıncaya kadar oynamak zorundasın.You gotta play till you win.
Onların seçimi kazanmasını istiyorum.I want them to win the election.
Onun seçimi kazanmasını istiyorum.I want him to win the election.
Onların kazandığını görmek istiyorum.I'd like to see them win.
Onun kazandığını görmek istiyorum.I'd like to see him win.
Biz onların kazanmalarına izin vermek zorunda kaldık.I had to let them win.
Onun kazanmasına izin vermek zorunda kaldım.I had to let him win.
Sen onların kazanmalarına izin veremezsin.You can't let them win.
Sen onun kazanmasına izin veremezsin.You can't let him win.
Onun kazanmasına izin veremezsin.You can't let her win.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kaz ile cümle - Sayfa 45 - kaz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App