Bugün biraz para kazanmak ister misin?Do you want to make some money today?
O yaralı olmasaydı kazanabilirdi.If he hadn't been injured, he might have won.
Bütün yapmak istedikleri çok para kazanmaktır.All they want to do is make a lot of money.
Ben bir çukur kazmanı istiyorum.I want you to dig a hole.
İstediğimiz iyi bir yaşam kazanmak için bir şans.What we want is a chance to earn a decent living.
Gerçekten kazanmamı istemediğini hissediyorum.I get the feeling you don't really want me to win.
Tom'un senin ne kadar para kazandığını bilmesini gerçekten istiyor muyuz?Do we really want Tom to know how much money you make?
Tom'un sizin ne kadar para kazandığınızı bilmesini gerçekten istiyor muyuz?Do we really want Tom to know how much money you make?
Bu bilgisayar bize bir sürü iş kazandırır.This computer saves us a lot of work.
O kazada kaç kişinin öldüğünü bulmak istiyorum.I want to find out how many people died in that accident.
O kazada kaç kişinin öldüğünü öğrenmek istiyorum.I want to find out how many people died in that accident.
Bir el daha poker oynayalım. Paramı geri kazanmak için bir şans istiyorum.Let's play another hand of poker. I want a chance to win my money back.
Mary'nin bir otomobil kazasında öldüğünü Tom'a söyleyecek kişi ben olmak istemiyorum.I don't want to be the one who tells Tom that Mary died in an automobile accident.
Ne kazandığın patronun maaşı ile karşılaştırıldığında ufak tefek şey.What you make is small potatoes compared to the boss's salary.
Kazandığımızı bildirmekten memnuniyet duyuyorum.I'm happy to report that we won.
Eğer dikkatli olmazsan kaza geçirebilirsin.If you're not careful, you might have an accident.
Tom kaşık çaldı ve Mary kazoo çaldı.Tom played spoons and Mary played kazoo.
O bir madalya kazanmaya yetecek kadar hızlı yüzdü.She swam fast enough to win a medal.
Kataloglardan sipariş verme evden ayrılmanızı gerektirmeden size zaman para kazandırır.Ordering from catalogs saves you time and money without requiring you to leave the house.
Takımımız kazandı.Our team won.
Kimin kazandığı gerçekten umurumda değil.I don't really care who wins.
Biz kazanıyoruz.We're winning.
Tom kazanıyor.Tom's winning.
Biz kazandık.We won.
Biz kazanacağız.We'll win.
Kazmaya devam et.Keep digging.
Kazmaya devam edin.Continue digging.
Sen kazandın!You've won!
Biz kazandık!We've won!
Uzun lafın kısası: o kazandı ve ben kaybettim.To cut a long story short - she won and I lost.
Bir öğretmen olarak öğrencilerin güvenini kazanmaya çalışmalısınız, bu, savaşın yarısıdır.As a teacher you should try to win the pupils' confidence, that is half the battle.
Onun amacı para kazanmak değil.His goal is not to earn money.
Gazino her zaman kazanır.The house always wins.
Kazanmamız gerekiyor.We need to win.
Onun babası muhtemelen bir araba kazasında öldü.Her father was probably killed in a car accident.
Gerçekten kazanmamız gerekiyor.We really need to win.
Gerçekten kazanmalıyız.We really need to win.
Gerçekten kazanmak istiyor musun?Do you really want to win?
Tramvayı beklerken bir trafik kazasına tanık oldum.While I was waiting for the streetcar, I witnessed a traffic accident.
Kazakistan'da yaşıyorum.I live in Kazakhstan.
Onlar kazadan sorumluydu.They were responsible for the accident.
Zaman kazanmak için uçağa bindik.To gain time we took the plane.
O sarhoş sürücü kazadan sorumlu.That drunk driver is responsible for the accident.
Bir serçeye nişan aldım ama bir kaz vurdum.I aimed at a sparrow, but shot down a goose.
Kaza yüzünden sarsıldı.She was shaken by the accident.
Kazağımı çıkarmamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I take off my sweater?
Kazağımı çıkarabilir miyim?Do you mind if I take off my sweater?
Kazanan bir takımı asla değiştirme.Never change a winning team.
Ben kazanıyorum.I'm winning.
Sen kazanıyorsun.You're winning.
Tom kazanacak.Tom will win.
Sen bir kazazedesin.You're a survivor.
Sen bir kazanansın.You're a winner.
Öpüşme yarışmasını kazandılar.They won the kissing contest.
Onun kazını daha fazla zarar vermeden önce pişirmeliyiz.We must cook his goose before he can do any more harm.
Ben otuz yıldır bir mezar kazıcısıydım.I was a grave digger for thirty years.
Tom kaza yaptı mı?Did Tom crash?
Tom kazandı mı?Did Tom win?
Tom kazanamaz.Tom can't win.
Tom kazmaya devam etti.Tom continued digging.