kazın ile cümle

kazın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu konser daha sonra "Efsane Moda Konseri" olarak hafızalara kazındı."Si poteva godersi il concerto di ieri sera come una sfilata di moda.
Supikçede Kanada kazına lagiq adı verilir.In Svizzera esiste un altro passo con lo stesso nome nel canton Giura.
Çünkü kötülerin kökü kazınacak, ama RAB'be umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak.Ибо делающие зло истребятся, уповающие же на Господа наследуют землю.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Вот почему мы готовы рискнуть своей памятью»
Orta Doğu'da yerel Hıristiyan cemaatlerinde kan iftirası bilinçlerine kazınmıştı.На Ближнем Востоке кровавый навет прочно укоренился в сознании христианских общин..
Kapların üzerine ilk süsler kazınarak yapılmıştır.В первом ярусе в их основании сделаны ширинки.
Kazdığı yerin dibinde taş benzeri bir tablette kazınmış "BEN 12'DEYİM" yazısını görür.Докопав достаточно глубоко, он натыкается на камень, надпись на котором гласит: «Я в 12-й».
Sakız duvarı iki defa kazınarak temizlenmiştir.Ранее стена раскапывалась дважды.
Görünüşü kar kazına benzer ama yaklaşık %40 kadar daha küçüktür.Знак аналогичен знаку Большого Креста, но имеет меньшие размеры, около 40 мм.
O gün kazınan yaraları ömür boyu taşıdığını ifade etmiştir.قتله ناشرة بن أغواث، ختلا، يوم " الواردات " من أيام حرب البسوس.
Oyunun başlangıcındaki müzik ve Pop Diva'nın şarkısı en çok hafızaya kazınanlardan.تعد جاين منذ بداية أحداث الرواية أجمل فتاة في المقاطعة.
Supikçede Kanada kazına lagiq adı verilir.É protegido por denominação de origem na Mancha.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Bom, agora vou curtir este momento".
Görünüşü kar kazına benzer ama yaklaşık %40 kadar daha küçüktür.Hij lijkt erg op de sneeuwgans, maar is circa 40% kleiner.
Kar kazının mavi versiyonunun aksine beyaz renk boynunun önüne kadar uzanmaz.In tegenstelling tot de blauwachtige sneeuwgans is het wit niet doorgetrokken tot het begin van de nek.
Tasvirin sağında ve solunda azizlerin adları kazınmıştır.Links en rechts worden lokale heiligen afgebeeld.
Tek kanallı dönemde yayınlanan program hafızalara kazındı, TV tarihinde bir klasik olarak yerini aldı.My Boyfriend Came Back From The War wordt algemeen beschouwd als een klassieker binnen de internetkunst.
Hint kazının Dünya’nın en yüksekten uçan kuşlarından biri olduğu düşünülmektedir.Deze gans is een van 's werelds hoogst vliegende vogels.
Çanın üzerine, “Çok Yaşa Mutlak Barış” yazısı kazındı.Na dzwonie widnieje napis: „Niech żyje absolutny pokój na świecie” (ang. Long live absolute world peace).
Bence bu an hafızalara kazınacak."Będę pielęgnować to wspomnienie na zawsze”.
Görünüşü kar kazına benzer ama yaklaşık %40 kadar daha küçüktür.Den är till utseendet lik den vita fasen av snögås, men är uppskattningsvis 40% mindre.
Kar kazının mavi versiyonunun aksine beyaz renk boynunun önüne kadar uzanmaz.Till skillnad från den blå morfen av snögås så sträcker sig aldrig det vita till framsidan av halsen.
Acı geçmişi zihnine asla silinmeyecek bir şekilde kazınmıştır ama geleceğinden de umutludur.Man kommer aldrig att vara fri om vrede från det förflutna, fortfarande får vistas inombords.
Kazınması ile ilgili olarak bir bilgi bulunmamaktadır.Він не несе інформації про стать мовника.
Türkçe küçük bir yazıt da yazıtın batı yüzüne kazınmıştır.Він також побачив камінь з грецьким написом, вбудований у західну стіну.
Amati markası, hiçbir araç piyasaya çıkamadan tarihten kazındı.Značka Amati byla stornována dřív, než se jakékoli vozy dostaly na trh.
Kazının önemi açısından definenin tam olarak bulunduğu yer açıklanmamıştır.Na velikosti zkoumaného celku přímo nezáleží.
Özellikle son dakikalarda attığı kafa golleriyle hafızalara kazınmıştır.Byl pověstný především svými bombami z pokutových kopů, které střílel klopeným nártem.
Tasvirin sağında ve solunda azizlerin adları kazınmıştır.Po jeho levici a pravici jsou v galerii sochy světců.
Ve bazı bölgelerden tamamen de kökü kazınmıştır."Și deja a fost aproape exterminat din unele zone.”
İkili mücadele ederken kaplumbağa pençeleriyle bir çukur kazınca ikisi de çukura düşer.După ce întind nămolul pe spinarea unei broaște țestoase, adorm amândoi.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Emléküket örökre megőrizzük.”
Sakız duvarı iki defa kazınarak temizlenmiştir.Az erődítményt kétszer ostromolták meg.
Şarkı imalı sözleriyle hatıralara kazınmıştır.Heiltä tilattiin lauluja erityisten tapahtumien muistoksi.
Kazının detayları büyüleyiciydi.The Guardian kuvaili kappaletta ihastuttavaksi.
Ama ne yazık ki kazın ayağı öyle değildir.Το πάχος της τοιχοποιίας του Πύργου δεν είναι ομοιόμορφο.
Caminin duvarına kazınan bir yazıdan 1311 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.Der er dokumentation for, at der afholdtes marked på stedet i 1119.
Kazının detayları büyüleyiciydi.Munndelene i insektenes stamart var bitende.
Kapların üzerine ilk süsler kazınarak yapılmıştır.Disse ble tidligere regnet som konspesifikke (samme art).
Bence bu an hafızalara kazınacak."Suatu ketika waktu akan menghapus ingatanmu."
Sakız duvarı iki defa kazınarak temizlenmiştir.Bangunan pabrik Krümmel hancur dua kali.
Bence bu an hafızalara kazınacak."Trời ơi, những công trình ấy bây giờ chỉ còn đọng lại trong ký ức mà thôi."
Bu detayın hatırıma kazınmış olmasının sebebine gelince: Ben bu mahallenin çocuğuyum.Và tại chính tâm điểm của vết thương đó, sẽ là ta.
O gün kazınan yaraları ömür boyu taşıdığını ifade etmiştir.庚午事変における処罰を受けた主な人物は以下の通り。
Bence bu an hafızalara kazınacak."このとき、記憶が必要となる。
Büyük dişlilere kazınan gezegen isimleri (Venüs gibi); mekanizmanın amacı hakkında şüphe bırakmamıştır.道具の名称は書籍「ひみつ道具大事典」によるもので、作中では名称不明。
Ama ne yazık ki kazın ayağı öyle değildir.ヒトデとは異なり、管足は用いない。
Denizaltı kanyonlarının geneli gevşek maddeler üzerinde kazınmıştır.その顎は潜水艦の装甲でさえ噛み砕く。
Kazdığı yerin dibinde taş benzeri bir tablette kazınmış "BEN 12'DEYİM" yazısını görür.桌上一只已打開的香水瓶,可以看見標籤上寫著『moi』——我。
Sakız duvarı iki defa kazınarak temizlenmiştir.該橋在日治時期曾被沖斷兩次。
Bence bu an hafızalara kazınacak."到時候一定可以想起來的……」。
Kazının önemi açısından definenin tam olarak bulunduğu yer açıklanmamıştır.另外还有一个比较困扰的问题是,城堡究竟建在何处并不清楚。
Ancak 1955 yılında bu ağıt yeni bir taş üzerine kazınarak yerine dikildi.원석은 남아있지 않지만, 1955년, 새로운 돌 위에 묘비명을 새겨두었다.
Pompei kentindeki buluntularda da duvara kazınmış benzer ilanlara rastlanmıştır.등수심선(等水深線)은 등고선 중에서 해저(海底)의 같은 깊이의 지점을 이은 선이다.
Genellikle saçları kazınmış kafasının çevresinde hale ile resmedilir.כמעט תמיד מתייחס המושג לחוסר שיער על קרקפת הראש.
Orta Doğu'da yerel Hıristiyan cemaatlerinde kan iftirası bilinçlerine kazınmıştı.במזרח התיכון, הנרטיב של עלילת הדם היה מושרש עמוק בתודעת הקהילות הנוצריות המקומיות.
Sesi, evcil kazınkine benzer.Гласът и е подобен на този на домашната гъска.
Deve derisinin artık kafa derisiyle bütünleşmeye başlamasıyla kazınan saçlarda yeniden uzamaya başlar.От стреса дори косата ѝ започва да пада.
Sakız duvarı iki defa kazınarak temizlenmiştir.Ta zidana kapelica bila je dva puta dograđivana.
Sakız duvarı iki defa kazınarak temizlenmiştir.Areál kalvárie bol dvakrát rekonštruovaný.
İlgili Sayfalar