kayda değer ile cümle

kayda değer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Federal hükumet eğitime yaptıkları yatırımlarını kayda değer şekilde artırdılar.Vláda dramaticky navýšila výdaje na vzdělávání.
Federal hükumet eğitime yaptıkları yatırımlarını kayda değer şekilde artırdılar.Η ομοσπονδιακή κυβέρνηση αύξησε δραματικά την δαπάνη της για την παιδεία.
Federal hükumet eğitime yaptıkları yatırımlarını kayda değer şekilde artırdılar.Федеральний уряд різко підвищив інвестиції в освіту.
Federal hükumet eğitime yaptıkları yatırımlarını kayda değer şekilde artırdılar.Федеральное правительство резко увеличило инвестиции в образование.
Federal hükumet eğitime yaptıkları yatırımlarını kayda değer şekilde artırdılar.הממשלה הפדרלית העלתה באורח ניכר את השקעותיה בחינוך.
Federal hükumet eğitime yaptıkları yatırımlarını kayda değer şekilde artırdılar.رفعت الحكومة الاتحادية استثمارهابشكل مدهش في مجال التعليم.
Federal hükumet eğitime yaptıkları yatırımlarını kayda değer şekilde artırdılar.移民や社会的に不利な立場の生徒が
Hangisi harikulade, ya da kayda değer değildi."[Dễ dàng đến] Không thể nhận ra một cách đáng ghi nhận".
Hangisi harikulade, ya da kayda değer değildi."놀라울 정도로 무난하다."라고 하더군요.
Hangisi harikulade, ya da kayda değer değildi.la mejor opinión que se puede recibir sobre un primer vuelo, que es "notablemente ordinario".
Hangisi harikulade, ya da kayda değer değildi.שזה היה " לא מופלא להפליא."
Hangisi harikulade, ya da kayda değer değildi.وهو أنه كان "غير ملحوظ بشكل ملحوظ."
Hangisi harikulade, ya da kayda değer değildi.さらに続けて
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Ako sme dospeli k presvedčeniu, že každý názor je potrebne brať do úvahy?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Chúng ta đã nhìn nhận bản thân như thế nào mà mỗi ý kiến đều phải được tính vào?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Come ci siamo convinti che deve contare ogni opinione?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Comment en sommes-nous arrivés à nous convaincre que toutes les opinions doivent compter?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Como é que nos convencemos a nós próprios de que cada opinião deve ser tida em conta?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?¿Cómo nos auto-convencemos de que cada opinión tiene que contar?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Cum anume ne-am convins că fiecare opinie trebuie să conteze?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Hoe hebben we onszelf overtuigd dat elke mening moet kunnen?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Hogyan győztük meg magunkat arról, hogy minden vélemény számít?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Jak jsme dospěli k přesvědčení, že každý názor se musí počítat?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?그동안 우리는 어떻게 모든 의견들을 고려해야한다고 확신해 왔을까요?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Mikä on saanut meidät vakuuttuneiksi siitä, että jokainen mielipide on huomioitava?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Wie haben wir uns selbst davon überzeugt, dass jede Meinung zählen muss?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?W jaki sposób przekonaliśmy samych siebie, że każda opinia powinna się liczyć?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Πως γίνεται να έχουμε πείσει τους εαυτούς μας πως κάθε άποψη πρέπει να μετρήσει;
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Как сме успели да се убедим, че всяко мнение има значение?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?Как так получилось, что мы убедили себя в том, что необходимо учитывать любое мнение?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?כיצד זה שכנענו את עצמנו שיש להתחשב בכל דעה?
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?فكيف يمكننا ان نقنع انفسنا انه يتوجب علينا تقبل جميع الاراء في الامور الاخلاقية
Her bir görüşün kayda değer olduğu fikrine kendimizi nasıl inandırdık?どうやって確信してしまったのでしょう このような話題に対して注目する値がある見方を
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Az emberi kultúra egy méretes darabja.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.C'est un gros morceau de la culture humaine.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Dat is een behoorlijk deel van onze cultuur.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Det är en rätt stor bit mänsklig kultur.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Det er en god klump af menneskets kultur.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Đó là một tảng lớn đáng kể của văn hoá loài người.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Ein beträchtlicher Teil der menschlichen Kultur.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Este o parte considerabilă din cultura umană.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Es un fragmento considerable de la cultura humana.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.É um pedaço considerável da cultura humana.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.E' una porzione enorme della cultura umana.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Itu bagian yang cukup besar dari budaya manusia.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.그것은 인간 문화의 상당한 부분입니다.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.To je slušný kousek z lidské kultury.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.To pokaźny kawał ludzkiej kultury.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.To predstavuje veľkú časť ľudskej kultúry.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Είναι ένα μεγάλο κομμάτι του ανθρώπινου πολιτισμού.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Това е огромен къс от човешката култура.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Це значна частина людської культури.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.Это заметная часть человеческой культуры.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.זוהי פיסה גדולה למדיי של התרבות האנושית.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.إنه قسم لا بأس به من الثقافة البشرية.
İnsanlığa ait kültür birikimin kayda değer bir kısmı.文化には違った形のものとして 手稿や新聞があり
İtfaiyede asılı duran ampulün kayda değer şekilde anlamlı bir ampul olduğunu keşfettiğimizde 1972 yılıydı.A fost in 1972 cand ne-am dat seama ca becul care atarna la statia de pompieri era un bulb special.
İtfaiyede asılı duran ampulün kayda değer şekilde anlamlı bir ampul olduğunu keşfettiğimizde 1972 yılıydı.Bylo to v roce 1972, kdy jsme zjistili, že žárovka u stropu naší požární zbrojnice není obyčejnou žárovkou.
İtfaiyede asılı duran ampulün kayda değer şekilde anlamlı bir ampul olduğunu keşfettiğimizde 1972 yılıydı.Fu nel 1972 che scoprimmo che la lampadina che era nella stazione antincendio era significativa
İtfaiyede asılı duran ampulün kayda değer şekilde anlamlı bir ampul olduğunu keşfettiğimizde 1972 yılıydı.Ήταν το 1972 όταν ανακαλύψαμε ότι η λάμπα που κρέμεται στον πυροσβεστικό σταθμό, ήταν μια σημαντική λάμπα!

İlgili Sayfalar