Zaten sana onun bir kaza olduğunu söyledim.I already told you it was an accident.
Bu kez kazanabilirim.I can win this time.
Ben kazanabilirim. Bundan eminim.I can win. I'm sure of it.
Kazandığımıza inanamıyorum.I can't believe we won.
O bir kazanova.He's a casanova.
O her şeye rağmen zafer kazandı.She triumphed against all odds.
Ayak bileğimi incitmeseydim yarışı kazanabilirdim.I could have won the race if I hadn't sprained my ankle.
Kazaya ben sebep olmadım.I didn't cause the accident.
Ben kaza hakkında bilmiyordum.I didn't know about the accident.
Ben gerçekten kazanmayı beklemiyordum.I didn't really expect to win.
Tom kazara yanlış otobüse bindi.Tom accidentally got on the wrong bus.
Bunun bir kaza olduğuna inanmıyorum.I don't believe it was an accident.
Bir kaza olduğunu sanmıyorum.I don't think it was an accident.
Kazayla hard diskimi sildim.I erased my hard disk by accident.
Tom'un kazası için sorumlu hissettim.I felt responsible for Tom's accident.
Daha fazla para kazanmak için bir yol buldum.I figured out a way to make more money.
Ben yaz boyunca kaybettiğim kiloyu geri kazandım.I gained back the weight I'd lost over the summer.
Bugün bekleriz, yarın kazanacağız.Today we wait, tomorrow we will win.
Tom'u kazandırmak zorunda kaldım.I had to let Tom win.
Tom'un kazanmasına izin vermek zorunda kaldım.I had to let Tom win.
Geçen hafta neredeyse hiç para kazanmadım.I hardly made any money last week.
Ranzalar, alandan kazanmanın bir yoludur.Bunk beds are a way to save space.
O, Nobel Edebiyat ödülünü kazandı.He won the Nobel Prize for Literature.
İçimde kazanabileceğimize dair bir his var.I have a feeling that we may win.
İlk milyon dolarımı zaten kazandım.I've already made my first million dollars.
Formumu geri kazanmak zorundayım.I've got to get back into shape.
Birçok düşman kazandım.I've made a lot of enemies.
Daha önce asla bir şey kazanmadım.I've never won anything before.
Hayatımda asla bir şey kazanmadım.I've never won anything in my life.
Hayatımı kazanmalıyım.I have to earn a living.
Tom'un kazası hakkında haber aldım.I heard about Tom's accident.
Tom'un kaç para kazandığından övünerek bahsettiğini duydum.I heard Tom bragging about how much money he made.
Umarım kazanırsın.I hope you win.
Muhtemelen kazanmayacağımı biliyorum.I know I probably won't win.
Tom'un seçimi kazanmasını istiyorum.I want Tom to win the election.
Kazanabileceğimi biliyordum.I knew I could win.
Ben kazanacağımı biliyordum.I knew I would win.
Kazanacağımızı biliyordum.I knew we'd win.
Bu işten ne kazanacsğımızı biliyorum.I know what's at stake.
Kazanacağını biliyorum.I know you're going to win.
Tom'un kazanmasına izin verdim.I let Tom win.
Kazağını seviyorum.I love your sweater.
Çok para kazanırım.I make a lot of money.
Saatte on üç dolar kazanırım.I make thirteen dollars an hour.
Kazanmayı planlıyorum.I plan on winning.
Kazanamıyacağımın farkına vardım.I realized I couldn't win.
Kazara şemsiyemi kaybettim.I accidentally lost my umbrella.
Hiç trafik kazası geçirmedim.I've never had a traffic accident.
Onun bir kaza olduğunu söyledim.I said it was an accident.
Dün akşam bir araba kazası gördüm.I saw a car accident yesterday evening.
Köle ticareti kazançlı bir işti.Slavery was a lucrative business.
Bu savaşı kazanabiliriz.We can win this war.
Biz bu savaşı kazanabiliriz.We can win this war.
O, ayda ne kadar kazanır?How much does she earn per month?
Kazasından sonra hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.He had to give up his dream after his accident.
Dün berbat bir kaza oldu.An awful accident happened yesterday.
Bu sadece kazara oldu.This happened purely by accident.
Tom, demiryolu kazasında kör oldu.Tom was blinded in a railroad accident.
Oğlum yarışmada birincilik ödülünü kazandığında ben çok gurur duydum.I was very proud when my son won first prize at the competition.
Bu, onurumuzu tekrar kazanmak için kelimedir.This is the word to regain our dignity.