Ana içeriğe geç
Sözlük

kaz ile cümle

kaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, bir araba kazasında öldü.He was killed in a car accident.
O, araba kazasında ciddi şekilde yaralandı.He was seriously injured in the car accident.
O, kazasını polise bildirdi.He reported his accident to the police.
O, gerçekten kazayı görmedi.He actually didn't see the accident.
Bir sürü kolay para kazandı.He made a lot of easy money.
O kazanacağını umuyor ve ben de.He hopes he'll win and I hope so too.
O kazanacak gibi görünüyor.It looks like he will win.
Zafer kazanmış olmakla övündü.He bragged of having won the victory.
Muhtemelen bursu kazanacak.He is likely to win the scholarship.
Romancı olarak ün kazandı.He won fame as a novelist.
Bir ödül kazanmak için yeterince yükseğe zıplamadı.He didn't jump high enough to win a prize.
Hayatında bir amacı var, para kazanmak.He has only one aim in life, to make money.
Peş peşe dört kez dünya şampiyonluğu kazandı.He won four successive world championships.
Hayatını kazanmak için çok çalışır.He works hard to earn his living.
Büyük bir çoğunlukla seçimi kazandı.He won the election by a large majority.
O, çok para kazanıyor.He is in the money.
O, bahçede bir çukur kazdı.He dug a hole in the garden.
Bir demiryolu kazasında öldü.He was killed in a railroad accident.
O, okula giderken kaza gördü.He saw the accident on the way to school.
O kazandığını biriktirir.He saves what he earns.
O ona bir kazak aldı.He bought her a sweater.
O onun sevgisini kazandı.He won her affection.
Onun ilgisini kazanmaya çalıştı.He tried to gain her affection.
Sadece çölde ölmek için kazadan sağ kurtuldu.He survived the crash, only to die in the desert.
O, uçak kazasında hayatta kaldı.He survived the plane crash.
O, hastanede bilincini yeniden kazandı.He regained consciousness in the hospital.
Onun şanssızlığı ona sempati kazandırdı.His misfortune gained him sympathy.
Dikkatsizce sürdü ve bir kaza geçirdi.He drove carelessly and had an accident.
Amerikan vatandaşlığını kazandı.He acquired American citizenship.
O, bir ayda yarım milyon yen kazanmaktadır.He earns half a million yen a month.
O, bir ayda ne kadar para kazanır.How much money does he make a month?
Kazananın adını bağırarak söyledi.He called out the name of the winner.
Cesareti ona ün kazandı.His courage won him fame.
Onun cesur hareketi ona saygı kazandırdı.His brave deed earned him respect.
Her iki yarışı kazanıp kazanmayacağını bilmiyorum.I doubt whether he will win both races.
Bir tren kazasında yaralandı.He was injured in a railway accident.
Umarım hiçbiri trafik kazasına karışmamıştır.I hope that neither of them was involved in the traffic accident.
Takımlarının bu sezonu kazanma şansı yok.Their team doesn't have a ghost of a chance of winning this season.
Onlar arkaya arkaya üç yıl Japonya Kupasını kazandılar.They won the Japan Cup three years in succession.
Ben onların kazanacaklarından eminim.I'm sure they'll win.
Onlar kazanın farklı versiyonlarını verdiler.They gave different versions of the accident.
Onlar kazanın nedenlerini araştırmak için anlaştılarThey agreed to look into the causes of the accident.
Para kazanmak için her şeyi yaptılar.They did everything in order to make money.
Onlar eski gazeteleri toplayarak ve satarak hayatını kazanıyor.They earn their living by collecting and selling old newspapers.
Aceleyle trafik kazasının olduğu yere gittiler.They rushed to the scene of the traffic accident.
Kaza için onu suçladılar.They blamed him for the accident.
Bir sonraki oyunu kazanmaya istekliler.They are eager to win the next game.
Onlar günü kazandılar.They won the day.
Sayıların gücüyle kazandılar.They won by force of numbers.
Birçok hayat pahasına savaşı kazandılar.They won the battle at the cost of many lives.
Onlar bir mezar kazdı.They dug a grave.
Hazine için orayı burayı kazdılar.They dug here and there for treasure.
Onun ödülü kazanma şansı var.She stands a good chance of winning the prize.
O, ödül kazanmaya eğilimlidir.She is apt to win the prize.
O, onun kazanacağını tahmin etti.He predicted she would win.
Onun kazanmasını istiyordu.I wanted her to win.
Onun kazanmasını istiyordum.I wanted her to win.
Babasının bir trafik kazasında öldüğü söylenmektedir.It is said that her father was killed in a traffic accident.
Oğlu bir trafik kazasında hayatını kaybetti.Her son was killed in a traffic accident.
Oğlu kazada öldürüldü.Her son was killed in the accident.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod