Ana içeriğe geç
Sözlük

kaz ile cümle

kaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Günde 100 avro kazanırım.I make €100 a day.
Eğer para kazanmak için buradaysan, Amerika bulunmak için hoş bir yer.America is a lovely place to be, if you are here to earn money.
Yatakta para kazanamadığınız sürece, yatakta kalmayınız.Don't stay in bed, unless you can make money in bed.
Biz savaşı kazandık.We won the battle.
Hiç kazanamadığımı söyledin mi?Did you say that I could never win?
Evet! İki kez üst üste kazandım!Yes! I won twice in a row!
Gerçekten kazayı gördün mü?Did you actually see the accident?
Aylardır çok çalıştın ve kesinlikle bir tatil kazandın.You've worked hard for months and have certainly earned a holiday.
Pencereyi kasıtlı olarak mı kırdın yoksa kazara mı?Did you break the window on purpose or by accident?
İşçilerin daha fazla para kazanmasını mı istiyorsun?Are you in favor of the workers getting more money?
İşçilerin daha fazla para kazanmasının lehinde misin?Are you in favor of the workers getting more money?
Takımınızın maçı kazandığına memnun oldum.I'm glad that your team won the game.
Hanginizin kazanacağını merak ediyorum.I wonder which of you will win.
Ödülü kazanman şaşırtıcı.It is amazing that you won the prize.
Şaşırtıcı; ödülü kazanmalıydın.It is amazing; you should have won the prize.
Kazanabilirsin ya da kazanamayabilirsin.You may or may not win.
Zahmet yoksa kazanç da yok.No pain, no gain.
Ebeveynlerinin görüşü onun kazancını aptal bir kıza harcadığı idi!His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl.
Emeksiz kazanç olmaz.No gains without pains.
O para kazanmak için her şeyi yapacak.He will do anything to make money.
Bazı insanlar başarıyı çok para kazanma olarak tanımlarlar.Some people identify success with having much money.
Para kazanmak onun dinidir.Making money is his religion.
Altın yumurtlayan kazı kesme.Don't kill the goose that lays the golden eggs.
Bilirsin, para kolay kazanılmıyor.Money doesn't grow on trees, you know.
Arabaların ani çoğalması her gün çok sayıda trafik kazasına neden oluyor.The sudden increase of cars is causing a large number of traffic accidents every day.
Benim için sürpriz oldu, o, ödülü kazandı.To my surprise, he won the prize.
Benim için büyük sürpriz oldu, kazandık.To my great surprise, we won!
Heyecanlı kadın kazayı bir nefeste açıklamaya çalıştı.The excited woman tried to explain the accident all in one breath.
Beklenildiği gibi, ödülü kazandı.As was expected, he won the prize.
Şirket kazançları ilk çeyrekte keskin şekilde gelişti.Corporate earnings in the first quarter improved sharply.
Ortaklar kolay yoldan para kazanıyorlar.The stockholders are making money hand over fist.
Eğitimi bitirinceye ve para kazanmaya başlayıncaya kadar beklemek zorunda kalacağım.I will have to wait till I finish schooling and start earning money.
Şirketin kazancı arttı.The company's profits soared.
Kazancı hepimizin arasında paylaştık.We shared the profit among us all.
Onlar bir zafer kazandılar.They gained a victory.
Biz kazanmalıyız.We ought to win.
Kazanmamız gerektiğini söyledik.We said we should win.
Kazancımız ve giderimiz arasında orta yolu bulmalıyız.We should strike a balance between our expenditure and income.
Kaza hakkında yakın analiz yapmak zorundayız.We have to make a close analysis of the accident.
Kazanın sebepleri hakkında yakın analiz yapmalıyız.We must make a close analysis of the causes of the accident.
Biz bir trafik kazasına karıştık.We got involved in a traffic accident.
Biz hayatın ileri dönemlerinde zengin ödüller kazanacağız.We will reap rich rewards later on in life.
şanslıydık savaşı kazandıkWe had the luck to win the battle.
Parmağımızı bile kıpırdatmadan kazandık çünkü diğer rakipler zayıftı.We won hands down, because the other players were weak.
Aslında kazayı görmedik.We didn't actually see the accident.
Aslında biz kazayı gördük.We actually saw the accident.
Kazansak da kaybetsek de, adil oynamak zorundayız.We have to play fair, whether we win or lose.
Takımımız kazanıyor.Our team is winning.
Bizim takım oyunu kazandı.Our team won the game.
Savaşı kazanıp kazanmamamız çok önem arz edecek.It will be very important whether we win the battle or not.
Oyunu kazanıp kazanmamamız önemli değil.It is not important whether we win the game or not.
Maçı kazanıp kazanmayacağımız önemlidir.It is important whether we win the game or not.
Dün evin önünde bir trafik kazası vardı.There was a traffic accident in front of the house yesterday.
O, eve girmeden önce ayakkabılarını kazıyarak temizledi.She scraped her shoes clean before she entered the house.
Evde şanssız bir kaza vardı.There was an unfortunate incident at home.
İndirime hak kazanmak için ne kadar erken rezervasyon yapmalıyım?How early do I have to make a reservation to qualify for the discount?
Çaba olmadan hiç bir şey kazanılamaz.Nothing can be gained without effort.
Kaza olması durumunda bana hemen telgraf çek.Wire me at once, in case there should be an accident.
Bir kaza olmuş gibi görünüyor.There appears to have been an accident.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod