kaynakları ile cümle
kaynakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Muhabir kaynaklarının adını vermeyi reddetti.The reporter refused to name his sources.
Doğal kaynaklarımızdan faydalansak iyi olur.We had better utilize our natural resources.
Doğal kaynaklarımızı korumaya çalışmalıyız.We must try to conserve our natural resources.
Sınırlı kaynaklarımız var.We have limited resources.
Enerji kaynaklarımızı israf etmemeliyiz.We mustn't waste our energy resources.
Ülkemiz doğal kaynaklarını geliştirmeli.Our country must develop its natural resources.
Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.We depend on foreign nations for our natural resources.
Bölge maden kaynakları açısından oldukça zengindir.The region is relatively rich in mineral resources.
İl, maden kaynaklarınca zengindir.The province is rich in mineral resources.
Bütün doğal kaynakları tükettik.We have consumed all the natural resources.
Yenilenebilir enerji kaynaklarımızı geliştirmeliyiz.We must develop renewable energy sources.
Yiyecek ve su kaynaklarımız dayandığı sürece burada kalabiliriz.We can stay here for as long as our supplies of food and water hold out.
Biz güneş ve rüzgar gibi enerji kaynakları kullanacağız.We'll use energy sources such as the sun and wind.
Dünya'nın petrol yerine yeni enerji kaynakları geliştirmesi gerekmektedir.The world needs to develop new energy sources in place of oil.
O, yönetimin alternatif gelir kaynaklarını araması gerektiğini savunuyor.He argues that the administration must look for alternative sources of revenue.
Japonya doğal kaynakları bakımından zengin değildir.Japan is not rich in natural resources.
Amerika Birleşik Devletleri'nin doğal kaynakları boldur.The United States is abundant in natural resources.
Tüm kaynaklarını aynı işe yatırma.Don't put all your eggs in one basket.
Onların alternatif enerji kaynakları yoktu.They had no alternative energy sources.
Kaynaklarınız sınırlı olduğunda öncelik sıralaması yapmanız gerekir.When your resources are limited, you have to prioritize.
Onların kaynakları yok.They don't have resources.
Onun sonsuz kaynakları var.He has infinite resources.
Afrika'nın kaynaklarının sahibi kimdir?Who owns Africa's resources?
Kaynaklarımı teşhir edemem.I can't reveal my sources.
Bizim kaynaklarımız tükeniyor.Our supplies are running out.
Onlar ülkenin tüm kaynaklarını tükettiler.They exhausted all the resources of the country.
Tom kaynakları boşa harcıyor.Tom is wasting resources.
Eğer hiç kaynağın yoksa kaynakların tahsisi zor bir görev olabilir.Allocation of resources can be a difficult task when you have no resources at all.
Bilgi kaynakların neler?What are your sources of information?
Yumurta sarısı önemli A vitamini kaynaklarından biridir.Egg yolk is one of the major sources of vitamin A.
Sınırlı su kaynaklarımızı koruyalım.Let's conserve our limited water resources.
Mary insan kaynaklarında çalışır.Mary works in human resources.
Almanya'nın elektriğinin yüzde 31'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanır.31 percent of Germany's electricity comes from renewable energy sources.
Bu ülke maden kaynakları açısından zengindir.This country is rich in mineral resources.
Biz insan kaynaklarına iş planı vermemiz gerekir.We need to give the rota to human resources.
Bizim kaynaklarımız sınırlı.Our resources are limited.
Bütün bilgiler kamu kaynaklarından alınmıştır.All information is taken from public sources.
Bazı iyi protein kaynakları nelerdir?What are some good sources of protein?
Tavuk, ton balığı ve soya fasulyesi iyi protein kaynaklarıdır.Chicken, tuna and soybeans are good sources of protein.
Dünya kaynakları sınırlıdır.The world resources are limited.
om'un kaynakları sınırlıdır.Tom's resources are limited.
Kütüphaneler bizim en değerli kaynaklarımızdan biridir.Libraries are one of our most valuable resources.
Kitaplar bilgi kaynaklarıdır.Books are sources of knowledge.
Alternatif yakıt kaynakları bulunamazsa, dünyamız bir enerji krizi geçirir.Our world will have an energy crisis if alternative fuel sources are not found.
Kaynaklarım çok güvenilirdir.My sources are very reliable.
Onların kaynakları yanlış.Their sources are wrong.
Latince ve Yunanca, Avrupa dilleri için önemli ödünç alma kaynakları olmuştur.Latin and Greek have been significant sources of borrowings for European languages.
Daha temiz enerji kaynaklarına ihtiyacımız var.We need cleaner energy sources.
Çin yeni enerji kaynakları arıyor.China is looking for new sources of energy.
Tom sorunu çözmek için tüm kaynaklarını topladı.Tom gathered all his resources to solve the problem.
"Cumhurbaşkanlığı kaynakları: Haftalık olağan görüşme sona erdi"."Cumhurbaşkanlığı kaynakları: Haftalık olağan görüşme sona erdi".
Açıkçası radyo kaynakları küçük başlamak ve daha büyük büyümek zorundadırlar.Clearly radio sources must start small and grow larger.
Türk kaynakları ise Manisa kasabasında 4.355 kişinin öldüğünü iddia ediyor.Turkish sources claim that 4355 people died in the town of Manisa.
Hindistan'ın mineral kaynakları çok geniştir.India's mineral resources are vast.
Kazakistan yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak için yeni yollar aramaya başlamıştır.Kazakhstan started looking for ways to use its renewable energy sources.
Bu bitkilerin çoğu doğal rotenon ve saponin kaynaklarıdır.Many of these plants are natural sources of rotenone and saponins.
1969'un sonunda, Kuzey Denizi'nde büyük petrol ve gaz kaynakları olduğu açıkça belli olmuştu.By the end of 1969, it was clear that there were large oil and gas reserves in the North Sea.
Kayıp Bardesanes'in Tarih'ini kullanır ancak kaynaklarının birçoğu bilinmemektedir.He uses the lost History of Bardaisan, but many of his sources remain unknown.
O zamanda varlıkları bilinmekte fakat kaynakları ve doğaları çok spekülatif kalmaktaydı.At the time, their existence was known but their origin and nature remained speculative.
Diğer kaynakların maliyeti de 1970'lerin sonunda arttı.The cost of other resources had also climbed by the late 1970s.