kaynakların ile cümle
kaynakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Parece-me que há muitas pessoas na comunidade TED que são ateus.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Sepertinya banyak orang dalam komunitas TED yang ateis.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.TEDコミュニティには無神論者が
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Zdá sa mi, že v komunite TEDu je mnoho ateistov.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Zdi se mi, da je v skupnosti TED veliko ljudi, ki so ateisti.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Μου φαίνεται πως υπάρχουν πολλοί στην κοινότητα του TED, που είναι άθεοι.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Атеизмът не бива да се откъсва от богатите източници на религията.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Атеїзм не мусить відкидати багаті ресурси релігії.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.Мне кажется, что многие люди в TED атеисты.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.האתאיזם לא צריך למנוע מעצמו את המשאבים העשירים של הדת.
Ateizm dinin zengin kaynaklarından kendini soyutlamamalı.الالحاد يجب ان لا يسلخ نفسه من المصادر الغنية للدين
– Avrupa’da kullanılan kaynakların % 20’den çoğu ithal edilir (20 procent av de resurser som används i Europa importeras (
– Avrupa’da kullanılan kaynakların % 20’den çoğu ithal edilir (4.5 apparente en ce qui concerne les combustibles et les produits miniers.
– Avrupa’da kullanılan kaynakların % 20’den çoğu ithal edilir (Această dependenţă de import este evident legată de importate (
– Avrupa’da kullanılan kaynakların % 20’den çoğu ithal edilir (Die afhankelijkheid gebruikte hulpbronnen wordt ingevoerd (
– Avrupa’da kullanılan kaynakların % 20’den çoğu ithal edilir (Diese Importabhängigkeit kommt besonders deutlich werden importiert (
– Avrupa’da kullanılan kaynakların % 20’den çoğu ithal edilir (Euroopassa käytetyistä resursseista yli 20 % tulee tuontina (
– Avrupa’da kullanılan kaynakların % 20’den çoğu ithal edilir (Ta naravnih virov, ki jih porabimo v Evropi, prihaja iz uvoza (
– Avrupa’da kullanılan kaynakların % 20’den çoğu ithal edilir (Ta zależność od wykorzystywanych w Europie pochodzi z importu (
– Avrupa’da kullanılan kaynakların % 20’den çoğu ithal edilir (– více než 20 % zdrojů využívaných v Evropě se dováží (
Avrupa'nın enerji kaynaklarının yüzde 20'sini sağlayan boru hattı haline geldi.유럽 에너지 사용량의 20%가 공급됩니다.
Avrupa'nın enerji kaynaklarının yüzde 20'sini sağlayan boru hattı haline geldi.Európa energiaellátásának 20 százalékának a csatornája lett.
Avrupa'nın enerji kaynaklarının yüzde 20'sini sağlayan boru hattı haline geldi.הפך למוליך של 20 אחוז מאספקת האנרגיה של אירופה.
Avrupa'nın enerji kaynaklarının yüzde 20'sini sağlayan boru hattı haline geldi.أصبحت الداعم ل 20 في المائة لتزويد أوروبا بالطاقة .
Avrupa'nın enerji kaynaklarının yüzde 20'sini sağlayan boru hattı haline geldi.支える通路となりました では トルコはEUのメンバーになる必要があるのでしょうか
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.Das sind auch schlammgetriebene Protozellen, die auch Ressourcen in ihrer Umgebung lokalisieren können.
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.이 타르로 차있는 프로토셀은 그들의 주변 환경에 있는 자원들을 찾아낼 수도 있습니다
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.Những tế bào nguyên mẫu hắc ín này, chúng còn có khả năng phát hiện nguồn vật chất trong môi trường.
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.Queste protocelle, alimentate a pece, sono anche in grado di reperire risorse nel loro ambiente.
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.Te napędzane smołą protokomórki także potrafią zlokalizować zasoby w swoim w otoczeniu.
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.Toto sú tiež, tieto asfaltom plnené protobunky, sú tiež schopné lokalizovať zdroje vo svojom okolí.
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.Tyhle protobuňky se živí dehtem a umí ho vystopovat.
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.И эти тоже, эти наполненные смолой протоклетки, могут найти местонахождение ресурсов в своей окружающей среде.
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.Це також смоляні протоклітини, які можуть визначити місцезнаходження ресурсів у навколишньому середовищі.
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.הפרוטו-תאים מתודלקי הזפת הללו יכולים גם לאתר משאבים בסביבה שלהם.
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.هذه الخلايا الأولية المشحونة بالقطران قادرة أيضاً على العثور على الموارد في بيئتها.
Ayrıca bunlar, bu katran-yakıtlı ön-hücreler, ortamdaki kaynakların yerini de belirleyebiliyorlar.周囲から食糧を発見します 周囲から食糧を発見します 左側からエサを与えると
Ayrıca, buuzak alanlara ve onların kaynaklarına eriflimikolaylafltırmaktadırlar.Dekan endvidere gøre virksomhedernes adgang til dissefjerntliggende områder og deres ressourcer lettere.
Ayrıca, buuzak alanlara ve onların kaynaklarına eriflimikolaylafltırmaktadırlar.De kan också underlätta handeln med dessaavlägsna områden och deras tillgångar.
Ayrıca, buuzak alanlara ve onların kaynaklarına eriflimikolaylafltırmaktadırlar.Lahko tudipospešujejo dostop do teh oddaljenih območij innjihovih virov.
Ayrıca, buuzak alanlara ve onların kaynaklarına eriflimikolaylafltırmaktadırlar.Mohou rovněžusnadnit přístup firmám na trhy a ke zdrojům, kterétyto odlehlé oblasti nabízejí.
Ayrıca, buuzak alanlara ve onların kaynaklarına eriflimikolaylafltırmaktadırlar.Ne voivat myös auttaa yrityksiä luomaanyhteyksiä näihin etäisiin alueisiin ja niiden voimavaroihin.
Ayrıca, buuzak alanlara ve onların kaynaklarına eriflimikolaylafltırmaktadırlar.Podem tambémfacilitar o acesso das empresas a estas áreas remotase aos seus recursos.
Ayrıca, buuzak alanlara ve onların kaynaklarına eriflimikolaylafltırmaktadırlar.Taktiež uľahčujú podnikateľom prístupna trhy a k zdrojom týchto odľahlých regiónov.
Ayrıca, buuzak alanlara ve onların kaynaklarına eriflimikolaylafltırmaktadırlar.También pueden facilitar el accesoempresarial a esas zonas remotas y sus recursos.
Bağlanılan kaynakların rengiBarva pro připojované servery
Bağlanılan kaynakların rengiColor de las fuentes en conexión o inicialización
Bağlanılan kaynakların rengiColore per le sorgenti in connessione o in inizializzazione
Bağlanılan kaynakların rengiCor para as fontes em ligação ou inicialização
Bağlanılan kaynakların rengiCouleur pour les sources en cours de connexion ou d' amorçage
Bağlanılan kaynakların rengiFarbe für Quellen die gerade die Verbindung aufbauen
Bağlanılan kaynakların rengiFärg för källor som ansluter eller initieras
Bağlanılan kaynakların rengiFarve for kilder som er ved at forbinde eller initialisere
Bağlanılan kaynakların rengiKleur voor verbinden of bronnen initiëren
Bağlanılan kaynakların rengiKolor dla podłączanych lub inicjalizowanych źródeł
Bağlanılan kaynakların rengiКолір для пунктів джерел у стані з’ єднання або ініціалізації
Bağlanılan kaynakların rengiЦвет источников, с которыми устанавливается соединение
Bağlanılan kaynakların rengiЦвят за свързващите се източници
Barınak olarak nereleri kullanıyorlardı? Üreme kaynaklarını nereden alıyorlardı?자손을 기르는데 필요한 자원을 어디에서 구하는가?
Barınak olarak nereleri kullanıyorlardı? Üreme kaynaklarını nereden alıyorlardı?Πού πηγαίνουν για αναπαραγωγή;