kaydetmiş ile cümle

kaydetmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
22 Mayıs'ta Apocalyptic Love adında albüm kaydetmiştir.Forinden udgav han 22. maj 2012 en cd med titlen Apocalyptic Love.
Bir başka dalgıçta bu olayın tamamını video ile kaydetmiştir.Klipp fra den ble vist gjennom hele videoen.
Görgü tanıkları, çok kararlı olduğunu kaydetmişlerdir.Veddemålsbyråene skulle vise seg å ha helt rett.
Jurcevic, turnuva boyunca iki gol kaydetmişti.Spajić spilte to kamper i turneringen.
Frantzis, Maria'nın ölüm tarihini kaydetmiştir.Plutselig står hele livet til Maria i fare.
RSSSF bu oyuncunun yalnızca bir gol attığını kaydetmiş.Odd Iversen scoret kampens eneste mål.
Theofanis, Anastasia 'nın ölümünü 593 olarak kaydetmiştir.Teofanis mencatat kematian Anastasia pada tahun 593.
Eski Mısır, astronomi, matematik ve tıp alanlarında önemli ilerlemeler kaydetmiştir.Mesir kuno membuat kemajuan yang signifikan dalam astronomi, matematika dan pengobatan.
Ergün golünü (64. dakikada ) atarak takımın tek sayısını kaydetmiştir.Golnya ia cetak pada menit 64.
Barış Manço bu albümü Belçika'da kaydetmiştir.Album sau đó đã được chứng nhận bạch kim ở quốc gia này.
Frantzis, Maria'nın ölüm tarihini kaydetmiştir.Cái chết của bà Maria không được ghi lại trong Kinh Thánh.
Galatasaray'ın, Borussia Dortmund'a 4-1 mağlup olduğu karşılaşmada 1 gol kaydetmiştir.Anh ghi bàn thắng duy nhất của Madrid trong thất bại 1-4 trước Borussia Dortmund.
Ekici, ligde 17 maçta 2 gol kaydetmişti.リーグ戦では、17試合で2ゴールを記録した。
Riva, kariyeri boyunca 35 gol kaydetmişti.ガルシアはペニャロールに対して通算35ゴールを挙げた。
Grup ilk demosu olan Thor Arise 'ı 1993 yılında kaydetmiştir.1993年にアモン・アマースとしては初のデモアルバム、『Thor Arise』をリリースする。
Dualarını ve ilâhi yardımlara olan teşekkürlerini stellere kaydetmişlerdir.在了解她的清醒以及祷告的动机后,为她祝福。
Eski Mısır, astronomi, matematik ve tıp alanlarında önemli ilerlemeler kaydetmiştir.古埃及在天文学、数学、医学都有建树。
Bundan sonra fotoğraf tekniği büyük bir ilerleme kaydetmiştir.大約在這個時候,在視覺方面的技術也得到了很大的進展。
Akademi, kısa sürede büyük gelişme kaydetmiştir.借此,大学很快赢得显著的成就。
Namibya millî futbol takımında 40'tan fazla maçta oynayıp 6 gol kaydetmiştir.他代表丹麥國家足球隊出場超過40次,並有3個進球。
İlk golünü ise 31 Mayıs 2014'te Ermenistan ile yapılan hazırlık maçında kaydetmiştir. ^最近的一届比赛将于2014年5月31日于德国的科隆举行。
Eski Mısır, astronomi, matematik ve tıp alanlarında önemli ilerlemeler kaydetmiştir.고대 이집트에서 천문학, 수학, 의학에서 많은 발전을 이루었다.
Akademi, kısa sürede büyük gelişme kaydetmiştir.짧은 기간 동안에 학문이 눈에 띄게 발전했다.
Özellikle Watson ve Crick DNA'nın yapısını önerdikten sonra yeni disiplinler hızlı bir gelişme kaydetmiştir.새로운 분야는 특히 왓슨과 크릭이 DNA 구조를 제안한 후에 급속도로 발전했다.
Bundan sonra fotoğraf tekniği büyük bir ilerleme kaydetmiştir.그 뒤, 기술적 분석은 다양하게 발전해 왔다.
Maçta takımının ilk golünü kaydetmiştir.그 경기에서 대표팀에서의 첫 골도 기록하였다.
Tarihçiler son kelimelerini: "İsa, Ebedi ve Ezeli Tanrı'nın Oğlu, bana merhamet et" şeklinde kaydetmişlerdir.על פי ההיסטוריונים, מילותיו האחרונות היו: "ישו, בן האלוהים הנצחי, רחם עלי".
Ordu birçok ekonomik alanda ilerleme kaydetmiştir.הרבנות הצבאית עוסקת בתחומים רבים.
Grup bu şarkıları San Remo Müzik Festivali için kaydetmişti ancak yarışmaya katılmadılar.לתחרות זו גלי עטרי הגישה את השיר שמש אדומה, אך הוא לא התקבל לתחרות.
Son zamanlarda gelişen vişnecilik ve turşuculuk oldukça ilerleme kaydetmiştir.תיירות ובנייה צוברים לאחרונה חשיבות גוברת.
Bir başka dalgıçta bu olayın tamamını video ile kaydetmiştir.המשתתפים בוועידה רואים זה את זה באמצעות תשדורת וידאו.
Tunus İnsan Hakları Birliği başkanı Muhtar Trifi, Tunus'taki avukatların "vahşice dövüldüğünü" kaydetmiştir.Моктар Трифи, президент на Лигата за човешки права на Тунис, казва, че адвокатите в Тунис са „зверски бити“.
Theofanis, Anastasia 'nın ölümünü 593 olarak kaydetmiştir.Първа от трите авсгусти умира Анастасия — през 593.
Kalkınma süresi hızlı, gelişim ve modernleşme konusunda ilerlemeler kaydetmiştir.Настъпват години на динамично разрастване, развитие и осъвършенстване.
Dualarını ve ilâhi yardımlara olan teşekkürlerini stellere kaydetmişlerdir.Veľmi, veľmi vám ďakujem za vaše modlitby a spoločenstvo.
Küçük yaşta babasını kaydetmiştir.Hru ju ako malú naučil jej otec.
RSSSF bu oyuncunun yalnızca bir gol attığını kaydetmiş.RSC znamená, že rozhodca zastavil zápas.
Bu Serisi diğer serileri arasında büyük bir fark olup gelişme kaydetmiştir.Trikové spracovanie sa medzi sériami značne mení a zdokonaľuje.
E60 önceki modellere göre teknolojik anlamda oldukça büyük bir sıçrama kaydetmiştir.E60 predstavuje významný krok vpred v technológii oproti predchádzajúcej generácii.
Bu gollerin ikisini eski kulübü Ambrosiana-Inter'e kaydetmişti.Med obema vojnama je klub moral spremeniti ime v Ambrosiana-Inter.
Bu iki kitabe eski vassalı Tarhuntassa’ya ve Alasiya’ya (Kıbrıs) karşı yapılmış savaşları kaydetmiştir.Napisa opisujeta vojno proti nekdanjemu vazalu Tarhuntaši ter Alašiji in Cipru.
Dokuz yaşındayken İlk şarkısı "Ja die Dicken sind ja so gemütlich"'i kaydetmiştir.Būdama 9-ių metų, įrašė pirmąją dainą „Ja die Dicken sind ja so gemütlich“.
Burada 36 maçta 2 gol kaydetmiştir.Per 36 rungtynes pelnė 2 įvarčius.
Frantzis, Maria'nın ölüm tarihini kaydetmiştir.Taip pat minima istorija apie Marsijo žūtį.
Hayvancılık, özellikle damızlık sığır yetiştiriciliği son yıllarda önemli gelişme kaydetmiştir.Žvejyba, bei kiaukutinių produktų gavyba pastaraisiai metais smuko.
İlk golünüyse yine aynı takıma karşı tam bir yıl sonra oynanan karşılaşmada kaydetmiştir.Jiedu išsiskiria, tačiau sutaria vėl susitikti tame pačiame viebutyje lygiai po metų...
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu kaydetmiştir.Årsberetning for 2008: narkotikasituationen i Europa at over halvdelen af prøverne indeholdt GBL og ikke GHB.
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu kaydetmiştir.Årsrapport 2008: Situationen på narkotikaområdet i Europa snarare än GHB.
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu kaydetmiştir.Raportulanual2008:situaţiadrogurilorînEuropa
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu kaydetmiştir.To wskazuje, że zażywanie GBL może być bardziej powszechne niż wcześniej sądzono (Wood i in., 2008).
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu kaydetmiştir.Vuosiraportti2008:HuumeongelmaEuroopassa
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu kaydetmiştir.Глава 8: Нови наркотици и тенденции
Altı haftalık ameliyat ve iyileşme sürem boyunca yetecek kadar programı önceden kaydetmiştim.수술후 회복기간을 고려해서 미리 6주간의 방송분량을 사전녹화 해두기도 했죠.
Altı haftalık ameliyat ve iyileşme sürem boyunca yetecek kadar programı önceden kaydetmiştim.Am preînregistrat suficiente emisiuni pentru cele șase săptămâni de operații chirurgicale și recuperare.
Altı haftalık ameliyat ve iyileşme sürem boyunca yetecek kadar programı önceden kaydetmiştim.Avevo registrato abbastanza puntate da poter affrontare 6 settimane di degenza compresa la riabilitazione.
Altı haftalık ameliyat ve iyileşme sürem boyunca yetecek kadar programı önceden kaydetmiştim.Előre felvettem elég anyagot, hogy kitartson hat hétig az operáció és a felépülés alatt.
Altı haftalık ameliyat ve iyileşme sürem boyunca yetecek kadar programı önceden kaydetmiştim.Había pregrabado suficientes episodios que lo sostuvieran seis semanas, para la cirugía y la recuperación.
Altı haftalık ameliyat ve iyileşme sürem boyunca yetecek kadar programı önceden kaydetmiştim.Ik had vooraf voldoende opnames gemaakt voor 6 weken operatie en herstel.
Altı haftalık ameliyat ve iyileşme sürem boyunca yetecek kadar programı önceden kaydetmiştim.Nagrałem z wyprzedzeniem tyle programów, żeby mieć zapas na sześć tygodni operacji i rekonwalescencji.
Altı haftalık ameliyat ve iyileşme sürem boyunca yetecek kadar programı önceden kaydetmiştim.Předtočil jsem dostatek dílů, abych mohl strávit 6 týdnů operacemi a léčením.
İlgili Sayfalar