Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybolur ile cümle

kaybolur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.이렇듯 갑자기 나타났다 갑자기 사라지는 것입니다.
Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.أن يأتون في ومضه و يختفون في ومضه
Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.徐々に現れたり消えたりしません
Bir gün ormanda yalnız başına kaybolursan,bir ağacı sarılאם אי פעם תאבד דרכך בעודך לבד ביער, תמיד אפשר לחבק עץ
Bir gün ormanda yalnız başına kaybolursan,bir ağacı sarılإذا ضعت و كنت وحيدًا في غابة، فاحتضن شجرة
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Det är typiskt för dessa hallucinationer att de kan komma plötsligt och försvinna plötsligt.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Det er typisk for disse hallucinationer, at de kan komme i et glimt og forsvinde i et glimt.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Es ist typisch für diese Halluzinationen dass sie schlagartig kommen und gehen können.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Este tipic pentru aceste halucinaţii ca ele să vină şi să dispară foarte repede.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Es típico de estas alucinaciones que pueden llegar de repente y desaparecen de repente.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.É típico destas alucinações que apareçam num instante e desapareçam noutro.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.È tipico di queste allucinazioni che possano comparire in un lampo e scomparire in un lampo.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Het is typisch bij deze hallucinaties dat ze in een flits opkomen en ook weer verdwijnen.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Il est typique que ces hallucinations surviennent comme un flash et disparaissent de la même façon.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Những ảo giác này thường xuất hiện và biến đi chớp nhoáng.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Omamy tego typu bardzo często pojawiają się nagle i nagle znikają.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Pre tieto halucinácie je typické, že bleskovo prichádzajú a odchádzajú.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Pro tyto halucinace je typické, že bleskově přicházejí a mizí.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Tipikus az ilyen hallucinációknál, hogy egy pillanat alatt jönnek, és ugyanígy tűnnek el.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Varsin usein nämä hallusinaatiot putkahtavat esiin ja häipyvät yhdessä hujauksessa.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Είναι χαρακτηριστικό αυτών των ψευδαισθήσεων να έρχονται και να φεύγουν αστραπιαία.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Для таких галлюцинация типично, что они могут мгновенно появляться и мгновенно исчезать.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Типично за тези халюцинации е, че може да се появят за миг и да изчезнат за миг.
Bu halüsinasyonların çok tipik bir özelliğidir Bir anda belirirler ve bir anda kaybolurlar.Типовим для таких галюцинацій є те, що вони можуть миттєво з'являтися і миттєво зникати.
Bu kaybolur.Det här försvinner.
Bu kaybolur.To się upraszcza.
Duyduguma göre, ortadan kaybolurken yanınızda çok gizli malzemeler götürmü,ssünüz.Chodziły słuchy, że kiedy pan zniknął, razem z panem przepadły ściśle tajne materiały.
Duyduguma göre, ortadan kaybolurken yanınızda çok gizli malzemeler götürmü,ssünüz.Ho sentito dire che quando è scomparso, ha portato con sé dei documenti segreti.
Duyduguma göre, ortadan kaybolurken yanınızda çok gizli malzemeler götürmü,ssünüz.Jag har hört att när du försvann- -tog du med topphemligt material.
Duyduguma göre, ortadan kaybolurken yanınızda çok gizli malzemeler götürmü,ssünüz.Jeg har hørt, da du forsvandt, - - tog du tophemmeligt materiale med.
Duyduguma göre, ortadan kaybolurken yanınızda çok gizli malzemeler götürmü,ssünüz.Kuulin, että kun katositte, veitte salaista materiaalia mukananne.
Duyduguma göre, ortadan kaybolurken yanınızda çok gizli malzemeler götürmü,ssünüz.Ouvi dizer que, quando desapareceu, levou consigo materiais altamente secretos.
Duyduguma göre, ortadan kaybolurken yanınızda çok gizli malzemeler götürmü,ssünüz.Se rumorea que cuando desapareció, se llevó material altamente confidencial.
Duyduguma göre, ortadan kaybolurken yanınızda çok gizli malzemeler götürmü,ssünüz.Άκουσα ότι όταν εξαφανίστηκες, πήρες μαζί σου απόρρητα υλικά.
Duyduguma göre, ortadan kaybolurken yanınızda çok gizli malzemeler götürmü,ssünüz.Я слышал, что когда вы исчезли, вы забрали с собой строго секретные материалы.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.Als je tijd voorbij laat gaan, wordt het zachter en haalt het de scherpe kantjes weg.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.Et si vous laissez passer le temps, ça arrondi les angles.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.Iar daca lasi timpul sa treaca,
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.Jeśli przegapicie moment, wrażenia nie będą tak jaskrawe i wyraźne.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.만약 시간이 지나게 되면 흐려지고 무디게 되죠.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.Se lasci che il tempo passi, in un certo senso il fatto si "ammorbidisce" e gli spigoli si smussano.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.Wenn man Zeit vergehen lässt, glätten sich irgendwie die Wogen.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.Y, como ya saben, si se deja pasar un tiempo... la historia se suaviza y pierde fuerza.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.Ако оставиш да мине време, то някак смекчава и заглажда ръбовете.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.И если вы упустите время, впечатления уже не будут такими резкими и яркими.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.ואם מניחים לזמן לעבור, זה כאילו מתרכך ומעגל את הפינות.
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.وإذا تركت الوقت يمر , ينتاب الحدث نوع من البرودة وعدم الاهتمام .
Eğer üzerinden zaman geçerse, bir bakıma kaybolur, etkisini yitirir.事実が穏やかになり角が取れてしまうのです 私はそれが欲しかったのです
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.1924-ben akkor látták utoljára, amikor eltűnt a felhőkben a Mount Everest csúcsa felé tartva.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.1924년에 마지막으로 목격되었을 당시, 그는 에베레스트 산 정상 근처 구름 속으로 사라졌다고 합니다.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.En 1924 fue visto por última vez desapareciendo entre las nubes cerca de la cumbre del Monte Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.En 1924, il a été aperçu pour la dernière fois disparaissant dans les nuages, près du sommet du Mont Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Foi visto pela última vez em 1924, enquanto desaparecia nas nuvens perto do cume do monte Evereste.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.I 1924 blev han sidst set forsvinde op i skyerne nær Mt. Everests bjergtinde.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.În 1924 a fost văzut ultima oară dispărând în norii de lângă vârful Muntelui Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.In 1924 zag men hem voor het laatst de wolken in verdwijnen bij de top van Mt. Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Lần cuối cùng người ta nhìn thấy anh là năm 1924 khi anh biến mất vào đám mây gần đỉnh núi Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Leta 1924 so ga nazadnje videli kako je izginjal med oblaki blizu vrha Mt. Everesta.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Letztmalig 1924 gesehen, als er in den Wolken, in Gipfelnähe des Mount Everest, verschwand.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Naposledy ho videli v roku 1924, ako mizne v oblakoch blízko vrcholu Mt. Everestu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod