kaydı ile cümle

kaydı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kayıt, yılın "En Başarılı Yabancı Kaydı'" seçilmiştir.Esse sucesso culmina com a obtenção do título de 'Melhor Disco do Ano'.
Artan sayıda köylüler çelik üretimine kaydırıldı.Assim, muitas empresas produtoras ampliaram o interesse na siderurgia.
Tabak elinden kaydı ve yere düştü.O prato escorregou da mão dela e caiu no chão.
Tom'un bir sabıka kaydı yok.Tom não tem um registro criminal.
Grup 1986 yılında dağıldı ve Rubin'in ilgisi New York'taki Hip Hop ortamına kaydı.De band ging uit elkaar in 1986, omdat Rubin zijn passie verschoof naar de New Yorkse hiphopscene.
Hizmet 26 Ağustos 2010 tarihinde, 24 saat içerisinde 1 milyondan fazla aramanın günlük kaydını tuttu.Op 26 augustus 2010 verwerkte de service meer dan 1 miljoen gesprekken binnen 24 uur.
1877 - Thomas Edison, ilk ses kaydını gerçekleştirdi.1877 - Thomas Edison maakt de eerste geluidsopname.
STAVKA, taarruz eksenini batıya, Yelnya ve Smolensk yönüne kaydırmaya karar verdi.In plaats daarvan besloot de Stavka de aanval naar het westen te verleggen, naar Jelnja en Smolensk.
Her karo ayrı ayrı kaydırılır olabilir.Elke schijf kan men afzonderlijk draaien.
Sadece tıklıyorsunuz: 'Bu benim kaydımın yönü.''Maar tekenen, dat is mijn ding.'
Bölen sağa bir bit kaydırılır.R: schuif een veld naar rechts.
Yılın Kaydı: "Walk On" - U2 Yılın Albümü: "O Brother, Where Art Thou?"En komt terug in seizoen 4 in de aflevering "Oh Brother, Where Art Thou?".
Yayınlanan bu defterde iki Busaklar (Pursaklar) kaydı bulunmaktadır.Zij verwerpen ook 2 verzen van de Koran.
Kariyerinin ilk yıllarında Ivan Lobanov ve Maxim Bolotin ile birlikte kaydı.Voorheen reed ze onder andere met Ivan Lobanov en Maxim Bolotin.
Uzaydan kozmik ses dalgalarının kaydını yapmıştır.In het nummer werden geluidsopnamen van kosmonauten gemixt.
1961 Yılında ilk defa kız öğrenci kaydı yapıldı.In 1966 werden voor het eerst meisjes tot de school toegelaten.
Frederick Chopin ve Robert Schumann'ın da pek çok eserinin kaydını yapmıştır.Ook vertolkte hij werken van Frédéric Chopin en Robert Schumann, waar hij veel lof voor oogstte.
Tavuk çok küçük olmamak kaydıyla parçalara ayrılır ve bir tavada tereyağında yüksek ateşte kızartılır.De uien in niet al te kleine stukken versnijden en op een matig vuur in olie aanstoven.
Daha sonra VRAM bu sırayı içerideki bir kaydırmalı kayıt ediciye kopyalar.Vervolgens sleepte de band een platencontract binnen bij het recordlabel Spikefarm Records.
Albümün kaydı Bahamalar'daki Compass Point Stüdyoları'nda yapıldı.Het album is opgenomen in Compass Point Studios in Nassau op de Bahama's.
Macarca adıysa ilk kez 1532 yılında bir vergi kaydında görünür.De naam 'Heyingendael' duikt voor het eerst op in een schepenakte uit 1532.
Yılın Kaydı: "Mack the Knife"" Sanatçı: Bobby Darin Yılın Albümü: "Come Dance with Me!"Record of the Year Bobby Darin voor Mack the Knife Album of the Year Frank Sinatra voor Come Dance with Me!
Şimdiye kadar kendimi tekrarlamayı veya aynı kaydı iki kez yapmayı hiç istemedim." dedi.Niet meer dan twee keer per week, anders ging dat scheenbeen weer zeuren.'
The Crests'ın orijinal kaydı 1973 yılında yayımlanan American Graffiti filminde yer aldı.Zijn eerste grote rol was in de film American Graffiti in 1973.
Bu tahrir kaydında köyde 21 nefer olduğu belirtilmiştir.Het Limburgs Landschap bezit 21 ha in dit gebied.
Irmağın batıya doğru akışı bir meteor krateri tarafından kaydırılıyor.Je wordt omhoog getild richting de krater van de vulkaan.
Bu albüm, kendisinin 2003 çıkışlı önceki stüdyo kaydı American Life'ın zıddı olarak gelişti.Het album is de opvolger van American Life uit 2003.
Kaydırma, parmağınızı ekran boyunca kaydırarak gerçekleştirilir.Dit gebeurt wanneer iemand met zijn vinger op het scherm drukt.
1998'de Frankfurt'ta ikinci CD kaydını yaptı.In 1998 werd een tweede CD opgenomen.
Gemiyi suya kaydırmak için bir kızak kullanıldı.Dit is om het vaartuig beter te laten glijden in het water.
Cinayeti gösteren video kaydının orijinalini almayı denediler.In de videospeler wordt het originele beeldmateriaal afgespeeld.
Albümün kaydı 2002 yılında İstanbul'da Sound Park stüdyolarında yapılmıştır.Het album werd in augustus 2012 opgenomen gedurende twee avonden in het Luna Park Stadion in Buenos Aires.
12 Ağustos'ta günlüğüne son kaydını düştü: "Harikulade Böğürtlenler".12 sierpnia napisał ostatnie słowa w swoim dzienniku: „Piękne jagody”.
1956 45/45 formatında stereo kaydı geliştirdi.1956 Opracowanie formatu stereo 45/45.
En İyi Dans Kaydı ("D.A.N.C.E.")Najlepsza piosenka dance/elektroniczna – "D.A.N.C.E."
Müfettişler evini aradığında, vücut parçaları ve cinayete dair video kaydı bulundu.Śledczy przeszukali jego dom i znaleźli fragmenty ludzkiego ciała i nagranie morderstwa.
Hamburg'da kaydı yapıldı.Został nagrany w Hamburgu.
Yönetmen Robyn Nevin, Otto'nun oynayabilmesi için oyunun sahnelenişini Aralık 2004'ten Eylül 2005'e kaydırdı.Reżyser Robyn Nevin przełożyła premierę z grudnia 2004 na wrzesień 2005, tak żeby Otto mogła wystąpić.
Koronun 4 CD kaydı vardır.4 płyty CD.
Böylece yörede ağırlık Ürgüp ve Nevşehir'e doğru kaydı.Wśród mieszkańców budził strach i przerażenie.
1954 Japonya'nın ilk EP ses kaydını üretti.1954 Pierwsza japońska płyta długogrająca.
Ulusal anıt, 15 Ekim 1966 tarihinde Ulusal Tarihi Yerler Kaydı'nda da listelenmiştir.15 października 1966 roku znalazła się ona również w rejestrze National Register of Historic Places.
Varlığının ilk kaydı 1079'dan kalmadır.Pierwsza wzmianka pochodzi z 1079.
ÖRNEK: D gamına kaydıralım.Zobacz: Spilde NL.
Del Rey ayrıca "Terrence Loves You" adlı parçayı da promosyon kaydı olarak 21 Ağustos 2015'te yayımladı.21 sierpnia 2015 udostępniła „Terrence Loves You” jako promocyjny singiel, dostępny z pre-orderem albumu.
Eğer sanal sayfa numarası sınır kaydının sınırını aşarsa kayıtlar sayfa tablosuna eklenmelidir.Gdy cena albumu przekroczy określoną granicę jest on przenoszony na tę właśnie listę.
Ulusal Kimlik Kartı, Tayvan'da ev kaydı olan bireylere verilen kimlik belgesidir.Zestawienie informacyjne o liczbie osób zameldowanych w Szczecinie.
In the Sign of Evil ,Alman thrash metal grubu Sodom'un yayınladığı ilk EP kaydıdır.Obsessed by Cruelty to pierwszy album niemieckiej thrash metalowej grupy Sodom.
Albümün kaydı 2010 yılından 2012'ye dek sürmüştür.Album był nagrywany od 2010 do 2012 roku.
Albüm, 2009–2010 21st Century Breakdown World Tour kapsamında gerçekleşen Japonya konserinin DVD kaydıdır.W klipie zawarto ujęcia z trasy koncertowej 21st Century Breakdown World Tour.
205 Live programının saati kaydırılmış ve 205 Live'ın önceki saatinde yayınlanmıştır.Regularnie organizowanymi galami nieemitowanymi w telewizji są NXT i 205 Live.
Birleştirme işlemlerinde sol tarafın, sağ tarafından 4 santim kadar yukarı kaydığı tespit edilmektedir.Patrząc z góry, formacja przypomina cztery palce prawej ręki.
Göth idamı hakkında ise kaynaklarda sadece öldü kaydı geçmiştir.Dostępne źródła historyczne odnotowały jedynie jego śmierć.
Filmin kaydı Kongre Kütüphanesinin arşivlerinde bulunmuştur.Kopia filmu znajduje się w archiwum filmowym Biblioteki Kongresu Stanów Zjednoczonych.
Cole ilk kaydını, 1993'te 12 yaşındayken MC Hammer ile yapmıştır.Keyshia zaczęła nagrywać w wieku 12 lat, we współpracy z MC Hammerem.
Apsis alt kaydında geleneğe uygun olarak kilisenin rahipleri tasvir edilmişti.Spowodowane jest to tym, że ksiądz wpisując nazwisko do kościelnych rejestrów popełnił błąd.
CW dizinin pazartesi günlerine kaydırıldığını açıkladı.W barze kot stwierdza, że nienawidzi poniedziałków.
Kaydıraklı mekanizması kırılgan veya titreklik hissetmiyor.Pęcherz moczowy jest niestabilny, niepodatny.
Daha sonra bir kez taş plak kaydı yayınlamıştır.Jakiś czas później został podpisany kontrakt płytowy.
Stalin artan gücünü Mdivani ve diğer muhalifleri diplomatik görevlere kaydırmak için kullandı.Stalin wykorzystał urzędy do obsadzania ich swoimi zausznikami.
İlgili Sayfalar