Ana içeriğe geç
Sözlük

kaz ile cümle

kaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir trafik kazasında anne ve babasını kaybetti.Tom lost his parents in a traffic accident.
Tom neredeyse kazada ölüyordu.Tom was almost killed in the accident.
Ben Nino'nun kazanmasını istiyorum.I want Nino to win.
Kimin kazanmasını istiyorsun?Who do you want to win?
Tom'un kazanacağını düşünüyorum.I think Tom will win.
Tom'un büyük ihtimalle kazanacağını düşünüyorum.I think Tom is likely to win.
Tom'un kazanıp kazanmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will win.
Tom'un kazanacağını umuyorum.I hope Tom wins.
Tom kazansa harika olmaz mı?Wouldn't it be great if Tom won?
Tom muhtemelen kazanmayacak.Tom isn't likely to win.
Tom yarışı kazanacağını umuyordu.Tom hoped that he would win the race.
Tom'un kazandığını görmek istiyorum.I'd like to see Tom win.
Tom yarışı kazanmadığı için hayal kırıklığına uğradı.Tom was disappointed that he didn't win the race.
Tom yarışı kazanmamasına rağmen, çok hayal kırıklığına uğramış görünmüyor.Even though Tom didn't win the race, he doesn't seem too disappointed.
Tom bütün hayatı boyunca bir şey kazanmadı.Tom has never won anything in his whole life.
Tom yarışı kazanmamasına rağmen Mary'ye yarışı kazandığını söyledi.Tom told Mary that he won the race, even though he didn't.
Tom Mary'ye yarışı kazandığını söylediğinde yalan söyledi.Tom lied when he told Mary that he had won the race.
Tom'un yarışı kazanmasının imkanı yok.There's no way Tom will win the race.
Tom yarışı kazandığında hepimiz şaşırdık.We were all surprised when Tom won the race.
Tom'un yarışı kazanmasına hepimiz şaşırdık.We were all surprised that Tom won the race.
Tom'un yarışı kazanmamasına hepimiz şaşırdık.We were all surprised that Tom didn't win the race.
Hiç kimse Tom'un yarışı kazanacağını düşünmüyor.No one thinks Tom will win the race.
Tom piyango kazandığını kimseye söylemedi.Tom didn't tell anyone that he'd won the lottery.
Tom okula giderken bir kaza gördü.Tom saw an accident on his way to school.
Tom kazanmak için bir şansı olduğunu gerçekten hissetmedi.Tom didn't really feel that he had a chance to win.
Bu kural, siyasiler toplumun güvenini kazanana kadar süreceğe benziyor.This rule will obviously remain in place until the politicians win people's trust.
Futbol dediğimiz, sadece kazanmak için oynanır.One plays football for only one thing: in order to win.
Sanki maçı Brezilya değil de biz kazanmış gibiyiz.It is as if we, not Brazil, won the game.
Kazanın nedeni neydi?What was the cause of the accident?
Üç elbise kazandım, biri beyaz ve ikisi yeşil.I've won three dresses, one white and two green.
Daha yüksek asgari ücret, kazançları yükseltip yoksulluğu azaltabilir.A higher minimum wage can raise earnings and reduce poverty.
Sen kalbimi kazandın.You've won my heart.
Sen onun kalbini kazandın.You've won her heart.
Tom'un yarışı kazanacağını kimse düşünmüyor.Nobody thinks Tom will win the race.
Kazaya sebep olan şoför, adamı gördü.The driver who caused the accident saw the man.
Adam, kazaya sebep olan şoförü gördü.The man saw the driver who caused the accident.
Caddeyi geçmekte olan adam, kazaya sebep olan şoförü gördü.The man crossing the street saw the driver who caused the accident.
Kazanın nasıl meydana geldiğini kimse bilmiyor.Nobody knows how the accident occurred.
Bu ödülü kazanabilmem için her şeyi yaptım.I did everything I could to win this prize.
Kriz zamanında para kazanmasını bilen kimse var mı?Does anyone know how to make money in a time of crisis?
ABD'de, morfin türevi ilaçlar trafik kazalarından daha fazla ölüme neden olmaktadır.In the USA, opioids claim more victims than traffic accidents.
Belki o bir kaza geçirdi.Maybe he was in an accident?
Tom karaoke yarışmasını kazandı.Tom won the karaoke contest.
Kazaya sebep olduğum için çok üzgünüm.I'm very sorry for causing the accident.
Kaza, bazı insanların hayatlarını mal oldu.The accident cost some people their lives.
Tom Mary'nin eski çoraplarıyla domateslerini kazığa bağladı.Tom staked his tomatoes with Mary's old stockings.
Mary, doğum günü için Tom'a bir kazak ördü.Mary knitted Tom a pullover for his birthday.
Savaş, sen kazansan bile, seni daha yoksul ve daha güçsüz yapar.War makes you poorer and weaker, even if you win.
Kazanmak üzere olduğum tüm parayla ne yapmam gerektiğini merak ediyorum.I wonder what I should do with all the money I'm about to make.
Tom oyunu kazanacağından emin.Tom is sure that he'll win the game.
Tom zaman kazanmaya çalışıyordu.Tom was playing for time.
Sen dürüstçe kazandın.You won, fair and square.
Bu size benzersiz bir bakış açısı kazandırır.It gives you a unique perspective.
Tom iş yerinde bir kaza geçirdi.Tom has had an accident at work.
Tom keskin nişancı madalyası kazandı.Tom won the sharpshooter medal.
Kendi mezarını kazıyorsun, Tom.You're digging your own grave, Tom.
Bu kazanamayacağın biridir, Tom.This is one you can't win, Tom.
Tom'dan ne kadar kazanacağından emin değilim.I'm not sure how much you'll get out of Tom.
Tom olacağını bekleyen bir kazaydı.Tom was an accident waiting to happen.
Bu yer olacağını bekleyen bir kaza.This place is an accident waiting to happen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod